Kategori arşivi: Aslanlar

Aslanlar, Aslan Belgeseli, Aslan Belgeseli izle, Aslanlar sırtlanlara karşı, aslan ve sırtlan dövüşü, aslan ve timsah dövüşü, aslanlar nasıl avlanır

Aslan ve Kaplanın dövüşü

Aslan ve kaplanın dövüşüAslan ve kaplanın dövüşü, Aslan ve kaplanın dövüşü Belgeseli, Aslan ve kaplanın dövüşü izle

 

Aslan ve kaplanın dövüşü Kızkardeş gibi duruyorsunuz. Ben Bayan Clemens. David ‘Dokunmayın’ Clemens! Ciddi misiniz? Siz buraya gelen annelerin en tatlısısınız. David’in nasıl bu kadar çekici bir annesi olabilir, aklım almıyor? Neden gidip biraz da başkalarıyla konuşmuyorsun? Buradaki kadınlara bir baksana! Korselerinin içinde sıkışıp kalmış bu kart karılarla ne konuşulur ki! Beni yalnız bırakır mısın? Böyle söyleme, lütfen. Yapayalnızım. Kimse beni ziyarete gelmiyor? Oh? Annemi görseniz, o kadar çok çalışıyor ki. Geceleri bile. Oh! Hali kalmayana kadar çalışıyor. Annen ne iş yapıyor? . Bilirsiniz işte, sokak kadını. Sokaklarda turlar ve bir erkek görür görmez hemen Yeter, dinlemek istemiyorum. Tatlım, hiç gelmeyeceksin sandım! Merhaba, anne. Neden bu kadar uzun sürdü gelmen? Gel şöyle oturalım. Solgun görünüyorsun, beslenmene dikkat etmiyor musun yoksa? Hiç mektup yazmadın. Babam nerede? Chicago’da iş toplantısı var. Gönderdiğim pijamaları aldın mı? Evet, teşekkürler. Teşekkür etmene gerek yok, sadece alıp almadığını merak ettim. Alışkanlık işte! Gördüğüm kişi, aynı benim gibi. Kendimi görüyorum, Lisa. Muriel mısın? Muriel. Zavallıcık, nesi var? Şizofren. Anlarsın ya, deli. Çevrende böyle tiplerin olması seni rahatsız ediyor mu? Neden etsin ki, ben de onlar gibiyim. Böyle söyleme, senin bazı sorunların var sadece Keçileri kaçırmamış olsaydım, burada ne işim olurdu? Dr. Swinford ile anlaşabiliyor musunuz? Alan’la bir sorun yok. Alan diye mi sesleniyorsun, pek şık bir ifade değil. Saçma sapan saygı kurallarına takmış bir tip değil. David, konuşmalarına dikkat et! Şu çocuğun bu okulda ne işi var? O da deli. Kastettiğim şey okul ücreti. kızı hamile bırakınca sosyal yardım kuruluşu onu buraya yerleştirmiş. Kendi dediğine göre. Fikrimi sorarsan, tam bir megaloman. Birazda okuldan bahsetsene. Pek bahsedecek bir şey yok. Notların iyi mi? Burada not vermediklerini sana söylemiştim. Başarılı olduğunu nasıl anlıyorsun peki? Bir önemi yok ki. Elbette önemli. Neden? Şu geçen adi herifin adı John. David! David, hiç arkadaşın var mı? Eminim, tatlı çocuklar vardır aralarında. ‘Tatlı’ ile kastettiğin nedir? Terbiyeli muhallebi çocukları mı? David, benimle hiç bu tarz konuşmazdın? Bugüne kadar seninle gerçekten konuşmuş olabileceğim fikrine nereden kapıldın? Konuşmak demek, gerçekte ne hissettiğini anlatmak demektir. Senin tek yaptığınsa kelimeleri arka arkaya sıralamak. Bu öğleden sonra bir planın var mı? Yok. İki saatlik yoldan buraya gelmemin nedeni seni alıp bir yerlere götürmek. Pek sevinmiş gibi görünmüyorsun? Hadi, canın ne isterse onu yaparız. Ne kadar iki yüzlüsün! Kahretsin, sen de gayet iyi biliyorsun ki sadece senin istediklerin olur. Tıpkı her zaman olduğu gibi! Bunları nereden buldunuz? Aldım. Kendinize mi? Mmmhmm. Aniden bir kalabalığa rastladım sarı nergislerden bir güruh. İngilizce dersinden hatırlıyorum. Evet, benimle ne hakkında konuşmak istemiştiniz? Ailen seni okuldan almaya karar verdi. Demek istediğiniz, onlar Sorun annem, değil mi? Babanla da konuştum, o da aynı fikirde. Babam çok yufka yüreklidir. Dilinizden düşmeyen şu yürek lafı var ya! Annenin ziyareti esnasında farklı bir şey oldu mu? Hayır, olmadı. Tatlı küçük oğlunu dinleyip ne düşündüğünü hiç sormaz ki. Sanırım beni leylekler getirmiş. Onu hiç anlayamıyorum. Zaten berbat bir gün geçirdik. Gelecek sefer yine durumu kurtarmaya çalışacağım. Bütün hayatım boyunca yaptığım gibi. Bu şekilde sorun çözülür mü? Çözülmez. Aileler çocuklarını hastalanınca sevmiyorlar. Biraz toparlamaya başlasan Hatta iyileşsen bile yine de sevmiyorlar. Ailelerin değişikliklere alışması zaman alır. Neredeyse dönemin sonuna geldik. En azından o zamana kadar kalmam gerekir. Bana sorarsan, ihtiyacın olan makul bir süre daha burada kalman. Baban seni bugün almaya gelecek. Bugün mü? Beni götürmelerine izin vermeyeceksiniz değil mi? Sana daha önce söylemeliydim ancak fikirlerini değiştirmeyi umuyordum. Beni götürmelerine izin vermeyeceğinizi söyleyin. Onlar senin ailen. Onlara engel olacak yasal bir dayanağım yok. Eminim öyledir. Geldim gidiyorum işte. Bunun çok da umrunuzda olduğunu düşünmüyorum Yanılıyorsun. Benim yerime yeni bir kıt beyinli bulunur nasılsa. Böylece tek kuruş kaybınız olmaz. Sence, okul ücretini ödemiş olmandan dolayı mı ilgileniyorum seninle. Neyse ki sonunda kurtuluyorum bu tımarhaneden. Buradan ne kadar çok nefret ettiğimi tanrı biliyor. Ailen tüm uyarılarıma rağmen geri adım atmadı. Siz kendi hatanızı göremeseniz de aileme yaptıkları yanlıştan döndükleri için şükran borçluyum. Hatam nedir? Alan Swinford, psikiyatrist. İnanın bana, çamaşırhane işletmek size daha çok uyar. İnsanların hayatlarına burnunuzu sokmak yerine daha faydalı bir iş yapmış olurdunuz. Nasıl burnumu sokuyorum? Sürekli sorup durduğunuz şu ahmakça sorularınız var ya! Neden bu soruları sormakta ısrarlısınız? Neden artık vazgeçmiyorsunuz, neden? Saati boşver, bir şekilde hallolur. Şu anlayışlı adam tavırlarını da bir bırakın artık! Daha başka neler yapmalıyım? Siz durdurana kadar bütün ofisi kırıp dökmem mi gerekiyor? Durdurmaktan kastın ailene karşı çıkmam mı? Denedim. İnan bana denedim. Belki iyice düşünüp fikirlerini değiştirirler diye. Umarım öyle olur ve geri dönersin.

Aslanların Fil Avı

aslanların fil avıAslanların Fil Avı, Aslanların Fil Avı Belgeseli, Aslanların Fil Avı izle

Aslanların Fil Avı İnsanların hayatlarına burnunuzu sokmak yerine daha faydalı bir iş yapmış olurdunuz. Nasıl burnumu sokuyorum? Sürekli sorup durduğunuz şu ahmakça sorularınız var ya! Neden bu soruları sormakta ısrarlısınız? Neden artık vazgeçmiyorsunuz, neden? Saati boşver, bir şekilde hallolur. Şu anlayışlı adam tavırlarını da bir bırakın artık! Daha başka neler yapmalıyım? Siz durdurana kadar bütün ofisi kırıp dökmem mi gerekiyor? Durdurmaktan kastın ailene karşı çıkmam mı? Denedim. İnan bana denedim. Belki iyice düşünüp fikirlerini değiştirirler diye. Umarım öyle olur ve geri dönersin. Nefesinizi harcamayın. Stuart, David’e biraz daha et keser misin? Henüz tabağındakine bile dokunmamış. David, yemek yemelisin. Aç olmadığımı söylemiştim. Bu akşam sadece senin sevdiğin yemekler yapıldı. Sana kendi ellerimle sevdiğin kurabiyelerden yaptım. Grace, David’in tabağına kurabiye koyar mısın, lütfen? Tatlım, kurabiyelerini soğutmadan ye. West Hill Akademisi’nin müdürüyle görüştüm. Güz döneminde hem küçükler hem de büyükler için sınıf açılacakmış. Hangi seviyede olduğunu belirlemek için seni bazı sınavlara alacaklar. West Hill Akademisi’ne gitmeyeceğim. Tabi ki gideceksin, lık etme. Devlet okuluna mı gitmek istersin yoksa? Devlet okulunda aldığı eğitimle üniversiteye gitmesi mümkün mü? Ben gidebilmiştim. Senin gittiğin üniversiteyi kim tanıyor ki? David’in kuzeydoğudaki saygın okullardan birisine gitmesini istiyorum. (Ivy League) Herkese oğlunun Princeton’da okuyacağını ilan edebilirsin. Oğlumun en iyisine sahip olmaması için hiçbir sebep yok. Benim hiçbir şeyim olmadı. Ne şık kıyafetler ne de herkesi davet edebileceğim güzel bir ev eski püskü mobilyaların olduğu oturma odası dışında. Beni davet etmiştin ama. Oh, sen mi Ailem üst sınıfa mensup olmasa da annen yine de benimle evlenme nezaketini gösterdi. Neyse ki seni o eski mobilyaların arasından çıkarıp buralara getirdim. Babanın seviyesi bu işte. Yokluğun benim için dayanılmazdı. Baban hiç yakınlık göstermedi. Babamı çekiştirmeyi keser misin? David Sus artık! David’in evine döndüğünü söylemiştim sana! Aynen öyle, bir adam alıp götürdü. Almaya gelen adam babasıydı. Buda isminin başka bir şekilde hecelenişi. Kendisinin gösterdiği gibi. Bak bu da soyadı. Clemens. Kendi soyadını yazabilir misin peki? Brandt. BRANDT. Brandt, hadi şimdi dene bakalım. David, bütün gün odanda yemeden kimseyle konuşmadan böyle oturamazsın. Dışarı çıkıp bir şeylerle ilgilenmelisin. Bak, harika bir fikrim var. Tüm aile bu yaz Kaliforniya’ya gidip güzel bir tatil yapalım, nasıl fikir ama! Çok güzel manzarasının olduğunu söylüyorlar. Senin yaşındayken bir yerlere gitmeme babam asla izin vermezdi. Umrunda bile olmazdı. Dünyanın en mükemmel adamı değildi doğrusu. Doğduğunda baba olduğum için kendimle gurur duyuyordum. Hemşire seni havaya kaldırmıştı. Bakışların öylesine masumdu ki hayatı sil baştan yazmak istedim. Gözlerin asla ve asla korkunç ya da üzücü şeyleri görmemeliydi. Seni bu kadar korkutan şey nedir, David? Ne zaman başladı? Eğer benim hatamsa, üzgünüm. Çocukken burada duran oyuncuklarını hatırlıyor musun? Arabaların, kamyonların, tüylü hayvanların. David, sana aldığım itfaiyeci başlığını anımsadın mı? Biliyor musun, küçüklüğünde benim itfaiyeci olduğumu sanırdın. Dinle, gelecek hafta izin alabilirsem birlikte bir yerlere gitmeye ne dersin? Sadece ikimiz. Vermont’a gidebiliriz, kamp nasıl olur? Şu an cevap vermek zorunda değilsin ama seveceğinden eminim. Sadece sen ve ben, unutma. Bu teklifi düşün olur mu, huh? Hey David, merhaba. Girsene. Acilen Alan’ı görmem gerek. Hemen haber vereyim. Merhaba, David. Girsene. Evden ayrıldım. Ailemin henüz haberi yok. Onlara haber vermem gerek, farkındasın değil mi? Eve dönmem. Asla dönmem. Tamam. Gidecek başka bir yerim yoktu, doğruca buraya geldim. Sevindim. Merhaba, kanka. Kanka, merhaba. David, David bak bana. Ne görüyorsun karşında? Gördüğüm kız aynı bir yıldız Yıldız kız. Benim o yıldız kız. Eşyalarımı toplayıp, gece yarısı evden ayrıldım. İstasyona doğru yürüdüm ve orada oturan bir kadın gördüm. Siyah bir kadın. Yanında oğlu da oturuyordu. Öylece oturmuş treni bekliyorlardı. Oğluna sarılmıştı ve uh çok huzurlu görünüyorlardı. Oğluna sarılışından onu çok sevdiği hemen anlaşılıyordu. Kendimi oğlunun yerine koydum. Böyle bir annem olduğunu düşündüm. Çok tuhaf, değil mi? Tuhaf olduğunu hiç düşünmüyorum. Ailenle telefonda uzun uzun konuştuk. Burada kalmanı kabul ettiler. Ailemden nefret ediyorum. İnsanları aynı anda hem sevip hem de onlardan nefret edebiliriz. Bu mümkün mü? Zamanla anlarsın. Kendi aileni daha iyi tanıdıkca onları yetiştiren aileleri de anlamaya başlayacaksın. Zorluklar, baskılar, korkular, başarısızlıklar. Babam varlıklı bir adam aynı zamanda da başarılı. Ama iç dünyasında hiç öyle değil. Evde neler oldu? Anlatsana. Can sıkıntısı ve gülünç şeyler, işte. Her ikisi de yani. Hep birlikte yemek yerken Karşımda duran heykele baktığımda düşüncelerimi zorlayabilmeli, sizce? Bence buna gerek yok. İçinden çıkılmaz bir konu bu. Ne dendiğini umursama. Umursamıyorum. Aslında ben beğendim. Ben de. Lisa, in aşağı. Lisa? Anne! Şu kıza bak! Lisa, hadi aşağı in. Genç bayan! Genç bayan, bir an önce oradan inin. Durun, bana bırakın lütfen.

Aslan Sürüsünün Gücü ve Yardımlaşması (bufalo)

aslanlarbufalolar
Aslan Sürüsünün Gücü ve Yardımlaşması (bufalo), Aslan Sürüsünün Gücü ve Yardımlaşması (bufalo) Belgeseli, Aslan Sürüsünün Gücü ve Yardımlaşması (bufalo) izle

Nedir? Bize altını gösterebilirsin. Altın? Bende altın yok. Keşke olsa. Bir zamanlar toplamıştım ama sonra hepsi bitti. Plugger ve ben hepsini verdik. Şimdi şehre dönüyoruz. Anlıyorum. Hepsi bu mu? Gün ortasında şehre dönüyorsun. Eğer satacak altını yoksa neden? Düşündüğüm bu. Yemin ederim, bende altın yok. Biz sadece şehre gidip Bir dakika düşüneyim. Düşün bakalım. Küçük bir parça altınım olabilir. İşte burada! Onu unutmuştum. Alın. Tabancanı çek. Ne? Altınını öyle alamam. Hırsızlık olur. Ne yapalım biliyor musun, moruk? Altın için düello. Clinch. Sus. Altını alın yeter. Sadece hırsız altını alır. Bana hırsız mı diyorsun moruk? O zaman silahını çek. İşte bu. Şimdi bana doğrult. Üç olunca ateş edeceğiz. Bir. İki. Lanet olsun, Clinch! Onu öldürmek zorunda değildin! Biliyorum tatlım. Sana zaten altını verecekti. Sorun şu ki, ona iki defa sormak zorunda kaldım. Ben meşgul bir adamım. Sen adinin tekisin! Sakın bir daha adamlarımın önünde bana böyle birşey söyleme. Kocasına saygı duyan eş ol. Şimdi, tekrar deneyelim. Tanrım, seni seviyorum. Ben kızlar tarihinin en şanslı kızıyım. İşte bu. Şimdi yürü. Clinch. Şuna bak. Bullhead’den gidersek yarım gün kazanırız. Sen, Hanok ve Jordy benimle geliyor. Bilbee kanyonundan geçip Sherman nehrine varırız. Buradan sonra çok dikkatli olarak ilerlemeliyiz. Anna, seni güvende tutacağım. Lewis, Anna ile doğuya gidin. Old Stump diye bir yer var, oraya gideceksiniz. Anladın mı? İşleri sakince halledelim. gün sonra yanına geleceğim. Hadi oğlum. Gel. Hadi, Plugger! Evet! Hadi oğlum. Gidelim. Aman Tanrım! Bakın öğlen ‘de kim kalkmış. İstersen hala domuz eti ve krem var. Dışarı tuvalete gidiyorum. Eğer dışarıda ölürsem bana bir iyilik yapar mısınız? Sadece bir kez olsun, koltuk değiştirmenizi istiyorum. Canın cehenneme. Edward, merhaba. Nasılsın? Aman Tanrım, berbat görünüyorsun! İhtiyacım olan motivasyon bu! Teşekkür ederim. Sen nasılsın? Doğrusu, senin için biraz endişelendim. gündür kasabaya gelmedin. Bütün gün evde durup uyuyormuş gibi görünüyorsun. Hayır, evde durmuyorum. Dışarı çıkıyorum. Salı günü ne yaptım biliyor musun? Charlie Blanch’a parasını ödedim. Böylece beni vurmayacak. Bu konuda konuşmak istemiyorum. Gerçek şu; burada ailemle kalmam gerektiğini düşünüyorum. Yakında burada olmayacaklar. Bende büyürken bana verdikleri tüm sevgi ve ilgiyi onlara vermek istiyorum. Değil mi? Osururken acıyor mu gene baba? Sana ne benden? Babamı çok seviyorum. Albert, bu ayrılığın seni üzdüğünün farkındayım ama bu çiftlikten uzaklaşmalısın. Koyunlarını haftalardır traş etmedin. Sen bunun nasıl birşey olduğunu bilmiyorsun. Saygısızlık etmek istemiyorum ama her gece kız arkadaşının evine yanına gidiyorsun. iyorsunuz Hayır, Ruth ve ben hiç Nasıl yani? Siz hiç Evet. Hayır. Yapmadık. Ruth genelevde günde kişi ile miyor mu? Sakin bir günde, evet. Ama siz hiç yapmadınız mı? Hayır. Ruth evlenene kadar beklemek istiyor. Ruth Hristiyan, bende öyle. Düğün gecemizi bekliyoruz. Edward, sen hiç biriyle yattın mı? Amcamla birşeyler yapmıştık ama uzun zaman oldu, hatırlamak zor. Haklısın. Daha kötüsü de olabilirdi. Evet. Dışarı çıkıp yeni insanlarla tanışacağım. Teşekkür ederim. Bu penisimden geldi. O halkaları çeviren çocukları heryerde görüyorum. Evet, ben de. Beyinleri için kötü, değil mi? Evet, dikkat eksikliği yapıyormuş. Bir makalede okumuştum. Evet bende okudum. O dönen şeye baktıkları için yaratıcılıklarını kaybediyorlarmış. Evet. Aklıma geldi. Bugün buz nakli yapacaklarmış. İzlemeye gidelim mi? Evet, eğlenceli olur. Evet! Tek bir yerde bu kadar buz görmek çok ilginç oluyor. Evet, bende heyecanlıyım. Edward, bak. Lanet olsun. Lanet Foy. Bana kimseyi görmek istemediğini söylemişti. Kendimle ilgilenmek istiyorum demişti. Hale bak. Aman Tanrım. Lanet Foy! Bıyık dükkanının sahibi. Şuna bak. Kızı öpüyor. Lanet Foy! Kızı iyice öpüyor. Belki bıyık bırakmalısın. Bunu karşılayamam. Kremler, mumlar, losyonlar. Yeterince param yok. Lanet Foy! Kiliseye gitsek mi? Kendini daha iyi hissedersin. Kilise beni daha iyi hissettirmez. Baksana! Buz geldi. Neden bu kadar büyük? Erimesin diye. Ne harika. Bunu yapma yöntemleri çok ilginç. Boston’da bir firma bunu donmuş nehirlerden blok halinde kesiyor Aman Tanrım! Aman Tanrım! Ne kadar çabuk indi aşağıya! Hata yapmayın çocuklarım. Bedava otlardan herkes adil olarak yararlanabilir Tabutlarımızın vergilerini ödeyene kadar bu geçerlidir. İncilde bu konu tam olarak burada anlatılmıştır. Ayrıca, bu sabah buz taşıması sırasında ölen James Addison için dua etmemizi istiyorum. James, bu Temmuz ayında senin hayatını verdiğin soğuk içeceklerimizi içerken seni hatırlayacağız. Onlar hala bu lanet buzu kullanacaklar. Sabah hizmetini bitirmeden önce toplumumuzun yeni üyelerine hoşgeldiniz demek istiyorum. Lewis Barnes ve kız kardeşi Anna. Old Stump’a yeni geldiler ve burada bir çiftlik kuracaklar. Onlara bol şans diliyoruz. Bugünkü hizmetimiz sona eriyor. hafta daha Tanrı sizi korusun. Bir de dağ aslanına dikkat edin. Bıyık Dükkanı Tonik Yüz ve Sakal İçin Bıyık Bıyık ve Sakal için Saçlar için Merhaba. Sana da merhaba. Panayır geliyor. Beraber elbise almaya gidebiliriz diye düşünmüştüm. Bende senin yeni bir elbiseye ihtiyacın olduğunu düşünmüştüm. Pahalı birşey mi? Abartı pahalı olsun. Tamam. Aman Tanrım. Selam, Albert. Merhaba. Ne oldu evlat? Hiç gelmezdin buraya. Sadece bakınıyorum. Peki.. Ama senin bıyığın yok. Biliyorum. Bir tane uzatırım diye düşündüm. Pardon, duyamadım. Bir tane uzatmayı düşünüyorum dedim. Affedersiniz, ben tuvalete gidiyorum. Ne tür bir bıyık uzatmayı düşünüyorsun? Büyük olacak. Ağzımın yanından aşağıya doğru inecek sonra çenemin kenarına çıkacak. Sonra kulağımın yanından devam edip saçımla birleşecek. Moebius bıyığı. Moebius bıyığı, doğru. Anladım. Bu tür bıyıkların çok pahalıya mal olduğunu biliyorsun, değil mi? Evet, biliyorum. Sen çiftçisisin. Birşey soracağım, yaptığından memnun musun? Ne yapıyorum? Bir erkeğin kız arkadaşını çalıyorsun. Bundan memnun musun? Louise seni bıraktı, dostum. Daha fazlasını verecek birini seçmesi benim suçum değil. Ona güzel bir ev verebilirim. Sıcak battaniye, ambalajlı şeker. Aynısını sende söyleyebilir misin

Aslanların Destansı Yaşamı

Aslanların Destansı YaşamıAslanların Destansı Yaşamı, Aslanların Destansı Yaşamı Belgeseli, Aslanların Destansı Yaşamı izle

Niye bu kadar endişelisin? Ver bana. Arkadaşlarımız ve ailemiz geliyor, sadece Hadi, hadi Makyaj yapacağım. Rahatla. He. kişi için pasta yeter mi? Mutlu yıllar. Seni taşımama ne dersin. Öpücük . Hindi geliyor. Maggie, yer aç. Al bakalım. Bu kimden? Kim aldı? Ben aldım. Bu ne? Tatlı değil mi? Öyle mi? Hayır, daha var. Hepiniz sene önce Yunun yengemize nasıl teklif .. ettiğini hatırlıyor musunuz? Cd zaten takılı. Herkes toplandı. Baş rolümüz hazır. Çiçekler Hazır Çiçekler Çiçekler? Buyur Tamam. Müzik ? Hepsi hazır. İşte orada Mann, benimle evlen. Hemen değiş. Tamam. Tut şunu. Mann, evlen benimle. Doğru yüzüğü aldın, değil mi? Yüzüğü yanında getirmedin mi? Teklif eden be değilim. Benimle mi evlenmesini istiyorsun? Yüzüğü yanında getirmedin mi? Sen getirmedin mi? Unuttun mu ? Çabuk geri gel. Mann kızgın güneşin altında bekliyor. Sabrı tükenmek üzere. Hepiniz hazır mısınız? Evet. Gerçekten mi? Emin misin? Evet. Tamam. Git de kızı al İşte gidiyor. Merhaba. Korkuttun, beni! dakika geciktin! Üzgünüm. Güneşin altında piştim. Çok üzgünüm. Neredeyse karardım. Üzgünüm. Bütün küçüklüğüm gözümün önüne geldi. Üzgünüm. Kızma Yanımdan git! Sana söylemem gereken şeyler var. Umurumda değil. Şuan sesini bile duymak istemiyorum. Kızma. Randevumuz burada bitti. Duş almam gerek. Böyle davranma. Bekle. Yanıyorum. Üzgünüm Gerçekten çok üzgünüm. Sakin ol. Gülümsediğinde daha güzel oluyorsun. Beni duydun mu? Artık senin sesini bile duymak istemiyorum. Yapacağın en iyi ley beni yalnız bırakman. Tamam, o zaman. Git, uzaklara, uzaklara, çok uzaklara. Ne yapıyorsunuz? Şimdi değil ! Aptallar. Bugün teklif edecektim. İşte yüzük. Elini ver. Unut gitsin. O gülümsüyor. Sevgilim! Mann! Beklesene! Seni çekmem gerek. Bana güzel mutlu bir surat göster. Neredesin? Şey, ben Lu Xiaowan, seni hain! Evet, öyle dakika bekledin. Önemli olay! Sabahtan beri buradayım. Onlara sorabilirsin. Doğru! Bütün cefayı çekenin sen olduğunu sanıyorsun. Geçen seneden beri bekliyor. Kardeşim Ne? Teklifi niye onlar ayarladı? Ona söyleme. Hayır Hayır.. Kardeşime zorbalık yapma. Hiçbir şey söyleme. Siz ne ayarladınız? Hiçbir şey Söylemeyin. Bu resmi ilk defa görüyorum. Ne oldu? Sana ne zaman aşık olduğunu biliyor musun? Hayır. Şirkette ki ilk günümde. Yemek yenilen yerde güzel bir kız gördüm. O sendin, bulaşık yıkıyordun. İşte o zaman, eğer bu kız hayatım boyunca benim bulaşıklarımı yıkasa ne kadar romantik olurdu. Hayır, olmazdı. Evet, çok güzel olurdu. Sana ne zaman aşık olduğumu biliyor musun, peki? Evet yatakta Yatakta harikayım. Bir gün, iş çıkışı ofiste cüzdanımı unutmuştum. Almak için geri döndüm. Oraya gittiğimde ışıklar kapalıydı. Karanlıkta birinin şarkı söylediğini duydum. Unchained Melody. O, sendin. Hayır. O, sendin. Seni gördüm. Ben değildim. Ben şarkı söylemem. Seni gördüm. Hayır, ben değildim.. Ben değildim. Gerçekten mi? Oh, aşkım Sevgilim Daha yüksek sesle söyleyebilirim. Korkuttun beni! Tamam, bulaşıkları ben yıkayacağım. Tamam, yıka. Geçen ay tam bir taramadan sonra işe geri döndüğünü duydum. Yoğun musun? Evet, öyle. Son zamanlarda sağlık durumun nasıl? Bazen başım ağrıyor. Bir de çok çabuk yoruluyorum. Belki de işe hemen başlamamam gerekirdi. Son zamanlarda unutkan oldu. Telefonunu çok zaman evde unutuyor. Öyle mi? Evet. Tamam, bir test yapalım. Oldukça basit. Sorularıma cevap ver, tamam mı? Bugünün tarihini söyler misin? Test bu mu? Saçma olduğunu düşünebilirsin ama testi tamamlayalım. Perşembe. Nerede olduğunu biliyor musun? Hastane. Şuan hastanedeyim. N M U Hastanesi. Benden sonra kelimeyi tekrar et. Elma, gazete, tren. Onları unutma. Şimdi yeniden soruyorum. Elma, gazete, tren. eksi kaç? Yeniden eksilt. Yeniden eksilt. Sana numara söyleyeceğim. Söylediğim şekilde tekrar et. , , , , Sana önceden söylediğim kelimeyi tekrar et. Hangi kelime? kelime söylemiştin biraz önce. Beyninin sol lobunda kan pıhtısı var. Beyninin iki tarafı dengesiz. Bu taraf normal diğer tarafsa atrofi gibi görünüyor. Bu ne demek? Bayan He, Alzheimer hastalığı olduğunu düşünüyoruz Alzheimer hastalığı ne demek? Bazı insanlar bunama diyorlar. Ne? Onu duydun mu? Onu duydun mu? Tedavi için iki seçeneğiniz var. .seçenek: Ameliyatla kan pıhtısı almak fakat bunu size önermiyorum çünkü kan pıhtısı önemli sinirlere bası yapıyor. Ameliyat çok riskli. Başarı oranı . . seçenek: İlaç tedavisi sürecin yavaşlamasını sağlıyor. Şuan yapacağımız şey yapacaklarınızı ve aktivelerinizi yeniden planlamak yazını geçirme ve tekrar okuma gibi. Her gün egzersiz yapın ve günlük yazma ila başlayın. Yakında, kim olduğumu hatırlamayacağım. Bu olduğu zaman beni terk edecek misin? Seni asla terk etmeyeceğim. Bütün hafızanı kaybetsen bile devamlı senin yanında olacağım. Lütfen benden vazgeçme. Beni tek başıma bırakma. Şimdi fark ediyorum biz sadece arkadaş ve aile değiliz. Ayrıca savaşçıyız. Savaş ne kadar zor olursa olsun ikimiz birlikte olduktan sonra her şey güzel olacak. Mann hastalığıyla yüzleşiyor. Daha iyi olacağından ikimizde eminiz. Hadi yiyelim. Hindistan cevizi yağı senin için iyi. Mahjong* oynadım. Mannin hafızasını beklenenden daha hızlı kötüleşmeye başladı. Günlüğüne yazdığı şeyler karmakarışık birbiri ile bağlantılı değil. Günlük hayatta yapması şeyleri bile unutmaya başladı. Onun devamlı yanında kalmalı ve hatırlatmalıyım. Dişlerini fırçaladın mı? Sence? Ağzını aç. Temiz ve ferah koyuyor. Yemek orada hazır. Isıtman yeterli. Tamam mı ? Gitmem gerek. Ne zaman geri geleceksin? Kısa olan yı gösterdiğinde O zaman geri geleceğim. Akşam dan önce gelmeyeceksin. Nereye gidiyorsun? Toplantım var. Yemekte evde olamayacağım. İyi çalışmalar. Onu hala bulamadım. Eve gidip arabayı alacağım. Eğer bir şey öğrenirsem, seni ararım. Bay. Evdesin. Geç kaldın. Yoğun bir gün müydü? Gel otur. Mutlu Yıllar Mutlu Yıllar Cheesecake, en sevdiğin. Bu da hediyen. Açsana. Nokia . Bundan hep bir tane isterdin. Bulması zor oldu. Beğendin mi? Üzgünüm. Biz boşanalı çok oldu. Üzgünüm. Bunu kaldırayım. Son günlerde Mann nasıl? Aynı. Sıklıkla banyo yaptığını unutuyor. Çok fazla banyo yapmaya başlıyor, elleri buruşana kadar Bu.. ciddi görünüyor. Çok kötü değil. İyi bir şekilde dinlendiğinde, durumu iyi oluyor. Bu nedir? Jingxin Sanatoryum* Arkadaşımın annesinde aynı hastalıktan muzdarip.

Gittikçe Vahşileşen Aslanlar

aslanGittikçe Vahşileşen Aslanlar, Gittikçe Vahşileşen Aslanlar Belgeseli, Gittikçe Vahşileşen Aslanlar izle

Eğitimin ilk aşamasını geçtik ve ödülümüz bu yani. Fırlat bakalım! Glamorous. Anne? Kızım. Burada ne arıyorsun? Er ya da geç seni göreve vereceklerini biliyordum. Kendine bir bak. Ne kadar güçlü ve güzelsin. Anne, burada olamazsın. Biliyorum ama sen tehlikedesin. Ne? Sana bir şey sormam gerek. Teste girdiğin gün hasta değildin, değil mi? Neden? Test sonucun neydi? Tatlım, sorun yok. Bana söyleyebilirsin. Sonuç Yetersizdi. Uyumsuz. Kimseye söyleyemezsin. Arkadaşlarına, eğitmenlerine, kimseye güvenemezsin Ben İnsanlar uyumsuzları hep tehdit olarak algılar. Bilgelik her yerde onları arıyor. Uyumsuzları ciddi şekilde arıyorlar. Neden? Anne, ben neyim? Boyun eğmezsin. Aklın farklı çalışıyor. Senden korkuyorlar. Eğitimin ikinci aşaması senin en çok riskte olacağın aşama. Kafanın içine girip korkuya nasıl tepki verdiğine bakacaklar. Ama geçebilirsin. Onlar anlamadan Korkusuz olabilirsin. Daha önce buna şahit oldum. Bunun hakkında nasıl bu kadar şey biliyorsun? Korkusuzlar hakkında? Bunu boşver. Kim olduğunu anlamalarına izin verme. Bekle! Korkusuz muydun? Dinle Ne yapıyorsun? Kamyon doldu. Hadi gidelim. Ona ne yapmışlar? Tris. Otur. Sana beynin korku kısmını tetikleyen bir serum vereceğiz. Harika. Halüsinasyonlar olacak ve serumdaki vericiler zihnindeki görüntüleri görmemizi sağlayacak. Zihnimdekileri göreceksiniz yani? Geriye yaslan. En kötü korkularınla yüzleşeceksin, Tris. Çoğu insanın tane gerçekten kötü olanı vardır. Kendini rahatlatmalı, nefes alma ve kalp ritmini yavaşlatmalısın. Karşına gelenle yüzleş. Cesur ol. Bu gerçek değil. Tamam, sorun yok. İyi misin? Halüsinasyonda ne kadardır olduğunu düşünüyorsun Tris? dakika? . Ortalamadan kat daha hızlı. İlk seferde bu kadar iyi yapanını daha önce görmedim. Kuşlardan nasıl kurtuldun? Görüntü net değildi. Suyun içine daldım. Gelecek sefer daha kolay olacak. Tekrar yapmak mı zorundayım? Evet, finallerden önce birkaç sefer alıştırma yapmalısın. Sen normalsin. Endişenelenecek bir şey yok. Bütün vücudum küçük böceklerle kaplıydı. Kulaklarımda, boğazımdaydılar. Nefes alamıyordum. İki sene önce biri öyle paniklemiş ki kalp krizi geçirmiş ve neredeyse ölüyormuş. Ne? Ne kadar umut veriyor, değil mi? Pek sıkıntı yaşamamışa benziyorsun? Ben mi? Hayır, berbattı. Hadi ama, kimse senin sürene yaklaşamadı bile. Harikaydın. O kadar iyiydi ki, seni Korkusuzlar’dan eleyecek. Hayır, beni Korkusuzlar’dan elemeyecek. En kötü olmaktan en başarılı olmaya erişti. Birinin sonuncu olup onun yerini alması gerek. Kim olacak peki? Sen. Hiç konuşmayı kesmez misin? Sadece bunu nasıl yaptığını bilmek istiyorum. Numaran ne? Bir numaram yok. Hiç kimse o kadar hızlı geçemez. Neden bize nasıl yaptığını söylemiyorsun? En azından arkadaşlarına anlat. Neden bahsediyor bu? Kolaylaştıracak bir yolu var mı? Hayır. Hayır, hiçbir şey yapmıyorum. Bu gerçek değil. Bunu nasıl yaptın? Neyi? Camı nasıl kırdın? Bilmiyorum. Yaptım işte. Öylece yaptın yani? Test sonuçların nasıldı? Yetenek testin. Fedakar’ım. Pek sanmıyorum. Ne? Bence bana yalan söylüyorsun. Sana neden yalan söyleyeyim ki? Birkez daha soracağım. Test sonuçların nasıldı? Fedakar. Gidebilirsin. Tris? Bilesin diye söylüyorum. Korkusuzlar camı öyle kırmazlar. Kardeşim de senin gibiydi. İkinci aşama esnasında epeyce hızlıydı. Simülasyonun son gününde Korkusuz liderlerinden biri onu izlemek için geldi. Ertesi sabah cesedini kuyunun dibinde buduk. Ondan kurtuldular. Kim yaptı? Korkusuz Liderliği. Öğrenmelerine izin veremezsin. Peki ya zaten biliyorlarsa? Öyleyse zaten ölüsün demektir. Beatrice. Burada ne arıyorsun? Başım belada. Ne oldu? Korkusuz olarak kalamayacağım. Oraya uymuyorum. Uymak zorundasın. Yapamam. Onlar gibi değilim. Kim öyle ki? Onlar deliler. Belki Fedakarlık’a geri dönebilirim. Geri dönemezsin. Biliyorum ama Bunu yapmana asla izin vermezler. Kim? Bilgelik. Fedakarlık’ın daha fazla kuralları çiğnemesine izin vermeyeceklerdir. Gerçekten devleti onların yönettiklerini mi düşünüyorlar? Yakında öyle olabilir. Ne. Gerçekten mi? Yetki Bilgelik’de olmalı. Kesinlikle, Fedakarlık’ta değil. Dur bekle, Caleb. Bunu nasıl söylersin? Diğer bütün grupların istediği bu. Şimdi Fedakarlık başarısız olunca da Hayır. Burada sana söyledikleri bu sadece Bu doğru. Bu doğru değil. Doğru değil. Buradakiler yalancı. Seni nasıl kontrol edeceklerini biliyorlar. Bunu anlaman gerek. Beatrice. Bence gitmelisin. Grup soydan önce gelir, değil mi? Anladım. Benimle gelmen gerek. Dur! İyi misin? Evet, iyiyim. Lütfen, otur. Teşekkürler. Bugün buraya gelmene sevindim. Gerçekten mi? Yeni grubunla mutlu musun? Evet. Ama kardeşini görmeye geldin. Sadece konuşmak istemiştim. Anne ve babanı gördün mü? Hayır. Öylece bırakmak zordur. Grup soydan önce gelir. Bu çok önemli bir ideal ancak bazen yerine getirmek zor olabiliyor. Çünkü insanın doğal yapısına aykırı. Ama tam olarak üstesinden gelmemiz gereken zayıflıkta bu. İnsan yapısının zayıflık olduğunu mu düşünüyorsunuz? İnsan doğasının düşman olduğunu düşünüyorum. İnsan doğası sır tutar, yalan söyler, çalar. Bunu kökünden halletmek istiyorum. Barışçıl ve istikrarlı bir toplumu böyle sağlayabliriz.

Son Aslanlar

Son AslanlarSon Aslanlar, Son Aslanlar Belgeseli, Son Aslanlar izle

Son Aslanlar İlerleyin, Onu duydun! Kusanagi, son birşey daha. emirlerine karşı gelecek olursam geri geldiğimde bana istediğin kadar ceza verebilirsin. Kuklacı’yı yakalayamacaayk gibi olursan.., onu öldürmek zorundasın başarısızlığı kabul etmiyeceğim. Beni duydunmu? Anlaşıldı. Yolcu listesinde Dış İşleri Bakanlığı ve Amerikalı olan tüm uçuşları durdurun. Bütün yolları kesin ve ve konrtol noktaları ayarlayın. ve tüm acil durum personelini alarma geçirin Ve bana Ishikawa’yı getirin.. Nakamura’nın girişte yanında olan adamın tüm bilgilerini istiyorum. Kod ve Dış İşlerinin bununla iligili bağlantısı, operasyonu yada herhangi birşeyi ile ilgili hemen bilgi istiyorum. Saldırı timin’den bir haber varmı? dakika önce araç değiştirmişler. Yaklaşık dakika içinde bağlantı kuracaklar. İzlenilmediklerinden emin olun. Evet efendim! Artık hiçbirşeyi anlamıyorum. Neden Kuklacı kaçmak için .Şube’yi seçsin ki? Emin değilim ama hayal gücümüzden öte bir nedeni olduğuna eminim. Bilemiyorum. Belkide orda birinden hoşlanıyordur. Saçmalık. Hey, Şef, lshikawa? Nedir? Dış İşleri Bakanlığının ağında geziniyordum, Sanırım sizi ilgilendirecek oldukça ilginç şeyler buldum. Bekle, şifreli bir kanala geçiyorum. İşte Nakamura ile birlikte görünen adamın geçmişi. Dr. Willis bir Amerikalı. Neutron Şirketi’ndeki stratejik bir araştırma ekibinin başı. Yapay zekâ alanında zirvedeki araştırmacılardan biri. Dışişleri Bakanlığı bünyesinde bir projeyi yönetiyordu. Peki, sizce bu ekipteki ana programcı kim olsa hoşunuza giderdi? Sadede gel. Bay Mizuho Daita. yaşında. Hatırladınızmı? o . Şube’nin ilticasına engel olmaya çalışılan kişiyidi. sonra Binbaşı işe karıştı ve o sırada onunla konuşan diplomatın icabına baktı. Devam et. Ben endişelendiren şey ise, projenin Kuklacı ortaya çıkmadan yıl önce başlamış olması. Bir yıl öncemi? Ama bu proje, Kuklacı’yı yakalamak için yaratılmamışmıydı? Al birde burdak yak. Onlar kesinlikle Kuklacı’nın peşindeydi ama belkide onu yakalamak için değil onu tekrar ele geçirmek içindi Bir düşünün. Bakanın tercümanının hacklenmesi olayı gerçekleştiğinde Malles’i sınır dışı etmek için bir neden arayan MDA idi, Malles’i sınır dışı etmek için bir neden arayan MDA idi. Belki hepimiz kandırıldık.,.. Ya bu Kuklacı denen şey Mofa’nın işleri karıştırmak için kullandığı bir tür araçsa ve bir şekilde onun kontrolünü kaybettilerse? Yani onu tekrar ele geçimek için acele ediyorlar. Bu, .Şubede’den onu neden kaçırmak istediklerini mantıklı kılıyor Eğer Kuklacı bunu dünyaya açıklarsa Uluslararası ilişkilerde çok büyük olaylar patlak verir. İşini kaybedecek olan da sadece Dış İşleri bakanları olmaz. Proje hakkında birşey varmı? Hayır. Bütün dosyaları kapatmışlar. Sadece dosyanın ismine ulaşabiliyorum. Proje . Devam et. Onların senin orda olduğunu çaktırma sakın. Anlaşıldı. Proje Kuklacı planı. Hedef ikinci bir araç ile bağlantıya geçti. Bateau? Yol kenarında park halinde olan, beyaz bir Sedan’ın yanında durdular, sanki, arka koltuktan birşey oynatıyorlar. ve, gene hareket halindeler. Beyaz Sedan’da öyle. Yem? Belki belkide bizim öyle düşünmemizi istiyorlar. Kusanagi? Ben Sedan’ı alıyorum. Onun senin adamın olduğunu nerden biliyorsun? Yoksa hayaletin gene birşey mi fısıldadı? Belki, Bilmeliydim. numaralı hedef R yolundan çıkıp Eski Şehir’e doğru yol alıyor. Km içinde başka hiçbir araç yok. Tahliye tamamlandı. Hedeften ne kadar uzaktasın? Sıfır. Harekete hazır bekliyorum. Başla, Adamını yakalayabildinmi? Hayır. Tanrım. Ne karmaşa ama. Bu kadar abartmak zorunda değildin. Ah, hey! Alın götürün bu göt herifleri, Binbaşıya yedek kuvvet göndermek için hemen Şef’i arayın. Hadi! Onun gibi sert bir fıstığın sence böyle birşeye ihtiyacı varmı? Sel’den en az zarar gören bölgelerden biri Eski Şehir’di Neden bukadar terkedilmiş bir yere gelinsinki? Bir amaçları vardır herhalde. Belkide deniz’den kaçmak istediler yada Helikopterle. Yada bu bir tuzak! Sencede desteği beklemek daha iyi olmazmı? Hayır. Bekleyememinin bir sebebi var. Beni deniz tarafından yaklaşabilecek bir şekilde binanın üstüne çıkar. Bende yakıtım bitene kadar hem gözlem yaparım, hem iletişim aracı olurum. Eğer burnuna kötü kokular gelirse, kıçını ordan hemen çıkarmanı istiyorum. Tavana ateş et. Yap hadi! Bu bir tank! Geri kaç! Bekle, tank’ı kendi başınamı halledeceksin? Bu belkide Kuklacı’ya ulaşabilmek için son şansımız. Şef artık onun ne olduğunu biliyor, onu pazarlık için kullanacaktır. Benim de böylece için dalma şansım kaybolmuş olur. Ne? ne hakkında konuştuğuna dair hiç bir fikrim yok Ne tür silahların var? Bir M- ve de bir B Ünitesi Sadece bunlarla bir tank’la savaşamssın. Üzgünüm, bir süreliğine bağlantıyı kesiyorum. Hey, en azından ben oraya varana kadar bekle. Binbaşı! Sana geri çekilmeniı emretmiştim! Evet, biliyorum,. ama şunu bilmende yarar var diye düşündüm şu an çağrılarımı cevapsız bırakan tane Helikpoter sana doğru geliyor. Bağlantıyı kesiyorum. İyi şanslar. Tamam. Siktimin kurşunları bitme zamanı gelmişti.. Sen delisin. İyimisin? Sen ne kullandın böyle? Teçhizat bölümünden deneysel bir silah. Ve şimdi benim özel koleksiyonumun bir parçası. Bunu almak zorudaydım o yüzden geciktim. Beynin güzel görünüyor.

Aslanlar Bufalolar AMANSIZ DÜŞMANLAR

aslanlarbufalolarAslanlar Bufalolar AMANSIZ DÜŞMANLAR, Aslanlar Bufalolar AMANSIZ DÜŞMANLAR Belgeseli, Aslanlar Bufalolar AMANSIZ DÜŞMANLAR izle

Ama Bu olamaz. Evine gittim, bir bekar eviydi. Sana söylemiştim. Onu ayrılmamızdan sonra kiraladım diye. Kayıtları kontorl ettim yıldır orada yaşıyormuşsun. Senin hiçbir zaman bir eşin ve kızın olmadı, Ailen sadece beyninde bir hatıra, gerçek değil. Bak. Bu senin iş arkadaşına göstermiş olduğun fotğraf. Kimi görüyorsun? Benim kızımın bir fotoğrafıydı. Melek gibi gülümsüyordu. Adı ne peki? Karın ile nerde tanıştın? Ne zaman evlendiniz? Söyle bana. Bu fotoğrafta kimi görüyorsun? Hepsi yalan, eski anılarıma ne zaman kavuşacağım? Ne yazıkki şu an var olan teknoloji ile şimdiye kadar sadece iki tane başarılı vaka kaydedildi, o yüzden pek tavsiye etmiyorum. Üzgünüm. Sanal Deneyim ve rüyalar bile bilgi olarak var olan, eşzamanlı gerçeklik ve hayal İnsanların hayatları boyunca topladıkları bütün bilgi bile, okyanusda bir damla kadardır. Bir Cyborg neden boş zamanlarında denizin dibine dalar ki? Ne zamandır yapıyorsun bunu? Denizden korkmuyormusun? Ya yüzgeçlerin çalışmassa? Sanırım o zaman ölürüm. Yada belki sen beni kurtarırsın Sende biliyorsun, burada olmak zorunda değilsin. Ben, Eee, nasıl birşey peki yüzmek? Sende su altı eğitimini tamamlamıştın. Ben lanet olası havuzdan bahsetmiyorum. Korku ve endişe hissediyorum karanlık yalnızlık Bazen de umut Umut mu? Derin ve karanlık sularda mı? Yüzeye doğru çıkarken başka biri olduğumu hayal ediyorum. Muhtemelen, basınç azalması yüzündendir. . Şube’yi bırakmayı mı düşünüyorsun? Vücudunun ne kadarı orjinal? Sen sarhoş falanmısın? Çaresi basit. Vücudumuzdaki kimyasallar, bizi saniyeler içinde ayıltabiliyor. Uyuşukluk yok, akşamdan kalmalık yok O yüzden emirleri beklerken içmemize izin veriyorlar. İnsanın nerdeyse içgüdüsel olarak yeni çıkan teknolojileri bulma konusunda bir dürtüsü vardır. Kontorl edilmiş metabolisma, bilgisayar destekli beyinler çok hızlı gelişiyor. Atletizm ve reflexler sürekli hızlanan bir şekilde, inanılmaz büyük derecede inanılmaz hızlı veri alma kabiliyeti hepsi cibernetik vücütlar ve elektronik beyinler sayesinde, bize daha da büyük güç ile birleşme olanağı sağlıyor. Peki ya biz düzenli olarak uygulanan yüksek dereceli onarım olmadan yaşayamazsak? Kime şikayet edeceğiz? Biz vücudumuzu ve ruhumuzu .Şube’ye sunmadık. Doğru, istediğimiz zaman istifa edebiliriz. ama geliştirilmiş beyinlerimizi ve cyborg parçalarımızı hükümete geri vermek zorundayız. Beni, ben yapan bütün parçalar. İnsan vücudunu ve zihnini oluşturan sayısız parça var, Bir yüzü ve sesi diğerlerinden ayıran özellikler Uyandığında gördüğün el, çocukluk anıların ve geleceğin hakkındaki düşüncülerin, Ve sadece bu kadar da değil, Ayrıca bütün bu inanılmaz bolluktaki bilgilerle, sonsuz ağ’dan da yararlanabiliriz.. Tüm bu, bir karışım yaratmak için birleştirilen şeyler beni şekillendiriyor ve bana bilinç kazandırıyor. Aynı zamanda , kendimi durmadan sınırlar içinde hissediyorum,. Kendini riske atıp dalmanın nedeni demekki buymuş. Denizin dibindeyken o lanet olası karanlıkta ne görüyorsun? Sanki, bir aynadan bakıyormuşuz gibi, Ve gördüğüm şey bulanık bir imge, Bu senmiydin? Sensörler çalışmaya başladı,. Beynin backup’ı için bağlantı denetimi Onaylandı. Görsel sensörler tekrar ağ’a bağlandı – Vücut Fonksiyonları? – Vücut Fonksiyonları? – Çıktı normal. Madem geç kalasaksın en azından haber verseydin! Hazırlıklar tamam. Başlayalımmı? Bu kadar yeter. Durun dakika içinde ofisimde ol. Bence önce geç kalanları durumu anlatalım önce. Yaklaşık iki saat önce,Megatech isimli şirkette, elektronik bir hücre kendi buyruğu altında bir siber-vücut yarattı. Süpervisörler şirkete vardığında, Vücut çoktan gitmişti. Bununla ilgili bir bülten yayınladık ve şehir çapında bir arama başlattık. Bir kamyon şöförü, otoyol’da çıplak bir kadına çarpmış olduğunu iletti Ve vücut buraya getirildi. Megatech hükümete bağlı olduğundan bütün sibernetik vücutları gizlidir. Burada elimizde en iyi defansı aşabilecek kadar iyi olan bir hacker var. fakat tek sorun bu değil. Tabii ki beyninde tek bir insan beyin hücresine rastlanılmadı. Ama görünüşe göre yedek beyninde bir hayalet izine rastlanıldı. Bu durum sadece gerçek bir hayalet kopyalandığında oluşur. Fakat her zaman karşılaşılan düşüşle ilgili bir bulgu yok. Her durumda, hayalet bölgesinin bir haritasını çıkarıp içine girene kadar emin olamayız. En iyisi işimin başına döneyim. Çok iyi. Demontaja devam o zaman. Kimse bu vücudun içinde gerçekten bir hayalet olduğuna inanmıyor, değil mi? Neden olmasın? Plastik bir oyuncak bebeğin bile ruhu olabilir. O vücudun içine doldulurulmuş olan tüm o sinirsel ağ’ları bir düşünsene. İçinde bir çeşit hayalet olduğunu beni hiç de o kadar şaşırtmaz Sen yeni olduğun için bilmiyorsun, Binbaşı Kusanaginin vücudu da Megatech’de yapıldı. Sadece onunki değil, Saito, Ishikawa ve benim de bazı parçalarım oradan. Ayrıca onlardan düzenli olarak cibernetik bakım alıyoruz. Başkan ve senin haricinde burada herkesin garantisi vardır. Tougusa, bu dava bizi o yüzden bu kadar ilgilendiriyor. Suçlunun, vücudunun içinde olup olmadığını bilemiyoruz, ama o en iyi defansımızı geçip bir vücut birleştirdi, ve bir hayalet-hattı olan bir program gönderdi. Dikkatleri üzerine çekmek için mükemmel bir yol.

Aslanlar Afrika’nın Ölüm Makinaları

Afrikanın ölüm makineleriAslanlar Afrika’nın Ölüm Makinaları, Aslanlar Afrika’nın Ölüm Makinaları Belgeseli, Aslanlar Afrika’nın Ölüm Makinaları izle

Çorbanın karşılığı. Ne? Onları istemesinin sebebi kaynatıp ailesine çorba yapmak. Yani, bu raddeye geldik, öyle mi? Gereksiz ayakkabıları kaynatıp çorba yapmayı düşündürecek kadar erzağımız kalmadı mı? Onun hikayesi ne? Elizabeth Bradshaw Harika bir kardeş. Arkasında iki ölü koca bırakmasına rağmen kutsal topraklara ulaşma umudunu asla kaybetmedi. Liverpool’a yol almak için gemideyken iki zengin abisi geldi ve ona çocuğunu aklını yitirmiş Mormonlara ve hor görülen yerlere götürmemesini istedi. Eğer kalırsa bir daha istediği hiçbir şey için para sıkıntısı çekmeyeceğini söylediler. Ama o oğluna sarıldı ve İnandığım şey doğru Joseph Smith’in Tanrının gerçek peygamberi ve biz kutsal topraklara gidiyoruz. dedi. Kardeş Bradshaw, altından daha değerli mülkler olduğunu bilen biri. Reddick Allred araba yeniden hareket edebilene kadar güney girişinde erzaklarla beklemeye başladı. Şeye sahip olmanın en kötü özelliği nedir biliyor musun? uh Birden fazla eşe mi? Sürekli yolda olmanın? Çatlak dudaklar. Nasıl düzelteceğini sana söyleyebilirim. Yoldan bir maklora meyvesi kopar ve dudaklarına sür. Tuhaf bir yöntem. Tedavi etmez ama sürekli dudaklarını yalamanı engeller. Kardeşlerim! Geri dönüyoruz! Bu yolda bir ticaret konvoyun olması imkansız. Ya Nebraska’da bir yerde durdular ya da soğuktan öldüler. Laf olsun diye mi geri dönelim dedin? Laf olsun diye mi? Niye laf olsun diye söyleyelim? Devam edecek misin, Eph? Yeterince gücü olanlar dönsün ve arkadakilere yardım etsin! Eğer biraz gücünüz kaldıysa, rica ediyorum dönün ve diğerlerine yardım edin! Yapabilirseniz, lütfen dönün yardım edin! Kendine gel, oğlum. Ayakkabıları var. Sadece kendine gel. Tanrının bize yardım ettiğini hatırlıyor musun? Hatırlıyor musun? Başarabiliriz. Lütfen? Yetişkin bir erkek olmana ihtiyacım var, lütfen. Kardeş Bradshaw? Oğlunuzun nehri geçmemde bana yardım etmesini umuyordum. Ne dersin? Tamam. Teşekkürler. Kardeş Dobson, rahiplere bataklıktan çıkmaları için yardım edebilir misiniz? Ederim, Kaptan! Ama önce diğerlerinin nehri geçtiğini görmeliyim. Yardımımıza geliyor. Evet. Yardıma geliyor. Kötü bir karar verdiğinizde düşündüklerinizin gerçekleşmesi çok garip. Laf olsun diye mi söyledin? Neden laf olsun diye söyleyelim? Sadece kıymetli kendini düşünürsün sen! Tanrı hepimizi hazırlayacaktır. Kendine gel, Eph! Yanlış yola saptınız, çocuklar! Eve dönüyoruz. Ya kamp kurmuşlardır ya da ölmüşlerdir. Nereden biliyorsun? Size bir teklifim var. Tekrar toparlanmanız için düzgün bir kamp yeri var. Siz orada bekleyin. Biz gidip bulalım onları. Biz bulamazken sizin bulacağınızı nereden çıkardın? Kardeş Brigham onları bulmam için gönderdi ve ya onları bulacağım ya da bu yolda öleceğim. Sizi bekleriz, Arza. Ephraim! Yardım edecek misin? Evet. Neyin doğru olduğunu bulmalıyım. Hırsınız hiç sönmesin, beyler! Arza! Dan! Bazen önünüzdeki iki yoldan birini tercih edersiniz bazen de bir yolda hangi tarafa doğru ilerleyeceğinizi. Duacılarımıza rağmen anne, iyiye gitmiyorlar. Daha da kötüleşiyorlar. Şu bahsettiğin kutsal adalet mi bu? Lütfen Tanrım, yardımına ihtiyacımız var. Şu anda ihtiyacımız var. Yoksa inananların hepsi ölecek. Arabamızın kara batması uzun sürmedi. Onlar beklerken ben hareket edecektim. Atla bile gitmesi zor olacak. Sırtını yaslayıp oturarak dağları yerinden oynatamazsın! Diğerlerine nehri geçmede yardım ettiğini gördüm. Çok hoş bir davranıştı. Thomas, İngiltere’de arkanda bir kız bıraktın mı? Evet. Güzel miydi? Evet, öyleydi. Sen İngiltere’de bir adam bıraktın mı? Evet. Yakışıklı mıydı? Hayır, aslında çok çirkindi. Yüzüne çok bakmamaya çalışırdım. Yüzüme bak. Toparlanın! Harekete geçiyoruz! Gitsem iyi olacak. Ester Sana sahip çıkacağım. Hayır, Thomas, iyi olacağım. Diğerlerine yardım et. Eph! Eph, bulduk onları! Kısa bir süre sonra Joseph A. Young ve Abel Garr göründüler. Martin kafilesini Red Buttes’da bulmuşlar ve onlara yardım etmesi için yanlarında birilerini bırakmışlardı. Gece gündüz at üzerinde Kardeş Brigham’a haber vermek için yol almışlardı. Hızlıca onları bulup elimden gelen yardımı yapmamı öğütlediler. Onların muhtaçlığından ürktüğümü gördüler. Rahiplerin erzaklarının tükendiğini biliyordum ve kalbimde yeşeren büyük bir arzu ile dua ettim. Tanrım Direnirken neye ihtiyacımız olursa istememizi söyledin. Şu an senden önüme bir bufalo çıkarmanı istiyorum. Sağ ol, Tanrım! Neden bu kadar uzun sürdü? Bu mevsimlerde burada bufalo bulmak sık rastlanılan bir şey değil. Diğerleri kış uykusundayken bu bufalonun önüme çıkmasında Tanrının lütfu olduğunu biliyordum. Derisini yüzüp giydim ve etlerini atıma yükledim. Kardeşlerim! Güneş batıda bir saat yukarıdayken uzaklarda bir şey fark ettim. Hareket ettiğini gördüm. Bunun Kaptan Edward, Martin ve Daniel Tyler öncülüğündeki el arabalı ticaret kafilesi olduğunu anlayınca içim rahatladı. Aralarından geçerken bana bakan gözler hafızamdan asla silinmedi ve ölmekle ilgili aklımdaki bütün endişeler yok oldu. Sevgili kardeşim, sana söylemeliyim ki kardeşlerimizden biri koşullarımızın en zor olduğu durumda bufalo ziyafeti çekeceğimizi öngörmüştü. Teşekkürler. Sen ve Tanrı kurtardınız bizi. Nesiller boyu adın bilinecek. Adın nedir, kardeş?