Kategori arşivi: Doğa

Hayat Belgeseli Bölüm 9 Bitkiler

hayat

Hayat Belgeseli Bölüm 9 Bitkiler, Hayat Belgeseli Bölüm 9 Bitkiler Belgeseli, Hayat Belgeseli Bölüm 9 Bitkiler izle

Hayat Belgeseli Bölüm 9 Bitkiler Tekrar böyle arakdasliklar kurmakda iyi sanslar Munch nereye giderse gitsin Bakin beni dinleyin Tamam mi? Reginald gercekten cok iyi bir cocuk Önyargi ile yaklasmayin Reginal garip bir cocuk deyip gecmeyin. Ve Alex, Adamim Alex evlatlik Alex bircok kez tasindi. Demek istedigim su ki neden otobani mahalleden gecirmek zorundasiniz? Bilirsiniz, Etrafindan dolassaniz falan olmuyor mu? (gelecekteki otoyol su sekilde olacak) Hayatina devam ediyorsun (tasinmaya zorlanmak) Su sekilde hissederek kendi insanlarin Arkadaslarin ve sonra boyle birsey cikageliyor durdurmak icin hicbir gucun yok Cunku sen sadece bir cocuksun. Sadece bir cocuk. TuckMunch Alex Hey adamim Olur olur bana uyar uyar Dududurbe oglum yavas konus. Sorun ne ? Evevet benim telefonumda sorun yok. Niye sordun? Ne oldu ? dur. Ne ? Bu noktadan sonra hersey degismeye basladi. Yani,Ben Filme almaya basladim Benim adim Tuck Görmek üzere oldugunuz seyler benim ve en iyi arkadaslarimin basina bir yil önce geldi. Anlatacagim hikaye bizim gecen hafta basimizdan gecenler. Telefonlarin hepsi bizim mahalledeki, kafayi yedi Bu telefonla yapabilecegimiz herseyi yaptik. Duvara firlattik. Tamirciye götürdük. Aldigimiz magazaya goturduk ve bize bu telefonda sorun var dediler. Anlayacaginiz üzere durum ciddi. Görünüse bakilirsa ve basitce soylersek telefon kendi ekranina kusmus gibi. Ne oldu ? Bilmiyorum. Aksamyemegi yiyorduk sonra birden bire evdeki bütün telefonlara ayni sey oldu. Hem de ayni anda Dostum. Ne var ? Acayip Alüüü :) alo Alex. aa Munch disarida misin? Aynen, gelin hadi. sokagin asagisina dogru gel Sor bakalim onun telefonu da kusmus mu. Senin telefon hala kusmadi mi? Bizim telefonlar hala calisiyor. Güzel. Tamam sen bize dogru gel, arka bahcede bulusuruz. tamam ben hizlihizli geliyorum. simdi o gunu hatirlayinca, Fark ediyorum ki, ipuclari gozumuze batiyormus. Fark etmemisiz. kanka hepsi calisiyor Bak kanka, eger bu sey ise yararsa bu telefonlar da ayni olur. yav olsun Sorun yok tane daha yedek telefon var Eminim vardir. Hadi Tamamdir hadi etrafa dagilalim. tamam Alex sen kapiya dogru git. Munch, sen bahcenin kiyisina git. Tamam anladim ben de burada durup kameraylayim. Dikkatli olun Yahu tamam Basliyorum, su anda birsey yok hala yok. hala yok. Vay dur tamam bozuldu. Resmen kustu Tamam millet, eger Alex’ lerin evine giderseniz telefonunuzun ekranini kusmuk parcaciklariyla dolar. Annem dedi ki Murphy ve Churley ‘in telefonlri da degismis. Eee sizce nedir bu? Bunun ne oldugunu bilen var mi? forum forum gezdim bi halt bilen yok sen su fotoya bak ne buldum. vaaay! Bunu nereden buldun Yetenekliyimdir. Heeeh, Karayollari Merhaba. kamera Kayitta mi? Bilmiyorum belki öyledir. anladim Sizin sitede elektrik kisa devre yapti bu da telefonunuzu bozabilir. Biz de merak ettik size de oldu mu? Bu evde yasayan herhangi birinin ? yoo benim telefonumda sorun yok. eger varsa telefonunuzda telefonunuzu almak sarti ile yokyok hediye ceki veriyoruz cihaza karsilik bu bolgeye ozel. bakin buradan gorebilirsiniz. Garip bu garip Hatali mesajlar ya da resimler gosteriyor mu? Bilmiyorum iyi gunler Gitme Dinle sim.. yani siz simdi bu olanlari az da olsa garip bulmuyor musunuz? Adamlar buraya otoyol yapmaya diye geliyorlar. Simdi de kalkmis telefonlarimizi istiyorlar bence bu ise yarayacak Hayir garip bulmuyorum git odani temizle. Allahim ya Eger birsey yapmazsak temizleyecek odam bile olmayacak bence haklisin ya valla anne ciddiyim. bu adamlar bizim evlerimizi istiyorlar. eger onlari aciga cikartirsak illegal is yapiyorlar diye belki ozaman len İslerin gidisatindan memnun degilsin degil mi? Bu konuda ne yapacaksin bakalim? Ha! Kanka, bu harita colde bir yeri gösteriyor Eeee, nedir yani ? ne yapcagiz bu haritayla? Sanirim, cogu harita, biryerlere ulasmak icin yapilmistir. Aynen! belki seye cikiyordur. sacma sapan bi genel merkez binasina cikar sonra bir bakmissin bu soytarilar, aslinda ajanmis ve biz onlarin kimligini dunyaya aciklariz. km uzak hayir gitmiyoruz. gitmiyoruz hayir. abi ki gitmiyoruz. bak herneyse bu bu cumartesi bizimkilere caktirmadan evden kacip ogrenecegiz. Cumartesi, gunu biz tasiniyoruz. tamam tamam ozaman cuma aksami cuma birlikte son gecemiz mi ? iste ben ne anlatiyorum olmak zorunda degil. ben zaten tasinmak istemiyorum. ayrica bu soytarilar da bizi zorluyorlar. Belki onlari durdurabiliriz. Simdiiii, Var misin sen bu ise ? tamam varim. tamamdir ben varim munch satis koymayacaksin degil mi? kanka bana mi soruyorsun pff ben kessin geliyorum. Iste buuuuu, ben de bunu diyorum ogluum :) aynen kanka aynen cak bakalim Çöl’ e gitmeye gun kala ah pardon Munch Eee, niye sen ketçaplarini organize ediyorsun? canim istiyor. kim yapar ki bunu? Düzenli oldugu için daha rahat ulasabiliyorum. ayrica böyle daha iyi Ayrica sen benim arkadasimsin. Kanka büyük yalanimizin üzerinde calisma zamanimiz geldi Merhaba anne, Ben bu gece Alerlerin evinde olacagim. boylece yepyeni oyun var onu oynayabiliriz. Ben Tuck’larin evinde yatiya kalacagim. böylece yeni cikan oyunu oynayabilecegiz. Ben senin annenin yataginda uyurum. oyun oynamayacagim. Allahim ya. tamam kanka. Ayrica ana muhabbetini de kes. sagol Simdiii, kamera acik olacak, hic durmadan saat hem de. kanka dokunmadan durur musun dk Bisikletime baglayacagim, ayrica kayit yapmak icin güzel yontem. Ajan gözlükleri Bunlari seviyorum, coook seviyorum. ve son olarak da el kamerasi ve kesinlikle naber Kameraman :=) güzel görünüyorsun bu günlerde Tuck Bu gözlükler gördüğüm en çirkin gözlük. kanka, ne dedigini bilmiyorsun. ne diyorsun sen? onlar, Coook güzel. Ayrica üzerinde gizli kamerasi da var. Vaaay Ayrica hatunlar onlara bayiliyor. kanitla kanitlayayim mi ? Adama bak ya ver bana gözlüklerimi kanka. onlar gizlilik icin. Simdi size bu gözlükler nasil kiz ayarlamaniza, yardim edecek kanitlayacagim. Allahim ya kizlarin yanina gidiyor. kiminle konustugunu göremiyorum bi sus munch eee,aaaa,iii selam, immm Emma degil mi? Emma? ben seyyy heh, bi sayfa koparabilir miyim lutfen. birsey aldi oradan. kimden aldigini göremiyorum. gormek üzereyiz. bak, bak, bak ,bak, Elinde kagit var. kizin numarasini almadin. Tabi aldim ogluuum, bak tam surada. sen bana inanmadin ama gözlüklerim kendini kanitladi. sen de ihanet ettin. sen Emma ‘nin numarasini almadin. Aldim. Manken kiz mi O nasil bir lakap ? ne var ben ona oyle diyorum. bence mankenleri cok seksi (atesli) buluyorum. Ben evden : de cikiyorum dakika sonra Alex i aliyorum : da Munch seni aliyoruz. tamamdir. Tamam mi? bu aksam. artik cocuk olmayacagiz. Adamlar olacagiz. dostum. ne yapiy. Seni gormemisim. Tuck sen iyi misin ? Bütün hayatimiz. boyunca ezik idik. görünmezdik. Iyi cocuklardik. buraya kadarmis. Tamamdir anne Ben gidiyorum bu gece Alexlerde kalacagiz yeni cikan oyunu oynayacagiz Nasil istersen hayatim. ASlinda ne oldu biliyor musunuz yalan soyledim Bisikletlerimiz ile çöl e gidecegiz hem de gece sadece ücümüz Yanimizda Yetiskin kimse olmadan Anladim. o zaman eyalete tasiniriz. tamam ozaman gorusuruz tatlim. aslinda yapabiliriz. Ayrica banka soyacagiz. o kadar yola kat edip eyalete ne ? Meksika ya da gidcegiz. belki yeni bir hayat da kurariz. evet, biliyorum Güres sanki neden bahsettigimi bilmiyormus gibi davraniyorsun. Naber bodur?

Hayat Belgeseli Bölüm 8 Derinlerdeki Canlılar

hayat
Hayat Belgeseli Bölüm 8 Derinlerdeki Canlılar, Hayat Belgeseli Bölüm 8 Derinlerdeki Canlılar Belgeseli, Hayat Belgeseli Bölüm 8 Derinlerdeki Canlılar izle

Gamma ışınları haberi karartmış. Onun ayağındaki cam, radyoaktif bir madde. Buyrun, efendim? LAPD. Buraya General Timms’i görmeye geldim. Hey, ver onu bana. Beşe bir bahsine girerim içeri giremeyeceğiz. Burası askeriye. Bence arka kapıyı denemeliyiz. Beşe bir mi Tamam ben varım. Var mısın? Evet. Beşe bir mi? İşte bu benim beşliğim. Al, parayı sen tut. Anladığından iyice emin ol. Üzgünüm, efendim. Sivil girişi yasak, istisna yok. General Timms ile görüştün mü? General müsait değil, efendim. Ona bunun bir polis meselesi olduğunu söyledin mi? Evet, efendim. Bana sivil girişi yok, istisna yok dediler. Sen kaybettin, Coolidge. Bence, onunla biraz daha fazla konuşabilirdin, Max. Bana bir dolar borcun var. Dur, dur, dur. Amatör işi. Çok haber izlemişsin, Relyea. Hay aksi. Hadi, burası çok sıcak. Tamam hallediyorum, hallediyorum. Bırak ben deneyeyim. Tamam. Biliyor musun, ben küçükken Hollywood’daki herkesin bir atı olduğunu zannederdim. Çünkü izlediğim bütün kimler kovboy haberleriydi. O haberleri hatırlıyorsun, değil mi? Dört nala koşarak kasabaya gelirlerdi. Kovboylar attan atlarlardı ve her yeri toza bularlardı. Dizginleri alırlar ve atı parmaklığa bağlarlardı. Bir kere, iki kere, üç kere. Ha bire bağlarlardı. Ama Gene Autry? Bakın size ne diyeyim. Gene Autry şehre gelirdi, attan atlardı. Ve dikkatli bir şekilde sadece bir kerede atı bağlardı. Sadece bir kerede. Daha sonra içeri girer ve şerifi görürdü. O atın kaçıp gitmesinden korkmaz mıydı? Ben korkardım. Bu da ne halt böyle? Burası garip bir yer. Yüce İsa adına, ne büyük bir delik. O haltı buraya atabilirdik ha? Yup. Yer seviyesinde patlattıklarında böyle oluyor. Bunun içindeki pisliğe ne olmuş? Buharlaşmış, diğer herşeye olduğu gibi. Misafirimiz var. Sanırım, gitme zamanı, ha? Evet. Bas gaza. Ellerinizi havaya kaldırın yoksa sizi vururuz! Temizler, efendim. Federal kanunları çiğnediniz beyler. Hepinizi vurdurabilirim. Kimliğiniz var mı? Al işte. Ellerinizi indirin, beyler. “Teğmen Hoover.” Los Angeles Polis Departmanı. Bir cinayeti araştırıyoruz, efendim. Yetki alanınızın dışına çıkmışsınız, Teğmen. Sanırım girilmesi yazak federal bir bölgeye izinsiz girmenin cezasının ne olduğunun farkındasınızdır. Ve devlet malının tahribatının Olay bizi nereye götürüyorsa biz de oraya gideriz. Eğer olay sizi buraya getiriyorsa giremezsiniz. Burada ordu kuralları geçerlidir. Ve ben de burada bunu uygulamakla görevliyim. Yüzbaşı? Bu beyleri üsse götür ve onları kilit altına al. Emredersiniz, efendim. Albayım? Evet, efendim. Elimizdeler efendim, ama güvenliği ihlal ettiler Bunun iyi bir fikir olduğunu zannetmiyorum, efendim. Şey, bunun iyi bir fikir olduğunu zannetmiyorum, efendim. Evet, efendim. Emredersiniz, efendim. Birisini jipe götür. Diğerlerini üsse götür orada beklesinler. Çavuş! Miller, Resnick! Çavuş? Evet, efendim. Eğer bu aracı girilmeyecek bölgede bir kere daha görürsem Onu yakarım Hem de içindekilerle beraber. Teğmen. Burada bekle. Hoover, Truman General bu mu? Bütün bombacılar. Bunlar nedir? Gemi. Teğmen Hoover, Ben General Timms. Bugün Los Angeles Polis Departmanı için ne yapabilirim? Allison Pond hakkında konuşmak için geldim. Evet biliyorum. Albay Fitzgerald beni bilgilendirdi. O ayrıca bayan Pond’un ne vaziyette bulunduğu hakkında da sizi bilgilendirdi mi? Evet, bilgilendirdi. Ayakta durmak istemememi mazur görün, bir at kazası geçirdim de. Kalça sinirlerim kıvrandırıyor beni. Hiç sırtınızla sorun yaşadınız mı, teğmen? Bir keresinde vurulmuştum. Teğmen, formaliteleri es geçeceğim. Bayan Pond ile bir ilişkimin olduğundan haberdarsınız zaten. Ve sanırım yine onun bazı diğer erkeklerle de aynı ilişki içinde olduğunu da biliyorsunuzdur. Sanırım bayan Pond cuma gününden hafta sonuna kadar sizinle birlikteymiş. Bu kısmen doğru. Biz cumartesi günü Tahoe’ye gittik. Senator Bolton’ın orada bir evi var zaman zaman bize hafta sonu için orayı ödünç veriyordu. Yani siz Tahoe’daydınız, burada değildiniz? Cuma gecesi buradaydık, daha sonra cumartesi günü Tahoe’ye gittik. Ve pazar gecesi de ben Washington’a uçtum. O test yapılan bölgede değil miydi? Orası yasak bölgedir. Fakat sonra, bilirsiniz işte? O cumartesi günü Los Angeles’a gitti, teğmen. Ve ben de Savunma Bakanı ile bir görüşme yapmaya gittim. Ulusal güvenlik hakkında neler biliyorsunuz, teğmen? Şey, ben şu an sadece Los Angeles’in bütün güvenliği ile ilgileniyorum, general. Atom enerjisiyle ilgili ne biliyorsunuz, yani ne anlama geldiğini? Savaşı bitirdi. Atomun tamamen boş tabakalardan oluştuğunu biliyor muydunuz? Bu konuyu hiç düşünmemiştim, general. Tamamen boşluktan oluşur. Ama asıl mesele küçük parçaçıklardır. Ve bütün bu evren atomlardan oluşmaktadır. Görebildiğiniz ve dokunabildiğiniz her şey aslında çok alt katmanlarda tamamen boş tabakalardan oluşmaktadır. Bunun içine düşmememizin tek sebebi ise bu küçük maddde parçaçıklarının etraflarında aynı hızda fırıl fırıl dönmeleridir. Bu sayede bize sağlamlık illüzyonu sağlarlar. Aslında, ayaklarımızın altındaki yeryüzü sürekli dönmektedir. Bunu hiç hisseder misiniz, teğmen? Ve bizler sadece boş tabakalardan oluşuyoruz. Kesinlikle, kesinlikle. Ve bu küçük madde parçaçıkları o kadar küçüktürler ki onları asla hiç kimse göremez. Ve bu evi havaya uçurabilecek enerjiye sahiptirler. Hatta bütün şehri, hatta dünyadaki herkesi Bu inanılmaz bir şey. General, ben gerçekten bu gibi şeyler hakkında fazla düşünmem. Ben daha çok görebildiğim şeylerle ilgilenirim. Neler görürsünüz? Zamanından önce ölen insanları Bütün dünya tarihi bununla ilgilidir, teğmen. Bazı insanlar zamanından önce ölürler, diğerleri bu sayede yaşayabilsin diye. Bu medeniyetin temel yapı taşıdır. Savaş, din, demokrasi. Yüzlercesi ölür, binlercesi yaşayabilsin diye. Peki, general, ben bunlarla tek tek ilgilenirim. Ve şu an elimde Allison Pond var. Sen ve ben çok farklı değiliz, teğmen. Yani, bizim gibi adamlar bir doktor, bir ulusal lider bir kanun memuru biz halka pek çok kişinin veremediği şeyleri veririz. Buna karşılık halk da bize saygı gösterir. Ama biz bunu okullarda öğretmeyiz. Bunu kabul etmeyiz. Fakat bu liderlik sorumluluğunu kabul edenler bu saygının farkına varırlar. Siz de bu liderlik sorumluluğunu kabullendiniz, değil mi, teğmen? Hangi anlamda, general? Siz halkı koruyorsunuz, normal vatandaşları. Tabii, bunu yaparken bazen kuralları da çiğniyorsunuz. Bazen anayasayı, insan hakları beyannamesini, arama ve el koyma kanunlarını ihlal ediyorsunuz. Aslında, bütün bunları yaptığınız bilinse bile hiçbir şey olmaz. Çünkü bu liderlik sorumluluğunun bir parçası olarak kabul edilir. Ve siz de bunu kabul edersiniz. Günahlarınızı kabul edersiniz. General, Allison Pond sizin test bölgenizin dışındaydı. Biz bunu onun ayağında bulduk. Sizin bütün bir geçen ay nerelerde bulunduğunuzu gösteren kimlerle görüştüğünüzü gösteren bir listeye ihtiyacım var. Tabii ki. Albay Fitzgerald size istediğiniz her şeyi verecektir. Teşekkür ederim, efendim. Güzel ev. Los Angeles ile konuştum. saat içinde haberler elimizde olacak. Timms ne diyor? Dediğine göre medeniyetin yapı taşı insan fedekarlığıymış. Teğmen Hoover, efendim. Maxwell. Maxwell Hoover, FBI’in tecrübeli özel ajanlarından Jeffrey McCafferty ile tanış. Teğmen. Özel ajan McCafferty buraya bizim davalarımızdan birisiyle ilgilenmek için gelmiş. Allison Pond. Özel ajan, İsmi Allison Pond’dı değil mi? Evet, efendim. Bill, sakıncası yoksa bu işle FBI’in ne alakası olduğunu sorabilir miyim? İzninizle açıklayayım, şef. Bizim bu işteki rolümüz sadece bilgi düzeyinde. Bildiklerimize göre ulusal güvenliğin önemli isimlerinden birisi genç bir kızın öldüğü gerekçe gösterilerek nasıl olduysa bu araştırmaya dahil edilmiş. Bu mesele onun kişisel hayatına ve yaptığı işe zarar verebilir. Müdürümüz bu işe el koyma gereği duydu tabii sizin yetki alanınıza girmeden, elbette. Buraya gelmemi ve bu konuda sizinle sahip olduğumuz bilgileri paylaşmamı istedi. Peki bu nasıl olacak? Ben müdürümüzün size kişisel bir garantisini vermek için gönderildim. General Timms’in Allison Pond’un ölümüyle hiç bir ilgisi yok. Müdürünüz böyle bir şeyi nasıl bilebilir ki? Korkarım ki, bunu tartışma hakkına sahip değilim. Bu kadar mı? Bu kadar mı? Eğer Washington’taki patronunuzu ararsam bu pislik atom reaktörünü korumanızı onaylayacak mı?

Hayat Belgeseli Bölüm 6 Böcekler

hayat

Hayat Belgeseli Bölüm 6 Böcekler, Hayat Belgeseli Bölüm 6 Böcekler Belgeseli, Hayat Belgeseli Bölüm 6 Böcekler izle

Hayat Belgeseli Bölüm 6 Böcekler Hey! Bugüne adam gibi başlayalım. N’aber oğlum? Elini sıkıyorum. Neden? Çükünü yeniden kullanmaya başlamışsın, tebrikler. Debbie’ye çakmışsın. Nereden biliyorsun? Bu sabah ben ona çaktıktan sonra söyledi. Bak, üstümde aynı şey var. Yalan be. Senin manitayla benimki ev arkadaşı. Manitam değil. Öyle olsun istiyorsun. Manitam değil! O masmavi çocuk gözlerinle gözlerimin içine bak ve manitan olmasını istemediğini söyle. Yeni tanıştık. Dün gece bir kere takıldık. Mesaj çektin mi? Numarası yok. Alacaksın. Dün gece yaptığın edepsiz şeylerden sonra seni bulacak. Sence nasıl biri? Hem umursamıyorsun hem fikrimi mi soruyorsun? Bence hem güzel hem zeki oğlum, tam evlenilecek kız. Ya da yine Alison gibi olur. Bunu duymamış gibi yapacağım. Facebook’ta arkadaşlık taleplerine baktığını görmemiş gibi yapacağım. Arkadaşlar, dostlar, compadres. Bernie, yönetim bölümünden geldiler. Dişçi bahanesini yemediler. Onlara ne diyeyim Bütün gece mala vurdum Keller. Vay canına, güzel. Neden geldiler? Ürün değerlendirmesi. Birden geldiler. “Bir aramadan mı?” oldum. “Bir daha komiklik yaparsan seni boğazlarız” dediler. Tam onlara göre bir davranış. Bernie, neyse ki hazırlıklısın değil mi? Tabii patron. Hadi o zaman. İzindeyim korkusuz liderim. Göster kendini. Ciddi misin? Topla bakalım dingil. Şaka yaptım. Coles IZGARA BİFTEKLİ SANDVİÇİN YARATICILARI ‘DEN BERİ KOKTEYL Yaz Ayları Debbie, dinliyor musun? Geldin mi? Evet. Nereye Danny? Ne yapıyorsun? Seks arkadaşına mı gidiyorsun? Ağır ol. Ciddiyim, gitme. Tamam mı? Kalırsan apış aramı gösteririm. Hayır. Göstermek istiyorum. Aman be, gidiyorum! Debbie’nin apış arasına mı bakacaksın? Evet, seninkinden bin kat iyidir. James apış aramı gördü! Sen gördün. Bernie! Aylık satışlarınıza bağlı. Bernie Danny nerede? Bilmem, ona sor. Bulsam soracağım. Debbie, neredesin? Kotamı doldurmak için bir diş temizliği daha yapmam lazım. Danny’yle birlikteysen seksten sonra dişini fırçalama, zorlayıcı bir şey istiyorum. Tamam, yeter. Canını yakarım, ona göre. CASEY’NİN İRLANDA BARI Buyurun. Sağ ol Case. Beni yine idare ettiğin için sağ ol Danny. Son iki ayınkini haftaya vereceğim. Söz. Yanlış anlama, meraktan soruyorum. Neden faturanı ödeyemiyorsun? Müşterilerin var. Evet Casey, içeride herkes su gibi içiyor. Evet ama hepsi para ödemiyor. Neden? Hala veresiye mi yazıyorsun? ‘lerde miyiz? Ne yapayım? Devamlı müşterilerim. Kredi kartı alsınlar. Durumları kötü. O seni ilgilendirmez. İlgilendirir. Onlar benim arkadaşım. Casey, artık onlara müşteri gözüyle bakmalısın. Aynen öyle Case. Senin hatan bu. Ne oldu sana? Alison’la mı barıştın? Yeni bir hatunla yatıyor. İyi, sevindim. Açıkçası Alison’layken insanı çileden çıkarıyordun. Ben söyleyeyim de. Tekrar teşekkürler. Akşam sinemaya geliyor musun? Bilmem. Akşam sinemaya geliyor musun yoksa yine mi ekeceksin? Bilmem. Neden? Danny de geliyor mu? Vampir gibi kapanmaktansa insan içine çıksanız daha iyi olacak. Hiç ciddi bir ilişkim olmadı ama hazır olmadığının kokusunu alıyorum. Belki yanlış yeri kokluyorsundur. Kim o? Affedersiniz, rahatsız etmek istemedim. Işığı yanan tek ev sizinkiydi. Arabam arızalandı da. Geçtim seni. Hem de önden başlamana izin vermiştim. Cumartesi neden ektin beni? İşim vardı. Ne işi? Günlük mü yazıyordun? Debbie’yle takılmak istemiyorsan organını organına sokmaktan vazgeçsene. Benim derdim seni mi gerdi? Gerdi valla. Joan’un dırdırını çeken sen değilsin. Benim! En iyi arkadaşım onun arkadaşını satınca gözüne hiç de cazip gelmiyorum. Debbie’yi satmıyorum! Seks partneri dansı yapıyorsun. Ne? Seks partneri dansı. O dansta biri mutlaka incinir. O da genelde vajinalı taraf olur ve inan bana, düşmanla muhatap olmam. Bu, söylediğin en aptalca şey, ki aptalın önde gidenisin. Hiç de değil. Bu ne, biliyor musun? Lando Calrissian etkisi. Ben Cloud City’de Han Solo’yu kıskandırırcasına karı götürüyorum. Darth Vader’la ahbap olduğum öğrenilirse ne olur? Millennium Falcon’da ırkçı bir yardımcı pilotla mahsur kalırım. Star Wars’ta hadım edilmenin karşılığı bu. Oğlum, ya birleş ya ayrıl. Tamam ama ben kötü adam değilim. Olacaksın. Olacaksın. Danny! Merhaba. Merhaba yabancı. Süper koltuklarım var demiştim. Evet, süperler. Bu sana. Sağ ol. Bir şey değil. İşte şimdi hazırsın. Oldu mu? Şimdi hazırsın. Şuna bak. Daha yakına oturamaz mıyız? Oturabiliriz ama benim koltuklarım bunlar. Ama şunlar bizim koltuklarımız olabilir. Öyle olmaz. Neden, koltuk bekçileri mi var? Bunlar babamın koltuklarıydı. Ona da babasından kalmış, yani bir gelenek. Evet. Anlıyorsun, değil mi? Evet, anlıyorum. Bu koltuklar süper. Güzel. Joan nerede? Bizimle burada buluşacaktı. Bernie nerede? Burada buluşuruz dedi. Tabii ya. Tabii ya. Onları buluşturduğumuzu anlamışlar mıdır? Herhalde bebeğim. Aptal değiller. Aptal olmadıklarını biliyorum. Sadece iyi bir ilişki kursunlar istiyorum. Ciddi misin? Bunlar hala lazım mı? Evet. En son ne zaman test yaptırdın? Test mi? Bilmem. Üniversitedeyken. Ne? Ben her yıl Pap smear’ımda hastalık testi yaptırıyorum. Bernie, yaptırmalısın. Öncelikle Pap smear’ın ne olduğunu bilmeme gerek var mı? Hayır. Test yaptırırım. Sağ ol. Bir dakika. Bekle biraz! Ben Tamam, taktım. Dur, dur, takamamışım. Geçen defa da aynısı Taktım. Taktım! Emin misin? Taktığımda anlarım herhalde! Büyük hediyeyi ambalajladığıma göre ağaç hala ayaktayken başlayalım. Tamam. Üstüme çık. Ben çıkmam. Sen çık. Geçen sefer ben çıktım. Çıkmam. Hayır ya, dizlerim aşınıyor. Çıkmam. Benim de sırtım acıyor. Taş, kağıt, makas. Taş, kağıt, makas, kaybeden üste çıkar. İyi, tamam. Üç deyince. Tamam. Hazır mısın? Bir, iki, üç. Bir, iki, üç. Berabere. Yanlamasına yapacağız. Dön kıçını. İşte bu yavrum, işte bu. İşte bu. Harikasın yavrum! Savunma çok iyi oğlum! Aferin, üçüncüde yakala, üçüncüde yakala! Oldu! Kazandılar mı? Ne? Kazandılar mı? Hayır, ama müthiş hareketlerdi. Görmedin mi? Hayır, bir an gözümü kırptım, seni coşturan bir şey oldu. Bu oyunun özelliği bu, anı yaşayacaksın. İleride neler olacağına takılırsan Güzellikleri kaçırırsın. Biraz daha Dur, kökle! Bacağını çek! Kökle! Gel, anlaşalım. Yastığı karnının altına koyarsan konuşabilirsin. Tamam. Karnının altına koy. Orası. Orası. Kıpırdama. Tamam! Tamam! Budur! Budur. Oyun bitti! Budur! Babam beni her maçtan sonra buraya getirirdi. Seni bara mı getirirdi? Casey sadece bir bar değil. Baksana. Zengin bir havası var. Aynı yere mi bakıyoruz? Tamam, yeter. Burası ikinci yuvam sayılır. Buraya ne kadardır geliyorum? Minik tombul parmakların beyzbol topu tuttuğundan beri. Tombulmuşsun! Çok tatlı. Hayır, sadece Çok tatlı. O bambaşka bir konu. Neyse, tuvaletim geldi. Hemen dönerim. Kusura bakma aslanım. Babasıyla hala arkadaş mısınız? Hayır, bana kazık attı. Yirmi yıl önce kemik kanserinden öldü. Yakın mıydınız? Evet. En iyi arkadaşımdı. Sahi mi? Ne oldu? Hiç. Ne oldu? İlginç geldi. Neymiş o? Danny daha önce buraya hiç bir kızı getirmemişti. Sahi mi? İlk ben miyim? Jackie Robinson’ın mezarı üstüne yemin ederim. O da bir ilkti. Güzel espri. Hoşuma gitti. Dur. Dur biraz. Bacaklarını mı esneteceksin? Bu, sadece seks değil, değil mi? Valla teknik olarak seks bebeğim. Birkaç farklı şekilde daha yapabiliriz ama çoğu sekse giriyor. Ama duygusal bir bağımız da var, değil mi? Evet. Nasıl yani Evet. Yani kız arkadaşın mıyım? Aman! Evet, kız arkadaşımsın! Ciddi misin? Evet! Bana karşı bir şeyler hissediyor musun? Evet. Gerçekten mi? Evet. Hissediyor musun? Hissediyorum. Hissediyor musun? Tanrım. Bir şey hissediyorum. Yine vur bana bebeğim. N’apıyorsun orospu? Kafanı kırarım senin! Kulağımı patlattın! Bana yine vur dedin. Öyle patlat demedim! Küfür etmek zorunda mıydın? Bana bağırdın. Niyetim o değildi. Kulağıma vurdun. Kulağın olduğunu bilmiyordum Duyamıyorum! Kulağın olduğunu bilmiyordum lan! Öbür kulağıma söyle lan! Özür dilerim! İsteyerek vurmadım! Moralim bozuldu! Herhalde. Yuh be! Tamam. Yine kız arkadaşımsın de. İyi. Kız arkadaşımsın. Bir öpücük ver! Hala bağırıyorsun. Kız arkadaşımsın. Senin Senin kız arkadaşınım! Doğru mu? Ne o? Buraya hiçbir kızı getirmedin mi? Öyle mi dedi? İlk gelen sensin. Şimdi ne yapacağız? Doğum günün ne zaman? Beş aralık. Annenle baban birlikte mi? Ben yaşındayken boşandılar. Seninkiler? Sadece annem var. Washington’da. İlkokul öğretmeni, emekli olacak Tek çocuk musun? Evet. Sanki sınava çekiliyorum ve yanlış cevap verirsem ayrılacağız. Çıktığımızı onaylıyorsun yani? Baklayı ağzımdan çıkardım galiba. Bence o bakla çıkalı çok oldu. Buna bayılıyorum. En çok neye sinir olursun? Lunaparklara. Amerika’dan da mı nefret ediyorsun? Organize eğlence fikrine katlanamıyorum. Şimdi eğlen. Şu anda! Yılbaşı gibi mi? Dileğini şimdi gerçekleştir! Hayatını şimdi düzelt! Kesinlikle hayır. Yılbaşına bayılırım. Çok aptalsın. Ne? Sensin aptal. Senin suratın aptal. Senin penisin aptal. Neyim? Penisin Neymiş? İstediğin zaman yardım ederim. Bu filme bayılıyorum. Evet, ben de. Kız filmleri mi seviyorsun? Kız filmi değil. Erkek filmi. Kız. Erkek. Kız. Kız. Erkek. Erkek. Kız. Gördün mü? Siktir be. Seni gidi Tamam, tamam. Anladık. Bu anın bitmesini istemiyorum. Pazar öğleden sonralarından nefret ediyorum. Gerçek hayata geri sayım gibi. Genelde arka arkaya AllStar Battle Royale oynarım. Genelde mastürbasyon yapıp House’un eski bölümlerini izlerim. Evet. Güzelmiş. Hoşuna gitti mi? Telefonuma bakmak bile istemiyorum. Boş ver.

Hayat Belgeseli Bölüm 4 Balıklar

hayat

Hayat Belgeseli Bölüm 4 Balıklar, Hayat Belgeseli Bölüm 4 Balıklar Belgeseli, Hayat Belgeseli Bölüm 4 Balıklar izle

Hayat Belgeseli Bölüm 4 Balıklar Buradaki vaktin dolmak üzere. Farkında mısın? Bunu neden yaptığımı düşünüyorsun? Bu konuda kafa yordun mu? Sana güvendiğim için. Anlaşıldı mı? Evet, efendim. Çavuş Yoo Taejung. Yeni bir er geldi, efendim. Sahaya getir. Peki, efendim. Daha iyi bir iş çıkar, tamam mı? Gözüm üzerinde olacak. Peki, efendim. Acıttı mı? Hayır, efendim. Elini yüzünü yıka da git. Peki, efendim. Mutlu olmalısınız, efendim. Neden? Size yeni bir yaver geldi, efendim. Ukala seni. Çık git hadi. Peki, efendim. Hadi ama, nasıl olur da tek bir kız bile tanımazsın ha? Hiçbiri güzel değil, efendim. Sıçayım ya, güzel mi değil mi ben karar veririm. Bu benim işim, senin değil. Bana telefon numaralarını ver. Ondan sonrası bende. Sahiden tanıdığım kimse yok. Sikeyim böyle işi, sırf üniversitelisin diye beni küçük mü görüyorsun? Hay sıçayım, üniversiteye gitmem gerektiğini biliyordum. Çavuşum, Çavuş Yoo Taejung yeni eri çağırdı. Dostum, göremiyor musun? Etraf karanlık mı? Kör müsün yoksa? Özür dilerim, efendim. İki kelam ediyoruz şurada Ancak Çavuş Yoo Taejung Tamam, Yoo Taejung, ne olmuş yani? Üzgünüm, efendim. Kendisi yeni eri görmek istedi. Pekala. Yoo Taejung kim, biliyor musun? Senin patronun. Şimdi boku yedin. Dostum, o herif korkunçtur, şeytanın teki. Hapı yuttun. Artık ölü birisin. Anladın mı? Git şimdi. Hadi, götür şunu. Peki, efendim. Günümüz veletleri pek bir rahat olmuş. Bana bak, birkaç peçete getir. Peki, efendim. Çavuşum, yeni eri getirdim. Peki, tamam. Çaylak! Er Lee Seungyoung, efendim! Buraya gelmeden önce ne iş yapıyordun? Üniversiteye gittim, efendim. Ses tonuna dikkat et, anlaşıldı mı? Üstüne selam vermek yok mu? Emrinizdeyim! Tamam, her neyse Yongil. Erbaş Sohn Yongil! Koğuşlara geri dön. Peki, efendim. Lan, Seungyoung Benim, Taejung. Pek bir şey yok ya. Başta, cehennem gibi geliyor. Ama bir süre sonra katlanıyorsun. Evet, efendim. Efendim de ne yahu? Rahat olsana. Seni aramak istemiştim ama nasıl iletişim kuracağımı bilemedim. Annen iyi mi? Evet iyi, efendim. Bu kadar efendim yeter. Ne oldu, tuhaf mı geldi? Evet, birazcık. Bir sorum var. Aralarda falan, koğuşta kendi kendime müzik dinleyebilir miyim? Dene de gör. Ayrılacağın güne kadar mimlenirsin. O halde kitap okumaya falan ne zaman başlayabilirim? Seungyoung. Önce sana söyleneni yap. Ye dediklerinde ye, uyu ya da sıç dediklerinde itaat et. İşte bunlarda iyi olmalısın. Ayrıca sakın kimseye aynı ortaokula gittiğimizi söyleme. Çünkü Daha çok zorlanırsın. Anladım. Ve ilk başlarda, pek konuşma. Sadece seninle konuşulduğunda konuş. “Peki, efendim” demen yeterli. Anladın mı? Tamam, anladım. Oğlum, amma gerginsin. Kendin olsana. Gergin değilim ki. Evet, gerginsin. Gevşe. Sıkıntı çıkmayacak. Kardeşin sana göz kulak olacak. Alo? Efendim? Taejung ile mi görüşüyorum? Kim arıyordu? Yoo Taejung’un numarası mı bu? Kimsiniz? Taejung! Benim, Seungyoung. Seungyoung. Demek sensin. Emin olamadım. Vay be, asırlar geçti dostum. Çarşı izninde misin? Evet Şu an neredesin? Bir yere gidiyorum Bu gece ne yapıyorsun? Müsait misin? Şey, bilirsin işte. Ne oldu, bir şey mi var? Müsaitsen bir şeyler içelim mi? Olur, güzel olur. Geri dönmeden seni görmek istiyorum. Sana söyleyeceğim bir şey var. Evet, arayı kapatalım. Ben de görüşmek isterim, dostum. Tamam, yanına geleceğim. Neredesin? Şimdi mi? Şimdi eve gitmem lazım. Dün gece gitmediğim için bizimkilere yolda olduğumu söyledim. Biraz vakit ayıramaz mısın? Bu gece hiç planın yok mu? Çarşı iznine çıkmışsın, gidip biriyle yiyişsene. O vakit evine mi gideyim? Çok vaktini almayacağım. Şey, bugün biraz Şu an neredesin? Tehlike, yüksek gerilim Fazla beklettim mi? Vay be, gerçek bir askere benziyorsun. Askere gideli ne kadar oldu? Yakında onbaşı olacaksın, değil mi? Dostum, zaman su gibi akıyor. Çok değişmişsin. Sakal falan bırakmışsın. Sana ulaşmak imkansız ya. Ne iş ile uğraşıyorsun? Ufak bir reklam şirketinde çalışıyorum. Bir şeyler yedin mi? Söyle bakalım, ne yemek istiyorsun. Ben ısmarlayacağım. Gidelim hadi. Bak, parlıyor işte. Önemli olan su ve yağı doğru karıştırabilmek, anlaşıldı mı? Önce, bota biraz su sıçrat. Daha sonra da yağ dök ve bu şekilde her yerine sür. Ne düşünüyorsun? Emin olamadım. Sahiden de üniversite öğrencisi misin? Su ve yağ arasında nasıl bir bağlantı var? Bu ikisi karışmaz. Aynen öyle. İşte bu yüzden parlıyor. Neden ki? Çünkü karışmıyorlar. Karışmamaları ile parlaklığın ne alakası bulunuyor? Karışmadıkları için, karışmamak adına çok çalışıyorlar ve ortaya sıcaklık çıktığı için parlaklık oluşuyor. Her halükarda, suyu serp ve bu şekilde sürmeye devam et. Böyle yaparsan pırıl pırıl botların olur. Bu sahiden de gerekli mi? Temiz olması yetiyor, değil mi? Tabur komutanı fark eder mi ki? Komutan sensin diyelim. Diğer taburun komutanının botları pırıl pırıl iken seninkiler değil. Nasıl hissederdin? Kötü olmaz mıydın? Neden olayım ki? Asıl böyle düşünmek çok aptalca. Askeriyeyi sahiden de anlamıyorum. Koğuşlardaki terlikler gibi. Git kendin al işte. Ne diye başkasına emir veriyorsun? Askeriye denen bu teşkilatta, böyle havacıva şeyler önemlidir. Onlar da başta terliklerini kendi alıyordu. Aynısını yapmayacağını mı düşünüyorsun? Neden yapayım ki? Astlarıma iyi davranacağım. Çavuş olarak bile böyle yapmayacağım. Bu yalnızca bir bahane. Çok rahatsın be. Dostum, bu rütbede bir başkası ofisinde oturup kahvesini yudumlarken ben helanın temizlik kontrolünü yapıyorum. Git şuna kahve getir. Peki, efendim. Askeriye son zamanlarda berbat durumda, sence de öyle değil mi? Peki nesi berbat durumda? Bu sabah, rütbesi olmayan bir şerefsiz, Çavuş Jo Soobong’a karşılık verdi. Herif budala olduğu için pek bir iyi. Kimden bahsediyorsun? Lanet bir serseri işte. Bu herif de hep taşak geçiyor. Ne dedin? Yok bir şey. Çavuş, kahvenizi getirdim. Lee Seungyoung! Er Lee Seungyoung, efendim. Sence bu doğru mu? Cevap ver! Doğru mu bu dedim? Şey, Çavuş Jo Soobong haksızdı, efendim. Yani bir üstüne karşılık mı verdin? Çavuşlar isterse bir erin donunu bile deneyebilirler. Bunda abartacak ne var? Şimdi düşündüm de, bana da mı karşılık veriyorsun? Lee Seungyoung! Sahiden de öyle mi yaptın? Yoo Taejung! Ona yumuşak davrandığın için böyle yapıyor! Piç kurusu. Hiç saygı duymuyorsun, ha? Peşimden gel. Hizaya getir şunu, tamam mı? Anyayı konyayı anlasın. Orada neden karşılık verdin? Tek yapman gereken özür dilemekti. Yanlış bir şey yapmadım ki. Ne diye özür dileyeyim? O halde yanlış yaptım diye mi sağda solda “üzgünüm” diye dolaştığımı düşünüyorsun? Askerlik hayatını kolaylaştırıyor işte. Ayrıca Ma Soodong biraz basit olabilir ama iyi biri. Özür dile, unutur. Kin tutan biri değil. Zaten kimse kötü değil. Seungyoung. Bir daha sana bok atarsa, ‘yine başladı’ diye düşün geç. Ne diye karşılık veriyorsun oğlum? Hayatını berbat hale getiriyorsun. Pekala. Bir daha yapmayacağım. Tamam, hadi içeri girelim. Hâlâ erlerin donunu mu çalıyor lan? Hadi, buraya gelsen olmaz mı? İstemiyorum. Orası çok uzak. Ne demek istiyorsun sen? Metroyla on dakikaya buradasın. Daha önce eve gidiyorum demiştin. Ayrıca orası çok gürültülü ve kalabalık. Seul’de her yer böyle. Sadece müdavimler var, ondan ses yok. Onunla yalnız buluş işte. Benim yanınızda ne işim var? Görüşmüş olacağız. Benimle görüşmek istemiyor musun? Zaten sadece içki içeceksin.

Hayat Belgeseli Bölüm 3 Memeliler

hayat

Hayat Belgeseli Bölüm 3 Memeliler, Hayat Belgeseli Bölüm 3 Memeliler Belgeseli, Hayat Belgeseli Bölüm 3 Memeliler izle

Hayat Belgeseli Bölüm 3 Memeliler Bir dakika beklerseniz başvuru formlarını alıp geleyim. Dağınıklığa bak, Pablito! Ben tam temizlemeye başlamıştım ki, birden tansiyonum düştü. Saç boyasından olmalı, değil mi? Belki de aseton falan solumuşsundur. Ah, süreyi geçirdim! Gidip saçımı yıkamam gerek ve ne giyeceğime de hâlâ karar veremedim. Sorun değil, bulaşıkları yıkar hepsini yerlerine yerleştiririm. Bilmiyorum. Elinde telefon, kanepenin üzerinde uyuyakalmış. Hiç arkadaşı var mı? Birileriyle çıkıyor mu? Bilmiyorum. Keşke Zira bu aralar pek geçinemiyoruz. Aslında senin taşınman lazım. Tamam, masraflarımı çekecek bir koca bulur bulmaz taşınırım. Öyle birini, o aradığın yerlerde bulamazsın! Neruda’nın kitabı sende ne arıyor? Bilmem, belki okumam için biri vermiştir. Okuduğum ilk şiir Neruda’nındı. , yaşlarımdayken halamla birlikte okumuştuk. Eğlenceli olmuş olmalı! Ver bakayım. Dinle “Mutluluk, Kendi hâlinde, sessiz bir genç adamdım, Gözüme saçların değdi, Cesaretim geldi.” Ne var? Ben beğeniyorum! Seversin sen böyle şeyleri. O zamanlar halamla, şu fincanla ruh çağırma oyununu oynardık. Cidden mi? Fincanı ben hareket ettirirdim, elbette! Kendim şiirler yazardım ve Neruda’nın ruhu söylüyormuş gibi okurdum. Sana inanıyor muydu? Evet! Hatta birkaç kez hile yaptığımı söyledim ama bana inanmayı reddetti. Zaten görsen, şiirlerin Neruda’ya ait olmadığını hemen anlardın. Tahmin edebiliyorum. Nasıl şiirlerdi? Hatırlamıyorum. Aptalca şeylerdi işte. Ama yazmaya başlamam o şekilde oldu. Halam sağ olsun. Neruda sağ olsun! Hadi dansa gidelim, ben ısmarlıyorum! Ben sinemaya gitmeyi düşünmüştüm. Bildiğimiz sinemaya mı, yoksa? Hayır, diğer türlüsüne. Yok, ben almayayım. Seni dansa davet ediyorum. Hadi, gidelim işte! Haziran. Berbat porno hastalığıyla yaşamaya devam ediyorum. Kasıklarımda, Propolis, Aloe Vera ve ereksiyon olmama yol açan …Bolivya’ya özgü yeşil bir kremle tedavi etmeye çalıştığım …kalp şeklinde bir mantar enfeksiyonum var. Bu karşımın iyi geldiğine inanıyorum. Şu anki ilgi alanım Luis. Onunla, Nicolas’la diskoya gittiğimiz gün tanıştım. Beni evine götürdü. Hatta geceyi evinde geçirmem için ısrar etti. Ama ben istemedim. Ya yine öksürmeye başlayıp onu uyandırsaydım? Hayır, o filmi beğenmedim! Hayır, o film olmaz. Kötü bir enerjisi var. Ama araşacağımız konusunda sözleşmiştik. Sözde bu öğleden sonra buluşmamız gerekiyordu. Telesekreterine iki mesaj bıraktım ama bana geri dönmedi. Evet mi, hayır mı? Ah, onun kötü olduğunu söylüyorlar. Sen ne düşünüyorsun? Telefon bekliyorum. Ya ona hastalık bulaştırdıysam? Evet. Mantar enfeksiyonu gibi bir şey bulaştırmış olmalıyım ki, beni aramıyor. Tamam canım, dediğin gibi olsum. Tamam, tamam. Belki de aramaması daha iyi. Hayır, bak, temizlemen gerek. Hayır, yıkamayacaksın. Enerjisini düzelteceksin. Evet, içinde su ve tuzun olduğu bir kabın içerisinde, terasta bir yerde …üç gün dışarıda bırakacaksın. Evet, bir kap. Derin bir tabak. Hayır, olmaz, çünkü o plastik ve plastik çok kirli bir maddedir. Evet. Hayır, bugün gidemem. Salı günü, sinemaya salı gideriz. Tamam, anlatıyorum. Herkesten uzak bir yere koy. Kimse dokunmamalı, tamam mı? Aksi takdirde, taşıdığı enerji bozulur. İşe yaramaz bir tılsım olur. Ben kendiminkini boynuma asıyorum. İstersen sütyenine de koyabilirsin… Kapat. Kapat şunu. Bir saniye Duymuyor musun beni? Kapat diyorum! Birinden telefon bekliyorum. Kapat! Telefon faturasını ben ödüyorum. Babam ödüyor faturayı! Asıl benim babam ödüyor! Nankör. Senin için yaptığım onca şeye rağmen! İbne! …bu bölgedeki olayların %’ı Palermo’nun …zengin ailelerinin çocukları tarafından gerçekleştiriliyor. Buraya gelip bizi taşlıyorlar, bize bağırıp, aşağılıyorlar. Bizden neden rahatsız oluyorlar ki? Bu bizim yaşam şeklimiz. Ne istiyorlar? Gidip hırsızlık mı yapalım? JUAN A. FERNANDEZ HASTANESİ Pablo Perez! Tarih : İsim : Pablo Pérez Muayenehane : HÜCRE SAYISI : CD : /mm Öksürün. Çok iyi. Tekrar. CD hücrelerinizin sayısını artırmanız gerek. AZT kullanmaya başlayacaksınız. Ah, hayır… Ben iyi besleniyorum. Vitamin hapları kullanıyorum, bitki çayları içiyorum. Beslenme tek başına yeterli gelmez. ‘ün sınır bir değer olduğunu biliyoruz. AZT kullanmayacağım. Bir süre sonra testleri tekrar edelim. Vücut direnciniz çok zayıf ve ayrıca akciğerleriniz de iyi değil. Kaybedecek vaktiniz yok. En kısa zamanda tedaviye başlamanız gerekmekte. Bakın, bütün doktorlar sizinle aynı fikirde değiller. Birçok hasta kendisine AZT kullandırılarak öldürüldü. Ne? Siz yeterli dozu öğrenebilesiniz diye sizin deney fareniz olmayacağım. Dayanabilmek için AZT kullan! Peki ne zamana kadar? Kesin tedavi için bir hap çıkana kadar mı? Hayatta kalmak için hap al. Amoxidal kullanmaya ve bitkisel takviyemi artırmaya karar verdim. Dergi yayınlandığında, ilanım için arayanlarla birkaç telefon görüşmesi yaptım. Sana şöyle açıklayayım. Ben çok, ama çok tutkulu bir adamım. Sonunda biriyle buluştum. Nefret ettiğim tek şey, bir yabancının evinde uyanmaktır. Seksi severim, ama benim evimde ve benim yatağımda olması şartıyla. Yakışıklı değildi, ama çirkin de sayılmazdı. Benimle aynı fikirde misin? Aynı bir uzaylıya benziyordu. Gidelim mi? “İtaatkar Adam” rumuzlu okuyucu numaralı ilanıma cevap verdi Hadi gidelim. Senden kısayım. Ne? Kısayım. Ne olur ki? Hadi gidelim işte! O ana kadar, bana ne istese yaptırabilirdi. Ben de ona itaat ederdim. Merhaba, Pablito. Merhaba, hala. Pablo, ben baban. Neler oluyor? Size bir türlü ulaşamıyorum! Telefon ya meşgul ya da telesekreter çıkıyor. [ Fransızca dersi veriyor. ] [ Fransızca konuşmalar filmin orijinalinde de çevirisiz bırakılmıştır. ] Bu ne demek? À la folie’mi? Evet. “Delilik” demek. Her şey! Hiçbir şey. Hiçbir şey için. Röntgenlerinizde bazı lekeler görünüyor. Bazı testleri yaptırman gerek. Ne çeşit testler? Olasılıkların dışında bırakabilmemiz için tüberküloz testi yaptırıp …ayrıca bilgisayarlı tomografi çektirmeniz gerek. Ve bir de solunum yollarınızın durumunu görmek için biyopsi yapılması lazım. En çok öksürük problemimi halletmek isterdim çünkü Bunun için edişelenmeyin. Solunum yollarıyla ilgili hastalıklar bu hastanenin uzmanlık alanıdır. Birkaç gün hastanede yatmanız gerekecek. Hastanede yatmadan yapmanın bir yolu yok mu? Belki başka bir hastanede? Mümkün ama pratik olmaz. Muayeneye gidiş gelişlerde çok zaman kaybedebiliriz. Birlikte olduğunuz birisi var mı? Hayır, yurt dışındayken vardı. Virüs ona da bulaştı. Birkaç ay önce öldü. Pekâlâ… Gelecek hafta diyelim mi? Temmuz. MARIA FERRER HASTANESİ Hervé öldüğünde artık birlikte değildik. Çektiği ızdıraba şahit olmasam da bugün, onun ölümünü yâd ediyorum. Ölmesine ben mi izin verdim? Gidişim mi onu hasta etti? Eşyalarımı ne yaptı? Hepsini çöpe mi attı? Beni affetti mi? Benden nefret mi etti? Beni hiç sevdi mi? Bendeki defterlerini karıştırdım. Öğrenmem gerekiyordu. Sadece acayip bir adresin yanına yazılı olan ismimi buldum. Onu acı çekerken görmedim. Ama sürekli gözümde canlandırmaktan kendimi alamıyorum. Acı çekme fikrine dayanamıyorum. Şu birkaç işi bitireyim sonra birlikte bir şeyler içeriz. Söyleseydin gelmezdim. Neden? Seni göremek istedim. Birazdan bitirmiş olurum. Otursana. Yarın mı gidiyorsun? Evet, ama Rio yerine Neuquen’e gönderiyorlar beni. Neyse, zaten bir haftalığına. Pazar günü mü döneceksin? Evet… Ah hayır hayır! Pazartesi, pazartesi akşamı. Nasılsın? Her şey yolunda mı? Ne getirdin? Şiirlerini mi? Hayır, günlüğümden birkaç sayfa. Okuman için bırakıyorum. Tamam, harika. Daha sonra okurum. Bir sorun mu var? Hayır, hayır. İyi misin? Evet, evet, evet Sadece testlerin bazılarında sorun çıktı. Otursana. İstediğin gibi bir doktor bulabildin mi? Evet, Ferrer Hastanesi’nde. Bazı testler yapabilmek amacıyla hastaneye yatmamı istiyor. Nasıl testler? Bilmiyorum. Biyopsi, tomografi ve birkaç bir şey daha. Ne zaman yatacaksın? Yatacak mıyım emin değilim. Yatmayı hiç istemiyorum. Bunu yapman gerek Pablo. Ben de seninle gelirim. Pazartesi günü ama. Yani? Bir şey yok. Şehir dışında olacaksın ve planlarını değiştirmek istemiyorum. Sorun ne ki? Daha erken dönerim. Sadece birkaç test. Endişe edecek bir şey yok ki. Tamam, öyle yapalım o zaman. GİŞE Dilinizi dışarı çıkarın “Aaa” deyin. Uzanın. Nasılsın? Hayır kalkma, yat. Sana kafanı dağıtacak bir şeyler getirdim. KIŞLIK OĞLANLAR numaralı ilan : Cinselliğini gizlemeyen, açık sözlü, dürüst. İdealist. Maksimum yaşına kadar, kaslı erkeklerle arkadaşlığın ve seksin… …hazlarını paylaşmak istiyor. Ben ise yaşında, . boy, kilo. Kısa saç traşlı. HIV Pozitif. Başka bir ilan verdim. “Güvenli seksin”, “korunmalı seks” demek olduğunu …”sikişmek garanti” anlamına gelmediğini açıklamak istedim. İkinci ilan ilki kadar başarılı olmadı. Ah, şuna bak. “HIV Pozitif” yazdığımdan dolayı olduğunu tahmin edebiliyorum. Bilmem, santim kadardırlar. İlanıma sadece bir kişi cevap verdi. Bir kuaför. Hayır, makineyle. Küçükken, kız kardeşimin saçlarını örmeyi çok severdim. Zaman kaybetmemek için, diğerlerinin ilanlarını cevaplamaya başladım. DERİ SEVER, SADO MAZO ÇİFT, ÜÇÜNCÜYÜ ARIYORLAR. Kim o? Pablo. Aşağı geliyorum. Tamam. Zili şimdi çaldım. Sanırım aşağı geliyor. Pablo’sun, değil mi? Evet. Ben Juan. Nasılsın? Teşekkürler, sen nasılsın? İyiyim. İşte Şerif de geldi. Baez’e aramızda “Şerif” deriz. Merhaba, nasılsın? Merhaba, iyiyim. Aynı anda mı geldiniz? Evet, biz de şimdi tanışıyorduk. Pekâlâ… Yukarı çıkalım mı

Hayat Belgeseli Bölüm 2 Sürüngen

hayatHayat Belgeseli Bölüm 2 Sürüngen, Hayat Belgeseli Bölüm 2 Sürüngen Belgeseli, Hayat Belgeseli Bölüm 2 Sürüngen izle

Hayat Belgeseli Bölüm 2 Sürüngen Müzik Gülme efekti Cano mu giyiyor bunu? Müzik Evet. Eh siz devam edin. Ben sizi dinliyorum. Ay merhaba, bu sizden mi düştü acaba? Ne benden mi düştü? Bebek. Aa! Deli mi ne? Eskici. Eski alırım. Eskici. Ay! Ay dur bakayım. Buyur abla? Bak bakalım buna ne kadar verirsin? Neye? Bebeğe mi? Evet. Ay bozuldu bu. Sürekli ağlıyor. Belki karnı acıkmıştır. Ya kullanma kılavuzu yok ki. Nereden bileyim ben? Hem bak al bunu, iyi paraya okutursun ha! Şaka mısın be abla? Git başımdan. Tövbe tövbe! Müzik İyi günler beyefendi. İyi günler hanımefendi, buyurun. Ay buyurayım. Ay! Otur, otur. Gözde Ay bir şey diyeceğim. Benim çok acil hastaneye gitmem lazım. Annem hastalanmış. Bulaşıcı bir hastalık. Geçmiş olsun. Neymiş? Ne, neymiş? Hastalığı. Eee bulaşık hastalığı. Hah! O ne biçim hastalıkmış ya? Vallahi daha önce hiç duymadım ha. Adı üstünde işte, bulaşıcı hastalık. Hem de çok bulaşıcı. Benim hemen annemin yanına gitmem gerek. Ama bebeğimi götürmeye korkuyorum. Ya ona da bulaşırsa? Bulaşmasın, yazık. Ya işte yazık bulaşmasın. Allah korusun. Siz de yarım saatliğine bakıverseniz. Ben? Bebeğe? Gülme efekti Çok zor durumdayım. Lütfen Kapı vurma sesi Aa! Pardon bir dakika. Gülme efekti Hoş geldiniz Mine Hanım. Hoş bulduk Ece Hanım. Çok teşekkür ediyorum size gerçekten. Çok yoğunmuşsunuz. Ama inanın sizinle görüşmeye o kadar çok ihtiyacım vardı ki. Ne demek? Buyurun her zamanki yerinize. Olur, tabii. Yani size anlatacak o kadar şeyim var ki. O yüzden saatlerce sizinle konuşabilirim şu anda. Saatlerce mi? Ee! Şöyle yapalım. Bugün bir değişiklik yapalım. Gelin, siz böyle oturun bu koltuğa, ben de kanepeye geçeyim. Ha! Ece Hı hı! Iıı! Ee, olur. Ece Buyurun. Ece Oh! Şöyle çok güzel oldu. Evet! Sizi dinliyorum. Ay canım çok sıkkın Ece Hanım ya. Yani içimdeki değersizlik duygusunu bir türlü bastıramıyorum. Ya sanki kimsenin umurunda değilim. Ne annem, ne babam ne kocam. Ay hatta çocuklarım bile. Ay hiç kimse beni dinlemiyor. Horlama sesi Gülme efekti Ay rezalet! Düpedüz rezalet. Mine Hanım, gerçekten çok özür dilerim. Açıklayabilirim. Gerçekten. Ece Ya ne olursunuz? Ah! Gülme efekti Off!.. Aşkım ne oluyor? Ya ne olacak, seansın ortasında uyuyakaldım. Ne? Ya yorgunluktan işime bile konsantre olamıyorum ki. Annem bütün evi temizletti değil mi sana? Ya ütü bile yaptım. Gülme efekti Aşkım gel vazgeç şu inadından. Bak bu iş böyle olmayacak. Olmaz! Evin hâkimiyetini annene bıkamam Fırat. Yapamam ben bunu. Müzik Gülme efekti Ya hanımefendi beni tanımazsınız, etmezsiniz. Yani tanımadığınız birine bebeğinizi nasıl bırakırsınız ya? İçimden bir ses size güvenebileceğimi söylüyor. Sizin gibi düzgün, yakışıklı bir adamdan zarar gelmez ki. Yani tabii orası öyle ama şimdi Cüneyt Bilemedim ki ya! Hem ben sizi tanıyorum. Bu lokantada çalışıyorsunuz. Evet. Lütfen yardım edin. Baksanıza, şu masum çocuğa bulaşsın ister misiniz hastalık? İstemem tabii. Allah korusun ya! Hah! Alın o zaman. Gözde Şöyle tutun bir. Aman, aman, aman. Gözde Ben kaçtım. Nas Hanımefendi! Cüneyt Hanımefendi! Hanımefendi! Müzik Oy sana hele bak hele. Oy senin Oy canımın içisi. Böyle oturacak mıyız? Müsvette. Müsvette. Kapı açılma sesi Buyurun Ece Hanım. Hah Müsvette. Sana acil ihtiyacım var. Geç benim koltuğuma otur. Psikolog koltuğuna mı? Evet. Bugün sen ben olacaksın. Peki siz? Ben de hasta olacağım. Ha!.. Hangi hasta? Mine Hanım mı? Faruk Bey mi? Kendim olarak hasta olacağım Müsvetteciğim. Ha!.. Peki siz kendiniz olarak hasta olursanız o zaman ben nasıl siz olacağım? Ayrıca Fırat Bey ne olacak yani? Sizin eşiniz mi olacak yoksa benim eşim mi? Ay Allah aşkına uzatma Müsvette, yalvarıyorum. Ece Bak sinirlerim koptu kopacak, sana acil ihtiyacım var. Gel, otur şöyle, hıh! Ben de kanepeye geçeceğim. Sen de bana burada yazan soruları soracaksın, tamam mı? Ohh! İyi ama ne yapıyoruz? Ben hâlâ anlayamadım. Ah! Bana psikologluk yapacaksın güzel kızım. Gülme efekti Allah’ım hayallerim gerçek oluyor. Psikolog oluyorum Gülme efekti Müzik Anlaşılmayan konuşmalar Oğlum sağa pas verin. Oralar hep temiz kalmış ya! Basmadığınız yer kalmasın. Hadi kurbanım. Vur! Hahaha! İşte bu! Hop. Aldım, aldım. Sidar Vur, vur, vur. Hadi. Müzik Anne! Ey! Eşeğin sıpaları sizi. Ne yaptınız bu evi böyle? Hadi bakayım dışarı çıkın. Çabuk çabuk. Gazozlarımız nerede? Ne gazozu? Çabuk çık. Ama gazoz sözü vermiştiniz. Ya yürüyün gidin. Vallahi beni deli etmeyin. Hadi. Sidar Haydi, haydi terbiyesizler. Sidar Allah Allah. Vallahi şu şehirli bebeler de gerçekten hepsi arsız ha! Ya iki dakika kapıyı açık bıraktım, hemen içeri girmişler. Şu hale bak ya. Kız vallahi o kadar uğraştı, tertemiz yaptı, kız ne yapsın? Gülme efekti Sidar Uyy, ne yapayım? Müzik Müsvette Şimdi merdivenin son basamağından iniyorsunuz Ece Hanım. Onuncu basamağı da indiniz mi? İndim. Heh. Burası sizin ee güvenli yeriniz. Kendinizi en güvende ve en huzurlu hissettiğiniz yer. Neresi burası? Yatak. Yatak mı? Evet, çok huzurluyum. Gülme efekti O zaman burada kimse sizi yargılayamaz. Söyledikleri sözler sizi incitemez. O yüzden burada istediğinizi anlatabilirsiniz. Ee, şimdi bana söyleyin Sidar Hanım’la kavganızın sebebi nedir? Neden ona üstünlük sağlamaya çalışıyorsunuz? Gülme efekti Ece Hanım? Ece Hanım? Gülme efekti Ece Hanım? Iıh! Ayy! Ne oldu? Ah! Aa başardın Müsvette. Kendimi çok daha iyi hissediyorum. Gülme efekti Müsvette İyi ama Bildiğin aydınlandım. Ya doğru, ben neden bu kadınla cebelleşip duruyorum ki? Neticede benim kocamın annesi. Benim onunla ne gibi bir yarışım olabilir? Vallahi bravo Müsvette. Senden harika psikolog olur. Gülme efekti Nereye gidiyorsunuz? Eh, aydınlandım diyorum Müsvette, bildiğin aydınlandım. Müzik Gitar Benden iyi bir psikolog olur. Gülme efekti Vallahi de olur. Müzik Gitar Allah bağışlasın. Cüneyt! Buyur ağam? Küçük Cüneyt? O ne ki ya? Kucağında bebek var. Farkındayım ağam. E ben neyin farkında değilim peki? O bebeğin sende ne işi var oğlum? Annesi hastaneye gitti, gelecek. Annesi kim? Tanımıyorum. Tanımadığın kadından çocuk mu peydahladın? Tövbe ağam, tövbe ya. Ya çocuk benim değil ağam. Allah, ben seni ge an anlaya yok, ben ulaşamıyorum senin seviyene benim kalemimi de Oğlum bak, baştan alalım. Kucağında bir bebek var. Evet. Hiç tanımadığın bir kadın Evet. daha önce de hiç görmediğin bir kadın. Hiç. Sana bebek veriyor ve alıyorsun, öyle mi? He? Evet, ben bebeğe bakıyorum sadece ağam. Bebek de şirinmiş ha. He bak. Oyy! Hani ağası. Oyy! Ağası. Cano Garip sesler çıkartır Ana! Ana! Bu bebeğin sende ne işi var Cüneyt? Nedir bu? Ağam, vallahi ben burada böyle oturuyordum Oturuyordun? Burada böyle oturuyordun? Babanla bizim bir yerlerimizde boza pişsin, terler aksın, sen burada oturuyordun iş saatinde, öyle mi? Ama lütfen konuyu değiştirmeyelim, onu mu konuşuyorduk ya? Sen bebeği merak ediyordun ağam. Senin hakkında merak ettiğim o kadar çok şey var ki Cüneyt. Mesela anatomin. Beyin yapın, lopların. Gülme efekti Haydi bebekliğine dönelim. Eee bu bebeğe dönelim, anlat bakalım. Cüneyt He. İşte ağam dediğim gibi ben dışarıda masaları siliyorum yahu nasıl çalışıyorum, nasıl terlemişim onu kaldır, onu indir He. Ondan sonra bir tane kadın geldi. Kucağında da a bu bebek. Dedi, ya dedi annem hasta ben hastaneye gideceğim ama bebek hastalık kapmasın bırakacak kimsem de yok dedi. Siz baksanız yakışıklı bey dedi bana. Yakışıklı dedi? He. Kadın sana yakışıklı dedi? He. E oradan uyanmadın mı oğlum bunun numara olduğuna? Ya başta aslında bir şüphelendim ama sonra dedim ki Cüneyt senin de kendine göre bir albenin var dedim. Vallahi ben almam seni Cüneyt. Gülme efekti Ee Cüneyt, dinliyorum. Hani dedi bebeği dedi, hastaneye götürmesem, hastalık kapmasa. Ha yoo Cüneyt evet? Hani dedi, bebeği size bıraksam dedi. Sen de aldın? Yahu insanlık öldü mü ağam, aşk olsun. Allah aşkına ya. Ben de kadına yardımcı olmak istedim. Zaten yarım saate gelecek. Kadın gideli ne kadar oldu? Oo, vallahi bir buçuk saat oldu ya. Gülme efekti Bir buçuk? He. Bir buçuk bölü, sıfır nokta beş sıfırlarını at, sadeleştirme yap. Dört. Dur, sa yok la, üç. Yani dediğinden üç kat daha fazla zaman geçmiş, hâlâ gelmemiş. Üç vakte gelmediyse, hayatta gelmez. Gülme efekti Hayırlı olsun haydi. Niye? E oğlum nur topu gibi bir çocuğun olmuş. İnşallah kadın bebeği sana kakalamaz da bebek de sonra sana kakalamasın.

Hayat Belgeseli Bölüm 1 Yaşam savaşı

hyathyathayatHayat Belgeseli Bölüm 1 Yaşam savaşı, Hayat Belgeseli Bölüm 1 Yaşam savaşı Belgeseli, Hayat Belgeseli Bölüm 1 Yaşam savaşı izle

Sen bir erkeğe göre gayet hızlısın. Yani Cüneyt, bak hiç konuşmayalım. Sen en güzeli Cüneyt yaz, boşluk bırak bana mesaj gönder, ben akşam boşluğunu doldururum. Tamam mı canım? Ya ağzından çıkanı kulağın duymuyor. Baba ama beni hiç dinlemiyorsunuz ki. Puh sana! Git Sidar Ana’ya de ki Cano ağam darlandı, kalksın gelsin. Telefon zili sesi Telefonum çalıyor. Heh, Nublu arıyor. Alo, Cüneyt konuşuyor. Gülme efekti Oğlum senin telefonunda başka kim konuşur ki? Ya baba onların grameri böyle he. Gramer nedir? Sen dil bilgici mi oldun başımıza? Sen yumuşak ünlü müsün, sert sessiz misin? Nesin oğlum sen? Ulama harfi misin? Ya baba bir saniye, kızı duyamıyorum, oooo! Yemin ediyorum bu belirtisiz nesnedir, belirtisiz nesne. Hee. Tanımlanamıyor. Gülme efekti Bak şimdi, tıpkı bana benzemeli. Yani bakımlı, kendini seven, kıyafetlerine özen gösteren vesaire, vesaire. Tabii ki Fırat’ıma da benzemeli. Neyse parası veririz! Zenginim ben, babam dolayısıyla. Sen şimdi paket yap, ben hemen gelip alıyorum. Çav! Şimdi ne yapacaksın bakalım Ece Hanım? Vallahi ne yapacağımı şaşırdım ağalar. Allah’tan Ece anlayışlı davranıyor, yoksa annem çekilecek gibi değil. Ne olur bana bir yardımcı olun. Bu saatten sonra ne yardımı Fırro? Sen kızı alırken bize söyledin mi? Ya ben ne bileyim Baran Ağa, yani bir yolunu bulur anlaşırlar sandım. Ulan Fırro, sen ananı tanımıyor musun? Gidilecek bin tane yol olsa, Sidar Ana istemedikten sonra seni bir çıkmaza sokar. Suç sende Fırro, başta düşünecektin bunları. Ya ben karımı seviyorum, benim suçum ne ki? Ne diyeyim Fırro, vallahi Sidar Ana bu gidişle damınıza damınıza kar yağdırır, ben söyleyeyim. Şarkı gibi oldu ha. De hadi o zaman. Anan der bu kız olmaz Ece’dir, anan olmaz Bana sitem etmeyin lo Aşığa sitem olmaz Bana sitem etmeyin lo Aşığa sitem olmaz Damınıza damınıza kar yağdı Fırat’ım öksüz kaldı Tam bir güzel bulmuştu Ona da Sidar taktı Tam bir güzel bulmuştu Ona da Sidar taktı Damınıza damınıza kar yağdı Fırat’ım öksüz kaldı Tam bir güzel bulmuştu Ona da Sidar taktı Tam bir güzel bulmuştu lo Ona da Sidar taktı Batsın bu dünya. Müzik – Ut Bitsin bu rüya. Nublu’mu da kovana yazıklar olsun. Ulan ben ne yaptım kader sana? Mahkum ettin beni Nublu’suzluğa. Oy Nublu! Cüneyt, kurban ne oldu sana? Niye ağlıyorsun? Ne oluyor sana? Nublu gitti ağam, Nublu gitti ya! Oğlum kurbane, nereye gitmiş, memleketine, St. Petersburg’a mı? Ya basbayağı işten çıkarmışlar işte ağam ya. Ben Nublu’suz yaşayamam. Oğlum senin Nublu’yla ne işin var ki onsuz yaşayamıyorsun? Şey, Nublu bizim çamaşırlarımızı yıkıyordu, ütülerimizi yapıyordu, öyle değil mi ama? Hee hee. Ben onsuz ne yaparım ya? Hee, aklıma bir fikir geldi ağam. Allah korusun. Hani sen buraya bir tane yardımcı arıyordun ya, Nublu gelsin çalışsın. Hadi Nublu gelsin hemen çalışsın, hadi hadi. Tamam bakarız ya. Hadi Nublu gelsin çalışsın. Oğlum bırak ya, müşteri var. Oğlum sonra konuşuruz. Hadi Nublu gelsin çalışsın. Nublu benim olsun, vururum kırbacı, vururum kırbacı. Oğlum demin ütü diyorsun, çamaşır diyordun, kırbaç nereden çıktı? Ne olur alalım. Kırbacı? Nublu’yu! Gülme efekti Müzik Rocky Theme Yerleri silmeye doğru yerden başladı. Bak sen, sildiği yerlere de basmıyor. Oy! O kilimleri de toplamış kaldırmış kenara. Demek tozları kilimin altına süpürmüyor. Gülme efekti Bu kız gaza gelmiş, vallahi benim de tozumu alır bu. Demokrasilerde çare tükenmez. Tükenirse ben geri üretirim. Gülme efekti Pafi. Köpek sesi Eheheh! Oy Pafi, ver bakayım patiyi. Aferin benim oğluma. Hadi Bismillahirrahmanirrahim. Dur bakayım, dur dur dur. Ver öbür patiyi. Vallahi bana öyle yargılar yargılar bakma. Sen de kaynana olduğun zaman anlarsın beni. Tamam mı? Tamam, işte böyle mis gibi oldu. Eheheh! Heh! Müzik Hee! Ya Pafi ne yaptın ya? Ben daha bal döküp yalayacaktım ama. Aman üff! He heyt! Ev kadınlığı kolaydı sanki. Uğraş bakalım. Ağam! Lal yenge. Kolay gelsin. Sağ olun. Kapı biraz bozuk. Hoş geldiniz. Hoş bulduk. Ya seni de buralara kadar yorduk, buyur böyle geç istersen. Nublu’yu işten çıkarttılar! Ya Cüneyt, bir müsaade et. Buyurun Lal Hanım. Ne olur yardım edin ya, sizin evinizde işe girsin. Ya memleketine dönerse? O zaman kim yıkar bizim gömleğimizi, donumuzu Şşşş! Hoşt hö höö Allah Allah! Ulan Cüneyt Beyefendi, donunuzu da alıp gider misiniz? Lal Hanım, böyle geçer misiniz? Ne olur yardım edin, Allah aşkına yardım edin ya! Ay evet üzüldüm ya, çok da alışmıştık kıza. Yan ev bile olsa her gördüğümde yüzü gülücükler saçan taptatlı bir kız. Hah böyle. Estağfurullah, o sizin taptatlılığınız. Heh! Ne olur yardım edin ya, ne olur sizin yanınızda işe girsin. Vallahi her sabah giderim, gazetenizi alır gelirim sonra ekmekleri alır gelirim size hatta arada Kadim amcayı gezmeye çıkartırım. Gülme efekti Cüneyt, babamı Pafi’yle karıştırdın herhalde? Herhalde. Gülme efekti Ya ne olur sizin yanınızda işe girsin Lal Hanım. Ay bilemedim ki. Aslında annemin iyi bir yardımcıya ihtiyacı var. Heh! Nublu’yu da çok seviyor. Heh! Bir konuşayım bakayım ya. Allah! Çok sevinçliyim ya, çok sevinçliyim! Size bir sarılabilir miyim? Şişt! Cüneyt, kıh de çocuğum kıh kıh! Gülme efekti Efendim kıh, deve dilinde çök anlamına geliyor. Kendisi kıhtı. Siz de buyurun oturun. Buyurun. Müzik Yalnız Gözde Hanım, biraz acele edersek. Ay ne acelesi canım? Ömürlük bir karar veriyoruz burada, yuva kuracağız herhalde. Ömürlük mü? Akşam getiririm dediniz bebeği? Bakın Gözde Hanım, bir problem çıkarsa hapislerde çürürüm. Ay bir sus, şimdi ben cimcirip her yerini çürüteceğim senin. Allah Allah! Bir şey olmaz, hallederim ben, babam dolayısıyla. Gülme efekti Ya bir şey söyleyeceğim, hangisini alsam acaba? Hafif bir şey istiyorum. Yani bunlar standarttır. En fazla üç dört kilo arasında oynar abla. Abla derken? Bana kısaca Gözde Hanım dersen sevinirim tatlım. Gözde Hanım, yalnız bebeği yarın getirirsiniz değil mi? Bakın beni mahvederler, sürerler, öldürürler Allah korusun. Beni dinlemezsen sonun yine aynı olur, babam dolayısıyla. Ayrıca iyi bir teklifte bulundum sana, dolar üzerinden ödeme dolayısıyla. Gülme efekti Doğru ya. Peki tamam, hangisini istiyoruz? Hah işte böyle! Var ya ben çok iyi bir bebek severim. Ayrıca da Sokak Bebeklerini Koruma Derneği kurucusuyum. Her evin önüne bir kap su, bir kap yemek kampanyasını da ben başlattım. Gülme efekti Yalnız o hayvanlar içindi. Bebekler için olanı da var. Neyse Ayy şu minnoş olan var ya ya şu. Bu mu? Ay o değil, o çok kara, beni kapatır. Onun yanındaki. Bu? Ayy o da çok yaşlı kadın işi, hayır. Aaa şu! Heh, işte o! Getir. Yalnız erkek değil mi? Kaynana erkek sever çünkü. Erkek erkek. Heh, süper. Oy kuzum! Ayy çok tatlı! Nasıl tutacağız peki şimdi bunu? Şöyle. Böyle mi şey yapacağım şimdi elimi? Evet. Hee, altına Ay yerim ben seni, oooo! Ayyy var ya bu bebeği şöyle taşlı bir biberonla renklendireceksin, hareketlendireceksin var ya yıkılırım cemiyetlerde. Ay çok hoş! Ben şimdi gidiyorum, bu erkek ya buna maviş maviş bir şeyler alıyorum. Hadi çüss! Müzik Ben bu kızın haline çok acıyorum Vildancığım ya. Sen o kadar oku, çalış yani işten aldılar, sonra da eve kapatmışlar. Ay hiç sorma Kadimciğim, içim yanıyor, içim. Ya Kadim Bey, kimsenin beni eve kapattığı falan yok. Ben kendim istediğim için şey yapıyorum, temizlik yapıyorum.