Hayatın Hızı Belgeseli Bölüm 1

hayatın hızı belgeseli
Hayatın Hızı Belgeseli Bölüm 1, Hayatın Hızı Belgeseli Bölüm 1 Belgeseli, Hayatın Hızı Belgeseli Bölüm 1 izle

Hayatın Hızı Belgeseli Bölüm 1 Ne yapıyorsun, sen? Bilirsiniz, her korku filminde, bir kurbana ihtiyaç vardır. Lütfen. Eski günlerde, korku, göremediklerimizdi ve bu gerçekten de korkutucuydu. Bugünlerde ise, herşeyin açık, seçik görülmesi gerekiyor. Her bir film, sanki, bir diğerine üstünlük sağlamak zorunda. Bir sonraki ölüm daha kanlı, daha vahşi, daha şok edici olmalı. Bir öncekinden, daha yaratıcı. Sanırım bu akıma, “İşkence Pornosu” diyorlar. Bu, beni çok fazla ilgilendirmiyor. Bu tarz, korkutucu olmaktan ziyade, iğrenç. Konumuzun dışına çıkmayalım. İşte, bay Russell, burası, benim ulaştığım nokta. Anlıyorsunuz, değil mi, seyirciye, istediğini vermek zorundayız. Sakın bunu üstünüze alınmayın, bay Russell. İşte oldu, sanırım bu kadarı, yeterli olacaktır. Bu kadar başarılı olduğunuz için, sizi kutlarım. Kurgu sırasında bu görüntüler çok iyi iş çıkartacak. GİŞE NO. / GİRİŞ BÖLÜMÜ Haydi, ama! Kız, nerede? Senin bu iğrenç oyununu nasıl oynamam gerekiyor? Haydi, kafalı herif, yönet beni! FUAYEDE BULUŞALIM. Oi! Kımıldama! Sakın ateş etme! O kıza ne yaptın, söyle? Neden bahsettiğini bilmiyorum. Dinle, lütfen, aradığın adam ben değilim, tamam mı, o beni de öldürmeye kalktı. Kes sesini. Kız arkadaşım, nerede? Bak, gel ve enseme bir bak. Keleri görüyor musun ? Bunları, o yaptı. Yalan söylemeyi kes, lütfen bizi buradan çıkart, yeter. Bak, tabanca, senin elinde. Bunu bana sen verdin. Lütfen, buna bir son ver. Kes artık şu oyunu. Dinle bak, hiç mantıklı konuşmuyorsun. Senin o sapık filmin için, ben çok iyi rol kesiyorum, öyle değil mi? Tabancalı bir adam, diğerini vuracak mı, yoksa, vurmayacak mı? Bahse girerim, bu tabancada kurşun bile yoktur. Benim elime, gerçek bir silah tutuşturmazdın, öyle değil mi? Yani, ya şu anda, seni vurursam? Bu seni nereye götürür? Ha? Biliyor musun, otnamaya karar verdim, evet. Bunların hiç birinin gerçek olduğunu sanmıyorum. Lütfen. Yapmıyacağımı zannediyorsun, değil mi? Bu tetiği çekeceğim ve senin o harika oyunun, sona erecek. Dinle bak, ben, senin, olduğunu zannettiğin kişi değilim. Onun adı Stuart, makinist, idi. Bütün bunları yapan, o. Bravo. Gerçek gözyaşları, falan, filan. Lütfen. Bana inanmak zorundasın. Neler olduğu hakkında, hiç bir fikrim yok. Sen, pis bir yalancısın! ANA LOBBY ÇOCUK, KATİL OLUR. Seni, sapık pislik. ONUN CÜZDANINI AL Hayır, olamaz. Polisi ararsam, sence nasıl olur, ha? Senin o sapık senaryonu nasıl etkiler, dersin? DENE BAKALIM. Kahretsin! SEN BİR KATİLSİN BEN BUNU FİLME ÇEKTİM Bilmiyorum. ONUN CÜZDANINI AL KIZIN NEREDE OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM Hayır, bunu bana yaptırma. KASADAKİ PARALARI AL Neden? BENİM FİLMİM BENİM KURALLARIM PRODÜKSİYON ODASINDAYIZ İmdat, biri yardım etsin, lütfen! İmdat, yardım edin, biri yardım etsin. İmdat, yardım edin! Yardım edin, lütfen! Allie? Al. Allie, uyan. Allie. Allie? Allie, uyan, Allie. Allie! Allie, haydi, ayağa kalk. Hadi ama, haydi. Umarım, bunu kırmamışsındır. Bunu alacak parayı biriktirmek yıllarımı aldı. Bahse girerim, ikinci bir kurşunun olmasını çok isterdin. Öyle değil mi, katil herif? O son hareketi bir kez daha yapabilir misin? Ne? Senin yardıma ihtiyacın var, çünkü, birini öldürdün. Sen birini öldürdün. Ben onu sadece bağlamıştım. Senin yüzünden oldu, ama. Oh. Haydi ama, büyü artık.. Bütün iyi caniler, eylemlerinin sorumluluğunu üzerlerine alırlar. Dinle, burada, cani olan ben değilim. Çok güzel, harika bir konuşma bu. Sana rol verdiğim için çok mutluyum. Neden ben? Neden olmasın? Ben insanları gözlemlerim. Yukarıdan onları izleyerek yıllarımı sarfettim. Onları, neyin ağlatıp, neyin güldürdüğünü, izledim, durdum. Neyin şok ettiğini ve neyin korkuttuğunu öğrenince, bir çifte ihtiyacım olduğunu anladım. Siz de o mükemmel çifttiniz. Öncü konumundaki erkek ve yanında da komşu kızı. Tam da, uğruna savaşılacak bir kız, öyle değil mi? İşte size bir film. Bana bak, bu bir oyun değil. meye çalıştığın, benim hayatım. Biliyorum ve bu nedenle, insanlara en çok istedikleri filmi vermeye çalışıyorum. Sen, elinde boktan bir kamerayla dolanan, zavallı bir ihtiyarsın. Ben öyle sıradan bir amatör değilim, Martin. yıldan beridir film gösteriyorum ve artık onları gösteremiyeceksem, onların nasıl çekildiğini öğrenebilirim, diyorum. Ne öğrendim, biliyor musun? Artık günümüzde, bir bakış açının olması gerektiğini öğrendim. Böylece, gerçek insanların rol aldığı bir korku filmi çekmeye karar verdim. Bunu daha önce kimse denemedi, bu yüzden de çok meşhur olacaksın, hepimiz ünlü olacağız. Yapımı sırasında bir insanın öldüğü bir filmi, kim izlemek isteyebilir ki? Bruce Lee, “Ejder Kalesi”. Brandon Lee, “Karga”. Peki ya, o “Alacakaranlık Kuşağı” filminin çekimi sırasında helikopter tarafından kafaları uçan çocuklar, onlara ne diyeceksin? Bil bakalım, ne diyeceğim. Onlar, kazaydı. Evet, bu da, eğer ben farklı şekilde kurgularsam, kaza gibi gözükebilir. Haydi, yapalım o zaman, bu film nasıl bitiyor? Ne demek istiyorsun? Filmin yapımcısı sensin. Filmin nasıl bittiğini bilmen gerekir. Elbette biliyorum, sana neden söyleyeyim ki? Final sahnesini asla mahvetmemeliyiz, asla. Evet, şimdi, Martin, adın Martin’di, değil mi? Martin, şimdi çekimler arasındayız. Söyle bize, nasıl gidiyor? Bu da ne , böyle? Nasıl gidiyor, dedim? Bu çekim, ekteki “Özel Bölümler” için. DVD’lerdeki ekstralar ve özel bölümler hani. Bu sadece bir röportaj. Martin, işimiz daha bitmedi. Martin? Martin? Martin! ÇOCUK, KIZI BULUR Martin, nerede? Buradayım. Kendini, nasıl hissediyorsun? Başım. Dinle, bir kaç adım daha atmamız gerekiyor. Canım çok yanıyor. Haydi, haydi, yapabilirsin, ayağa kalk. Hazır mısın? İşte, oldu. Tamam, hazır mıyız? MERDİVENLER Lütfen, beni öldürme. Öldürme beni, lütfen! Öldürme beni, lütfen! Lütfen, beni öldürme.. Lütfen, beni öldürme.. Lütfen, beni öldürme.. Kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Dikkat et, basamak var. Dur bir dakika, ne yapıyorsun, sen? Acele et. Biz, neden buradayız? Bir film seyretmeye gelmiştik, hatırladın mı? Yo, olamaz, randevumuzun canına mı okudum, yoksa? Hayır, hiç önemi yok, zaten gidiyoruz. Eve vardığımızda her şeyi izah ederim. Ne olur, beni itiştirip durma. Haydi acele et. Dur biraz, galiba kusacağım. BAYANLAR TUVALETİ Al? Al? Biraz bekle. Hemen dönerim! Nereye gidiyorsun? Artık, sadede gelelim, tamam mı? DIŞ MEKAN Allie? Al? Evet, sorun ne? Hemen gitmemiz gerekiyor! Bitiyor, az kaldı. Kepenkler kapanıyor, izah etmeme zamanımız yok, acele et! Ne yapıyorsun sen? Beni korkutuyorsun. Haydi, çabuk ol! Deli gibi davranmayı bırak! Allie, çabuk ol! Gidelim, haydi! Çabuk, çabuk, çabuk! Lânet olsun! Sorun ne? Burada olduğumuzu bilmiyorlar mı? Neler oluyor? Hey. Konuş benimle, lütfen. Buradan, asla çıkamıyacağız. Sorun yok, bence bir hata yapmışlardır. Biri, bizi kameralaradan elbet görecektir. Biri, görebiliyor zaten. GİŞE NO. Bir de iyi tarafından bakalım, bütün gece burada takılıp kaldık mı? Kahve makinasından sıcak çukulata ve bilumum içeceklerle harika bir ziyafet çekebiliriz. Hey. Sadece, şaka yapıyordum. Seni kaybettiğimi sanmıştım. Bu da ne, böyle? Ben, bir iş becerdim. Ne yaptın? Korkunç bir şey. Bütün bu paraları nereden buldun? Ben bulmadım O, benim onları almamı istedi. Ne? Bunları çaldın mı, yani? Evet! Yani, hayır! Seni bulmaya çalışıyordum. “Ortalıkta dolaşan sapık bir katil olduğunu bilmiyor musun?” “Hayır, sana inanmıyorum.” “Ama, ben senin yanındayım.” “Benim yanımda mı? Hayır, yalan söylüyorsun.” O zamandan beri, neden ben, hiç bir şeyi hatırlamıyorum? Bilmiyorum, seni aramaya çıkmıştım ve Dinle, elinde kamera ile dolaşan bir herif var. Bizi buraya hapsetti ve sürekli bizi gözetliyor. Ne herifi? Kabak kafalı, yaşlı herif. Hani, bize patlamış mısır veren. Tamam, o zaman bizi dışarı da çıkartır. Yo, hayır, Allie, dur lütfen. Birilerini bulmaya çalışacağım. Hiç kimse yok ki. Biri var demiştin! Evet, biliyorum, ama “Bak, gene canımı yaktın.” “Çok özür dilerim. Gel benimle, seni buradan kurtaracağım.” Sen, böyle değildin! Bu olanlar, benim suçum değil! Lütfen bana, gerçekleri anlat. Seni ilaçla uyuttu. Ne? Seni uyutmuştu ve ben de seni bulmaya çalışıyordum, kendinde değildin Niye öyle düşündün ki? Yani, sana ben mi? Korkak, pislik! Allie! Allie! Dur, lütfen oraya girme! Allie, Allie, lütfen kapıyı aç! Allie, aç şu kapıyı! Allie, haydi, lütfen! Allie, haydi ama, sana asla zarar vermeyeceğimi bilirsin Sakın bana yalan söyleme, birazcık olsun, bekleyemedin, değil mi? Bekleyemedin! Demek beni uyuttun, peki, sonra ne yaptın? Beni nereye götürdün? Beni yukarı mı sürükledin? Önce elbiselerimi mi çıkarttın? Hiç bir şey yapamadan öylece yatıyor olmam, seni çok mu tahrik etti? Ne diyorsun? Nasıldı, ha? Değdi mi, bari? İyi miydim? Onu geberteceğim. Geberteceğim ulan, seni! AYIRIM Lütfen, kıza bir daha zarar verme. Allie, Allie, işte bu, o herif bu. Ne yaptığını gördüm ve polisi çağırdım. Ne? Yakında burada olurlar. Şayet o kızcağız beni duyabiliyorsa, bilsin ki, yardım geliyor. Allie! Allie, yo, hayır, Allie! Bütün bunları o herif yapıyor. Ne yapmış olabileceğimi bilmiyorum. Dinle beni, o herif, yalan söylüyor! Sanırım, arkadaşımı öldürdü. Dostumu öldürdü. Orada güvendesin, olduğun yerde kal ve Allie, içeri girmeme izin ver, sana herşeyi anlatacağım. Kendin için, işleri daha da zora sokma. Kızı rahat bırak. Allie! Lütfen, içeri girmeme izin ver. Bütün bunları açıklayabilirim. Allie! Ne olur? Allie! Allie! Aç, şunu! Allie,

Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 5

soguk kanlı hayvanlarSoğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 5, Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 5 Belgeseli, Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 5 izle

Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 5 Sanırım onunla birlikte kabul edebileceğimiz bir karara vardık. Bay Thomasis bütün gemileri bizden alan hükümete, unvanı geri verecek. İpotek ödemelerinin ayarlaması bir şey olursa iptal edilecek. Yedi buçuk milyon dolar, yeni aşamada iyi bir kesintiye uğrayacak. Her gemi için üç milyondan söz ediyoruz. Buda altmış milyon eder. Ne yazık ki buda babam üzerinde imkansız bir sıkıntı yaratabilir. Avukat bay Russell ve ben bunun hakkında sohbet ettik. Bay Russell. Bay Thomasis, Almanlarla iki milyonluk tankerler yapmak için pazarlık etmekle meşgul. Evet. Bay Thomasis bu pazarlıkları bozmaya ve işini buraya birleşik devletlere taşımaya karar verdi. Burada ki gemi üreticilerinin nasıl bir zarara uğradıklarını söylememe hiç gerek yok. Anladığım kadarıyla Bay Thomasis dikkate değer miktarda para harcamayı düşünüyor. Bir milyar doların çeyreği, para burada harcandı. Deniz ötesinde değil. Ve babamın böyle bir operasyon için önemli miktarda paraya ihtiyacı var. Ne yazık ki altmış milyon dolar yada buna yakın bir şey her şeyi kutunun dışına çıkaracak. Yedi buçuk milyon Bay Thomasis, baş edebilir misiniz bununla? Bu sıkıntı. Ama bir yolunu bulmak zorundayım. Etkilendiniz mi beyler? Eğer siz etkilendiyseniz, ben de etkilendim. Ben de. Ben de. Ben de. O zaman, bu kadar. Ben belgeleri getireceğim. Evet beyler, bu günlük bu kadar çalışma yeter. Çok teşekkür ederim. Hoşça kalın Bay Thomasis. Hoşça kalın. Bay Thomasis. Güle güle, memnun oldum. herif. Bana söylesene, hiç baş savcılık oynamaktan sıkılmadın mı sen? Bu arada Michael Tragos’u görmeni istiyorum. Muhteşem bir yer. Teşekkür ederim, bunu isterim. Güzel. Tebrik ederim. . , bugün en az yaşlı adam kadar iyiydin. Baba. Hayır, hayır belki de daha iyiydin. Biliyor musun, çok yakında Thomasis şirketlerini üzerine alacaksın. Yani tek başıma mı? Kesinlikle. Peki ya sen ne yapacaksın? Yaşayacağım , yaşayacağım. Evet. Affedersiniz. Bay Thomasis lütfen. Uyuyor, ne vardı? Bayan Thomasis, onunla konuşmam gerek. Theo, geldi. Seninle konuşmak istiyor. Tanrım bu kadar önemli olan ne? Sana rahatsız edilmek istemediğimi söylemiştim. Neler oluyor? . mu? nerede? Ne oldu ? Uçağı düştü hanımefendi, öldü. Aman Tanrım. Theo. Aman Tanrım! Theo. Hayır, hayır. Theo. Hayır Tanrım. Hayır! Theo. Hayır, Tanrım. Theo. Bunu niye yaptın? Çünkü öyle istedim. Çok acı çekebilirsin. Hayır, o . Benim oğlum. . O çok güzeldi. Evet öyleydi. Çok yoruldum. Çok yoruldum. Doktora gidecek misin? Testlerini yaptırır mısın, lütfen. Tamam mı? Elbette. Bende. Pekala hemşire. Hayır onları bırakın. Peki doktor. İyi günler. Hemşire. Onun adını asla hatırlayamıyorum. O Iranaydı. Güzel bir poposu var. Öyle mi? Hiç fark etmemişim. Dostum, yaşlanıyorsun. Theo, belki ikimizde emekli olmalıyız. Neden? Daha kolay bir hayat için. Neden olmasın Theo, her şeyin var. Bana açıkla. Dün bir madalya kazandığını duydum. Altın bir madalya. Norveç’ten, neydi o sanayi liyakarti. Bir onur. Doktor. Ne var? Onur, para, her şey. Başka ne istiyorsun Theo? Fazlasını. Bir sır tutabilir misin doktor? Elbette. Yunanistan başbakanı olmayı. Ama bu bir sır tamam mı? Şimdi bir sorum var. Ama sormadan önce başka bir şey var. Bak eğer ben başkan olsaydım, yani Yunanistan başkanı olsaydım. Kim en uzun süre hizmet ederdi? Başkan yardımcısı mı? Ben mi? Ne yazık ki dostum yaşamak için kısa zamanın var. Üzgünüm. Resepsiyon için. Bunu giy. Emin misin? Bunu da deneyebilirim. Bunu da görmek ister misin? Madalyanı aldığında güzel görünmeliyim. Bana hala anlatmadın. Doktorun söylediklerini, ne söyledi? Yüz yaşına kadar yaşayacağımı söyledi ve dedi ki.. Ne dedi? Yunanistan başbakanı olmamalısın dedi. Bunu neden söyledi? Her şeyin var. Ne gerek var? Güzel. Bunu beğendin mi? Muhteşem. Prensin partisi için. Girişimi hayal edebiliyor musun? Bunu seviyorum. Theo, önce Paris’e gitmem de sakınca var mı? Hayır. Yalnız kalacaksın. Kısa bir süre. Buluşacağız. Ve buda alışveriş için. Alış veriş, evet çok güzel. Nancy buluşacak. Belki John de. Emin misin Theo? Sen Paris’e gidiyorsun. Gönlünce gez, alışveriş yap bir şeyler al, git keyfine bak. Theo ben yanında değilken senin için endişeleniyorum. Şu elbisene bir bakayım. Gerçekten beğendin mi? Muhteşem. Bana bir tekne getir. Peki efendim. Bir parça daha balık kılçığı ister misin? Al bakalım. Yüz yirmi yaşında. O ve şanslı balık kılçığı. Dostum başkan olmayacağım. Ve senin pirelerin var. İşte. Bir parça balık kılçığı daha al. Şans için. İhtiyacımız bu.

Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 4

soguk kanlı hayvanlar
Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 4, Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 4 Belgeseli, Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 4 izle

Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 4Karen, önümüzdeki birkaç günlük randevularımı iptal et. Siz iyi misiniz? Birkaç güne ihtiyacım var. Kendinize iyi bakın. Evet, bakarım. Acı veriyor. Kes. O bizim. O bizim. John, aşkım. Willow Bulvarı. Kes, seni domuz. Willow Bulvarı. Aynı ses. Raymond’ın yanındayken, o mesajlar alıyordu, öfkeli, sert mesajlar. Şimdi de ben aynı şeyleri alıyorum, Sarah. Ama kimden? Bilmiyorum. Sarah. Edith Tomlinson, . Susie Tomlinson’ın büyükannesinden mesajlar alıyordum, hatırladın mı? Ölü kızına, Susie’nin annesine, ulaşmaya çalışıyordu. “Edith Tomlinson. Kızını doğururken öldü, ‘den ‘e kadar olan kasetler.” Susie’nin büyükannesi. Raymond’ı ziyaret ediyordu. Muhtemelen sadece bir tesadüf. Carol Black’i ara, arabadaki kadın. Kocasının ne dediğini hatırlıyor musun? “Karım bu saçmalıklara inanabilirdi ama ben inanmazdım.” “Carol Black. “Genel ilgi, kaset numarası .” Raymond’da müşterilerin listeleri vardı. Sen sadece ikisini gördün. Ben yüzlerce yüz gördüm. Bu, hepsiyle aynı olabilir. Ben oradayım, sen oradasın, Edith, Carol, onlara sadece iki kişi Orada daha fazlası var. Bu bir tesadüf. Mary Freeman. Kayıp kadın. Kasetlerimde var. Onu gördüm. Kasetlerimde var. Önce Raymond’ı ziyaret ediyorlar. Sonra da ben onları görüyorum. Sonra da ölüyorlar. Ne yapıyorsun? Eğer hayattaysa, Anna bana onu gösterir. Gördüğün her kişinin hayatta olduğunu bilmiyoruz. Susie’nin büyükannesi, Carol Black. Peki ya Anna? Anna farklı. O bana yardım ediyor. Burada neler olduğunu bilmiyorum. Ben biliyorum. Eğer Mary Freeman bu kasetlerdeyse, hayatta olabilir ve biz de onu kurtarabiliriz. Sarah! Sarah, buraya gel! Şuna bak. Buraya gel. Buraya gel. Şuna bak. Bunu duyuyor musun? Bu o. Oh, aman Tanrım. Hayatta. Git. Git hemen. Nereye gideyim, bebeğim? John Anna, nereye gideyim? Lütfen, John. Git! Nereye nereye gideyim, bebeğim? Git hemen! Nereye gideyim? Nereye gideyim? Lanet olsun! Kadın ölecek. Bunu bilemezsin. Kadın kasette. Kadın kasette. Ölecek. John. John. Acı veriyor. Oh, aman Tanrım. Oh, aman Tanrım. Ya uyanamazsam? Uyanacaksın. Söz veriyorum uyanacaksın. Benim yanımda kalacak mısın? Elbette. Elbette. Söz mü? Söz. Teşekkür ederim. Sarah? Tanrım. Şuan söyleyebileceğimiz bunlar. Yüzde , ihtimalle yaşayabilir. Umalım iyi olsun. Yardımınız için tekrar teşekkürler. Bay Rivers. Bayan Tate düşerken, komşular sizin balkonda olduğunuzu söylüyorlar. Bu doğru mu? Onu alıkoymaya çalıştım. Düşmekten mi? Balkondaydı. Neden balkonda olduğu hakkında hiçbir fikriniz var mı? Bilmiyorum. Bilmiyorum. Pekâlâ. Size biraz zaman vereceğim ama sizin tam ifadenize ihtiyacımız var. Birazdan eve gidecek misiniz? Şehri terk etmiyorum, eğer bunu kastediyorsanız. Tamam. Belki sonra size uğrayabilirim. John. Hey. İyi olacaksın. İyi olacaksın. Acı veriyor. Acı veriyor. John. Git. Git hemen, John. Git. Git hemen. Lütfen, John. Hayır Bay Rivers? Alo. Ben John Rivers. Sanırım Mary Freeman’ı buldum. Alo. . iskeledeyim. Beni duyabiliyor musun, Smits? Lanet olsun. Oh, aman Tanrım! John. John, aşkım. John. Anna. Anna, bana yardım etmelisin, lütfen. Git. Anna, Mary’yi bulmam için bana yardım etmelisin. Lütfen, John. Lütfen, John. Git hemen. Git hemen. Lütfen, John. Git hemen. Benimle konuşuyorlar, John. Bu, onların fikriydi. Hepsi onların fikri. Karın güzeldi, John. Karını onlara getirdim. Benden çok memnun oldular.. Argyle Bulvarı, kaymış olabileceği ‘ Başına darbe almış, kolu da kırılmış Anna! Bu, onların fikriydi. Siz iyi misiniz? Hayır! O bizim! Odadaki adamlar. Efendim? Şeref ve lütuf sahibi Tanrım, Bugün kardeşimiz Jonathan’ı yad ediyoruz. Ölümün, ebedi hayata açılan bir kapı olduğunu görmek için bize inanç ver, güven içinde Üzgünüm. Üzgünüm. Üzgünüm. Üzgünüm, y. Hadi gidelim. Bedeni, toprağa emanet ediyoruz. Belgelenmiş binlerce ESO mesajından, sadece ‘de ‘i açık bir işaret sunmuştur.

Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 3

soguk kanlı hayvanlarSoğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 3, Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 3 Belgeseli, Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 3 izle

Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 3 Şimdi sen kaçsan iyi olur. Ve Lundy ne derse onu yap. Ve bir daha bana sakın, sakın martaval okuma! Duydun mu? Evet, efendim. Gidelim buradan. Selam, Frank. Tekrar aramıza dönmen güzel. Hey adamım, çok iyiydi. Onları yine alt ettin. Siz ne yapıyorsunuz, öylece dikiliyor musunuz? Merhaba, Richard. Wiley. Merhaba, Frank. Merhaba, Dick. Hey Nasıl buldun? Fena değil. Turistik bir çiftliğe benziyor. Bir zamanlar müşterim olan bir borsa simsarının. Öyle mi? Peki nerede, hapiste mi? İşin aslı, Lewisburg’ta. Anlamıştım. Birleşik Devletler Hükümetini dolandırmak üzere komplo kurmak, diyorlar. Ben de alayım, iyi gelir. Frank, neredeydin? Karpuz tarlalarına mı bakıyorsun? İşim vardı. Bölge Mahkemesinin gün sonraki sorgusuna kadar $ kefaletle serbestsin. Sen neden bahsediyorsun? Kurtuldum sanıyordum. Kurtuldun. Ama bir şeyler yapıyor görünmeleri lazım. Frank, şimdi düşüncesizce davranmanın zamanı değil. Toplamam gereken bir karpuz var. Ayrıca, bazı büyük iş teklifleri geliyor. Büyük insanlardan, büyük teklifler. Şimdi onlara ne diyeceğim? İşim olduğunu söyle. Frank. Hey, hoşlarına gitmezse çok da umurumda. Tamam mı? Wiley! Vincent, sanırım başaracağız. Tembellik etmesini önleyebilirsek. Teşekkürler. Hey, birileri işten sonra soğuk bira içmekten mi bahsetti? Sen olmayasın? Elbette. Ismarlıyor musun? Aynen öyle. Bir hafta içinde zengin bir adam olacağım. Hey Larry, sen ve eşin geliyor musunuz? Oh, hayır. Hanımla benim yapacak daha önemli işlerimiz var. Yatacağız. O kadar enerjin kaldıysa, doğru tarlaya. İyi geceler. Hangi cehenneme gidiyor bu? Bir kamyon çarpmış olmalı. Ya da onun gibi bir şey. Onu beklemeyi düşünüyor musun? Yolun karşısında bir ceset varken mi? Yardımcısıyla konuşalım. Tamam. Hadi, dışarı çık. Onu da çıkar. Dışarı çık! Nerede o? Bilmiyorum. Evde sanıyordum. Hayır! Nerede o? Bilsek, sana söylerdim. Onu da getirin. Onlara sor. Amigolar! Patronunuzu arıyoruz. El jefe. Nerede olduğunu kim söylemek ister? Bir şey bilmiyorlar. Boşa zaman harcıyoruz. Artık burada çalışmadıklarını söyle. Artık burada çalışmıyorsunuz. Derhal arabalarınıza binip, buradan gitmek için iki dakikanız var. Biz Konuşmaya devam edersen, kafanı patlatırım. Gidelim. Pekala çocuklar, hadi. Adam bayağı iş yapmış. Öyle. Biliyorsun, tüm isteğinin karpuzlarını halletmek olduğunu söylemişti. Adamın karpuzlarını halledin. Onu duydunuz. Karpuzları halledin. Devam edin. Sarışın ve mavi gözlü müydü? Sarışındı, çoğu zaman. Hiç saçına bigudi sarar mısın? Arada bir. Neden? Eski karımı düşünürken, onu hep bigudili hayal ederim. Hep saçıyla oynar dururdu. Yıkardı, falan. Çocuğun var mı? Bir kızım var. Yedi yaşında. Onu özlüyor musun? Onu iki yıldır görmedim. Los Angeles’a taşındılar. Onları düşünüyor musun? Hayır, seni daha iyi tanımam gerektiğini düşünüyordum. O zaman ben bir başvuru formu doldurayım. Bir oku, bakalım geçecek miyim? Yine haşinsin. Şu var ki, sen çok güzel bir kızsın. Benimle yatmak istiyorsan, neden söylemiyorsun? Söylemek istemiyorum, yapmak istiyorum. Gel hadi. Lavaboya gitmem gerek, kilitli değilse tabii. Kilitliyse, kapıyı kırarım. Nasılsın, ahbap? İyi misin? Sana bir şey söylemek için uğradım. Belki de zaten biliyorsun. Ama emin olmalıyım. Seni öldüreceğim. Hey, orada iki polis var. Evet. Yoksa şimdiye dek ölmüş olabilirdin. Bu büyük olay ne zaman gerçekleşecek? Ne fark eder? Yarın. Haftaya. Polis karakolunun bodrumunda saklanabilirsin. Ama seni halledeceğim, bebeğim. Belli ki senin gözüne girmeye çalışmak işe yaramıyor. Hey, neden polis çağırmıyorsun? Işık açık kalmış. Nancy! Karımı ve çocuklarımı kayınvalideme götürdüm. Polisle konuştun mu? Tabii. Sorular sordular. Ama ne söyleyebilirdim ki? Bazı adamlar geldiler. Kim olduklarını bilmiyorum. Gidin ya da kafanızı patlatırız, dediler. İşte böyle. Benim için bir şey yap. Bu malı götür. Onu otobüs durağına bırak. Ne demek, bir şey? Geri gelip, lanet şeyin hepsini toplatacağım. Hayır, bu iş bitti Larry. Birçoğu hala iyi durumda. Evet, Larry bu malı götürecek. Seni de şehre bırakacak. Oradan bir otobüse atlarsın. Neden? O adam, Renda, geri gelecek. Senin burada kalman için bir sebep yok artık. Hazırlan. Hey, Vincent. Üzerine ateş açılan bir arabada bulundum ben, yanımdaki adam öldü. Bir seferinde, bizi ezmeye çalışan bir kamyon tarafından kovalandık. Bir köyde, üzerimize bomba atıp her şeyi havaya uçurdular. Bana göz kulak olacak birine ihtiyacım yok. Vincent beni burada istemiyorsan, bu farklı bir şey. Seni burada istemiyorum. La Junta otobüsü burada hep durur. Kaçıracağım diye endişelenme. Teşekkürler, Larry. Sana iyi şanslar. Nancy, daha sonra bizi görmeye gel, olur mu? Bu Majestyk değil, Larry Mendoza. Evet, tanıdım. Çocuk benim sözümü dinlememiş. Hey, Larry. Sana gitmen ve geri gelmemen söylendi, öyle değil mi? Yalnızca arkadaşıma, bir kaç karpuzun teslimatında yardım ediyordum. Kaçmak için bir şansın vardı ama kullanmadın, değil mi? Şu karpuzlardan kurtulayım, hemen gidiyorum. Beni bir daha görmeyeceksin. Yapma, Larry. Yemin ederim. Sadece onun çalışanıyım, o kadar. Bu doğru. Larry Mendoza için. Ameliyattan sonra onu muhtemelen alacakları odayı söyleyin. Nerede o? Şurada. Depo görevlisi bir şey görmemiş. Arabayı bile görmemiş. Ona ne yapmışlar? Bacaklarını kırmışlar. Üzgünüm. Selam, Larry. Çok üzgünüm, dostum. Vincent. Larry, kimdi onlar? Tanıyor musun? Kim olduklarını biliyor musun? Evet. Dün gece gelen adamlar. Ve Bobby Kopas. O da vardı. Bunların şakası yok. Bana bunu yapan seni öldürür! Daha iyi hissetmemi mi istiyorsun? Kaç, git. Bir yerlere saklan. Bunda yanlış bir şey yok. Şurası kesin ki sen öleceksin. Majestyk, kiralık adamın için üzüldüm. O yalnızca kiralık bir adam değil. Dün akşam, bir şerif yardımcısı öldürüldü. Ezilmiş veya öldüresiye dövülmüş. Göçmenlerin gitmesiyle aynı zamanda sayılır. Yerlerini bulup, onlarla konuşmak istiyoruz. Onun yerine neden Frank Renda’yla konuşmuyorsunuz? Denver polisi evini gözlüyor. Oraya gitmemiş. Nerede olduğunu bilmiyoruz. Hiç bir şeyi pek bilmiyorsunuz zaten. Benden uzak turun. Biz çekilirsek ne olacağını biliyorsun. Siz etrafımdayken neler oldu bir bakalım. Şu ana kadar; ekibimi kaçırmayı, karpuzları kurşunlamayı arkadaşımın bacaklarını kırmayı ve sizin şerif yardımcılarından birini öldürmeyi başardı. Sakın bana polis korumasından falan bahsetme. Kahramanlarını mülkümden uzak tut! Ölürsen karpuzlarını toplayamazsın ama. Ölürsem bunun pek önemi olmaz, değil mi? Sen bilirsin. Tek başınasın. Teğmen, en başından beri tek başınaydım zaten. Gerçekten çekiliyor muyuz? Bırakalım öyle düşünsün, ne olacağını görelim. Kamyonetin yanında. Gördün mü? Nerede? Kahretsin, bir saniye önce oradaydı. Eve mi girdi? Öyle olmalı. Meksikalı kız içeride. Diğer adamların nerede? Evin diğer tarafındalar. İzlemeye devam et. Ben gidip Frank’e neler olduğunu anlatayım. Pek bir şey olmuyor, gördüğüm kadarıyla. Sonny oğlum, gözlerini açıp, ağzını kapatmayı denersen bir şeyler görebilirsin! Ne düşünüyorsun? Bilmiyorum. Ama şunu söyleyebilirim. Endişeye lüzum yok. Kamyoneti orada. Öyle mi dersin? Sen ne halt ediyorsun burada? Otostop çekip, geri geldim. Dışarıda silahlı bir sürü adam var. Eve girdiğini gördüler mi? Bilmiyorum. Ben kimseyi görmedim. Sanırım benden kurtulamadın. Evet, elbette.

Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 2

soguk kanlı hayvanlarSoğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 2, Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 2 Belgeseli, Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 2 izle

Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 2 talim uçağı. Güzel, güzel. Gidelim. Komutanım, şu anda arabada, Washington’daki istihbarat ofisimizden bir keşif uzmanı ile beraberim. İzin verirseniz, efendim bu talim uçağını alıp, düşman havaalanını görmek istiyoruz. Hey, evlat, bu uçakta hiç silah yok. Bu intihar demek. Başka seçeneğim yok. Bayanlar ve baylar her tarafta askerler denizcilerle, denizciler denizcilerle kavga ediyor. Tam önümde sarışın bir afetin uçtuğunu görüyorum. Gördüğüm heryerde ama heryerde tam bir curcuna var. Temel Reis’in Kabasakal’a yaptığının aynısını, ben de sana yapacağım. Radyoyu duymuyor musunuz? Kafanı koparacağım. Adamlarım orada birbirleriyle kavga ediyor. Dayanamadığım tek birşey varsa o da Amerikalılar’ın Amerikalılar’la kavga etmesidir. Jones! Emredin, komutanım? Yanımda savaşmak istiyor musun? İstiyorum, komutanım. Baylar, takımlarınızla silahlarınızı alın ve çıkmaya hazırlanın. Acele edin! İkişerli! Gidelim! Jones, nakil kapağı. O da nesi, çavuş? Arka kapı, Ogden! Foley, benzin pompaları, dolum bir. Benzin pompaları, dolum bir. Ve iki. Ve iki. Benzin pompaları kullanımda. Manyetolar, kıvılcım bir. Manyetolar, kıvılcım bir. Ve iki. Pekala, Marş dinamosunu çalıştırın. El frenini indir. Kanatçıklar yukarı. Rüzgar ayarı. Hazırız. Telsiz açık. Tanrı aşkına! Ne? Bu şeyin telsizi yok! Albay, bu şeyin telsizi yok! Ne telsizi? Bunda telsiz yok! Yukarda olduğumu Müdahale Kumanda Merkezi’ne bildirmek zorundayım! Kıçı kaptırmak istemiyorum! olsun, evlat, Müdahale Kumanda Merkezi’ni arayamazsın! Bu uçağın telsizi yok! Telsizi olmadığını biliyorum! Telsizi yok, biliyorum ama benim telefonum var. Merak etme! Senin için onları ararım! Telefonunuz var. Peki. Git! Harika! Üstlerine bombaları yağdır, evlat! İşte bu! Düz git, evlat! Oh, hayır. Hey! Dikkat et, evlat! Dikkat et! Hey! Sağ ayağını frenden çek, evlat! Loomis, gösteriş yapmayı kes! Hey! Hadi! Eğil! Hey! Evlat! Yanlış tarafa gidiyorsun! Takviye güç isteyin ve herkes oraya gitmeye hazır olsun. Sıraya gir! Selamdur! Tam gaz ver, maksimum güç, geri dönüş noktasını geç. Kuleye çarpacaksın! Iskaladık. Burası S.L.P. Beni duyuyor musunuz? Müdahale Kumanda Merkezi, ben Albay Maddox. Alo? Tanrım, bağlantımız koptu. Sen hiç filsineği gördün mü? Şey, atsineği gördüm. Ben bir ejdersineği (yusufçuk) gördüm. Ben de bir evsineği (karasinek) gördüm. Ben bunların tümünü gördüm. Ayakta bir fıstık gördüm ve bir lastik band(o) sesi duydum. Göz kırpan bir de iğne deliği gördüm. Bir filsineği gördüğüm zaman herşeyi de görmüş olurum. Neden bahsediyorsun, evlat? Bir filsineği gördüğüm zaman diyorum. Komutanım. Caddede ortalık birbirine girdi, komutanım. Yapan kim? Askerler ve denizciler. Ve parlak çocuklar. Parlak çocuklar mı? Evet, komutanım. Bu polisi ilgilendiriyora benziyor. Polis, Kıyı Devriyesi, Askeri Polis. Onlar bu işi halletsin. Ben Japonlarla ilgileniyorum. Hepsi bu kadar, çavuş. Emredersiniz, komutanım. Ve gülmekten öleceğimi sandım. Herşeyi de görmüş olurum. Çekil oradan. Perdeyi göremiyorum. Sen, ilerdeki, eğil. Rahatına bak, filmi seyret. Bir filsineği gördüğüm zaman herşeyi de görmüş olurum. Bir filsineği gördüğüm zaman. Albay Maddox! Bir uçak yaklaşıyor, komutanım. Ateş etmeyin. Geçsin. Ateş etmeyin. Geçsin. Ateş etmeyin. Ateş etmeyin. Bacağım. Kendine gelemeyecek! Hadi, kendine gel. Kendine gel, kendine gel! Havaalanı personeli! Ne manyak biri bu böyle? Ne manyak bi yer böyle? Hadi! Kendine gel, seni moron. Şimdi değil, Winowski, seni yerinde duramayan geri zekalı. Hadi Tehlike yok, komutanım! Kendini tanıt! Yüzbaşı Vahşi Bill Kelso, Birleşik Devletler Ordusu Özel Hava Birliği. Ben hangi cehennemdeyim? Barstow. Nereden geliyorsun? San Francisco. Birbuçuk gündür bir Japon filosunun peşindeyim. Fresno üzerinde bir yerlerde onları kaybettim. Ben Illinois Olene’denim.. Zor be! Buralarda hiç Japon gördünüz mü? olsun, evlat, her yerdeler. Pomona’da gizli bir hava üsleri var. Hepsinin geldiği yer orası. Pomona. Ne tarafta bu Pomona? Şu tarafta. L.A’a doğru. Fırlat! Toz olun! Hadi! Gidin! Benim adım Vahşi Bill Kelso, sakın bu adı unutmayın. Duymayı istediğim bu işte, evlat! İşte bu! Makinalılarını dinlet bana! Makinalılarım mı? Sesinin neye benzediğini bilmek istiyorum. Dinlet onları bana! Vaya con Dios (Tanrı yardımcın olsun) dostum! Hollywood’a ve zafere! Bu şey bir B olmasa da hiç fena gitmiyor. Ama daha çok yol var mı, Loomis? Yani sence uzun süre havada kalabilir mi? Elbette. Henüz çeyrek depodan azını kullandık. Bak. Zaten Riverside su havzalarının üzerindeyiz şu anda. Alarm, alarm! Riverside ilçesi su havzası devriyesi. Kod adı, Çilek. Üç tek motorlu hava aracı. Çilek beş mil kuzeydoğuda üç tek motorlu hava aracı duydu, yüksek irtifada, batıya gidiyor. Çilek, sektör ‘de. ‘deki uçak için geçiş izni yok. Tekrarlıyorum, geçiş izni yok. Görsel bilgi istiyoruz. Görsel bilgi mevcut değil. Hava taşıtı ile telsiz bağlantısı deneyin. Mandalina, uçağın batıya ilerlediğini doğruladı. Bütün birimler, dikkat! Sarı alarm! Tekrarlıyorum, sarı alarm! Senin ihtiyacın olan şey küçük bir içki. Şimdi sana bi tane İşte onlar, beyler! Hadi yakalayalım! Olamaz! Ne halt ettiğinizi sanıyorsunuz? Japon yardakçıları gibi davranıyorsunuz! Yamamoto’yu beyaz saraya mı yerleştirmek istiyorsunuz? Düşman tüm Avrupa’yı bir balçık gibi kaplıyor. Buna inanamıyorum! Amerikalılar, Amerikalılar’la kavga ediyor! Savaşacağımız barbarlar var! Bakla, doğuda uçak motorları duyduğunu bildiriyor. Yüksek irtifada, batıya ilerliyor. Bakla sektör ‘de. ‘de geçiş izni yok. Telsiz teması sağlayın. Telsiz teması negatif. Uçak cevap vermeyi reddediyor. Yerel havaalanında aktivite negatif. Maviye geçelim. Mavi alarm. Evet, bayanlar baylar, Los Angeles şehir merkezinde bulunan Kristal Balo Salonu’ndaki bir akşam eğlencesi daha sona erdi. Umarım bu akşamki programı beğenmişsinizdir. Böylesine unutulmaz anlar yaşattıkları için, tüm askerlere teşekkür etmek istiyorum. Belki ilerde buraya zencileri de davet edebiliriz ve burada kargaşa çıkarma yarışması düzenleyebiliriz. Wally! Ben Sal Stewart, umarım iyi vakit geçirmişsinizdir. Birazdan sokağın hemen karşısında boogiewoogie yapmaya başlıyoruz. Bu kanalı dinlemeye devam edin. Gelecek hafta, biz yine buradayız. Umarım sizi eğlendirebiliriz. Oh, olamaz! Stretch! Hay allah! Hey, sen! Şunu aklınıza iyi sokun: Japonlar teslim olmazlar ve teslim de almazlar. Düşündükleri tek bir şey vardır. Ne olduğunu biliyor musun, denizci? Öldürmek. Hayır! Bu doğru. Sizi öldürmek, ailelerinizi öldürmek! Ailelerinizi, annelerinizi, sevdiklerinizi, evdeki hayvanlarınızı öldürmek, ve dünyayı fethedene dek öldürmeye devam etmek! Ve bunu başardıklarında Wally! özgürce düşünemeyecek, tanrıya istediğiniz gibi ibadet edemeyeceksiniz. Artık ana caddede rahatça yürüyemeyeceksiniz. Stretch! Stretch! Hey, bayan, ne yaptığınızı sanıyorsunuz? Stretch! Noel Baba’ya bakın. Sevimsiz mi? Hayır! Japonlar’ın Noel Baba’ya inandığını mı sanıyorsunuz? Hayır! Noel yemeğinde hindi yerine, çiğ balık kafası ve pirinç yemeye ne dersiniz? Hayır! Sizce Almanlar Walt Disney’e inanıyorlar mı? Eveet! Peki, Fransa’daki yıldırım saldırıları yapan Micky Fare miydi? Hayır! Polonya’daki Pluto muydu? Oh, kusura bakmayın! Ya da Pearl Harbor’daki Donald Duck mıydı? Hayır! Vakit dünyayı özgür kılmanın ya da onu kaybetmenin vaktidir! Ya kazanacağız ya da bu uğurda öleceğiz! Donna, kesecek misin şunu? Uçağı kullanmaya çalışıyorum. Sorun nedir? Daha havalanmadın ki. Sen neden bahsediyorsun? Pencereden baksana. Elbette havadayız. Ben havamdayım, ama sen değilsin. Devriye, Karnabahar, öğlen uçağı, batıya gidiyor. Sektör . L.A’a doğru gidiyorlar. Görsel bilgi ne oldu, komutanım? Boş ver görsel bilgiyi. Japon bunlar. Kırmızıya geçelim. Los Angeles için kırmızı alarm. Kırmızı alarm. Elbetteki bu savaşı biz başlatmadık, ama, tanrının yardımıyla, onu biz bitireceğiz. Japonlar. Japonlar. Tam zamanı! Şu iğrenç barbarlara ne yapabileceğimizi gösterelim! Yola çıkmaya hazırlanın. Foley, gidelim. Gene ne oldu? Sen! Selam, Stretch! Ward! Bu gürültü de ne? Scioli’ler parti mi veriyor? Albay! Bir Amerikalı. İstila. Japonlar. Joan! Saldırıyorlar! Evet, Winchester. Annenede ki Anne, babamın boğazına birşey takıldı! Ne oldu, tatlım? İstila! Şuraya biraz projektör tut. İşe başlıyoruz. Pekala, sizi g*t kafalılar. Sıraya girin! Dikkat! Yüksek rütbeli subay, Çavuş. General Stilwell. Ne kargaşa. Ortalığı bok götürüyor! Mekanize Çavuş Frank Tree Bressler! çarpışma için görev başında, komutanım! Müdahale Kumanda Merkezi’ni bulun bana. Buralarda telefon var mı? Sinemada, komutanım. Bağlantı kurun. Çavuş! Emredin, komutanım! Bu bölgeyi emniyete alın. Bir blokluk çevre planını verin bana. Emredersiniz, komutanım! Hareket planımız nedir, komutanım? Şu bir bloğu koru. Bir bloğu koruyabilirsin, değil mi? Sessiz. Fazla sessiz. Hedefe hala varmadık mı, Loomis? Varmak üzereyizşeyi geçer geçmez tepeleri. Bunu duydun mu? Evet. Daha it. Oh! O*rospu çocuğunu gördüm. Peşinden gidiyorum! Devam et, Loomis! Oh, devam et! Bu bir kamikaze uçağı! Gördüm onu, gördüm onu! Nerede? Devam et! Devam et! Hadi! Devam et! Tabelayı vuracağım! Boş ver tabelayı. Devam et. Çok iyi. Oh, Tanrım. Daha önce bunun gibisini hiç hissetmemiştim. Haklısın. Japon olduğumuzu sanıyorlar. Çocuklar neye ateş ediyorsunuz? Bilmiyorum. Onlar neye ateş ediyorlarsa! Tamam, hadi gidelim! Tanrım, şimdi başım belada işte! Şimdi başım belada! Donna! Oh, Tanrım, herşey yoluna girecek. Kes şu çocukça hareketleri! Donna! Düzelt şunu! Akşam yıldızları Kocaman ve parlak Çavuş, hava saldırısı sırasında karartma yapılması gerekmez mi? Bu ışıklar neden yanıyor? Birileri işini yapmıyor olmalı. Onları bizim söndürmemiz gerekecek. feet ilerleyin, soldaki pano! Pozisyon alın! Şu panoyu söndüreceğim. Ev gibisi yok. Ev gibisi yok. Evlat, tüm dünyada bu işi yapanları seyrettim ama ayaklarını senin kadar ustaca kullananını görmedim. Sadece şurayı imzala. Yedi yıllık kontrat. Betty nerede? Betty nerede? Şu tarafa gitti. Bekle! Hey, bekle! Hey, sen! Sen! Şeritleri olan! Bi iyilik yap da, cephanemi toplamama yardım et! Tamam, peki! Çok sağol, ahbap. Tamam, hadi ileri! Dumbo’daki yöntemi izleyeceğiz! Dikkat et! Uhh! Askerlerim! Çavuş? Askerlerim! Tomilerim! Detroit demokrasinin cephaneliğidir. Kafasına çarptı. Hep kırılgan bir kafası vardı. Ne yapacağız? Şimdi beni terk edemezsin, çavuş! Ne yapacağımızı söyleyeyim: Eve gideceğiz, bu tanka tırmık izleri çizeceğiz, çavuşu yatağa koyacağız ve bu akşam olanları unutacağız. Bence Şu ışıkları hallet, ufaklık! Işıkları halletmemi istedi benden. Sokaktaki kargaşayı görüyor musun? Bunun cezasını çekmek istemiyorum. Bu, sabah süper dans eden çocuk. Evet, biliyorum; ama onun şeritleri var. Ne yapacağız, Çavuş? Peki. Hadi şu ışıkları halledelim! Al bakalım, Japon! Al bunu! Busavaş. Angelo, çabuk ol! Kocam delirdi! Okyanussan gelen Japonlar gördüğünü söylüyor! Ye bakalım kurşunuyamuk. Emrinizdekilerden biri kamikazeleri gördü mü? Hayır, ama onlara ateş ediyoruz. Şunu bi düşün: Bombalar! Hiç bomba sesi duymadım! Ta Asya’dan buraya geldilerse birkaç da bomba getirdiklerini düşünmüyor musun? Bilmiyorum, komutanım, ama Ama hiç yok! Bombasız hava saldırısı yapamazsın! Hadi! Uç! Uçabilirsin! Donna, bunun için endişelenme! Yapacağım en son şey olsa da bu bebeği aşağı indireceğim. Sayonara, enayi! Donna, iyi misin? Neredeyiz? Kapı ne tarafta? Neredeyiz?

Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 1

soguk kanlı hayvanlarSoğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 1, Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 1 Belgeseli, Soğuk Kanlı Hayvanlar Bölüm 1 izle

Kainatın Sırları Bölüm 1Hava Durumu bunları başka kime yaptı? Bu Hava Durumu ‘e sorman gerek. Benim hakkımda ne kadarını anlattı sana? Bize, sonunda gerçekten sevdiği birini bulduğunu söyledi. Beni burada tek başıma bu şekilde bırakması sanada garip gelmedi mi? Hava Durumu ‘in yaptığı hiç bir şey beni şaşırtmaz. Benimle evlenmesi dahil mi? Bana kıskanıp kıskanmadığımı mı soruyorsun? Sana Hava Durumu ‘e aşık mısın diye soruyorum. Evet. Öyleyim. Peki ya sen ve Rita? Sizler sevgili misiniz? Evet. Ya Antonio? Evet. Ya Hava Durumu ? Hayır, olamaz. Tahmin edeyim. Bu da ona sormam gereken bir şey. Kimin gerçekten i olduğunu görmek ister misiniz Bayan Thorton? Çok güzel. Eski. Klasik. Güzel değiller mi? ve cesur? Biz zevk için buradayız Bayan Thorton. Güven. Yapamam. Sen seç. Antonio sadece. Hiç bir zaman zevki bu derece yoğun yaşamamıştım. Ve bittiğinde tek istediğim daha fazlasıydı. Benim için bekler misin Antonio? Elbette. İsimler i. Elit. Suç ve utanç olmadan. Bir saniyelik bile tereddüt olmadan. Zevk ya da acı? Tonya? Acı. Emin misin? Evet. Tamamen senindir bayan. Kediler uzaktayken fareler oyun oynar. Zevk ya da cı? Bayan Thorton? Bu sizin seçiminiz. Zevk. Sizi duyamıyorum bayan Thorton. Zevk. Çok iyi. Sizi buraya ne getirdi bu gece? Kocam. Kocan mı? Bize ondan bahset. O beni kontrol ediyor. Beni uzaktan yönlendiriyor. Onun daha sonra ne yapacağını asla bilemiyorum. Konuşulamazı. Konuşulamazı mı? Derinlerde içerde saklı olan orada olduğunu asla bilmediğimiz. Taki birisi dışarı çıkarana kadar. Bu gece buraya neden geldiğinizi bize anlat? Bilmek istiyorlar. Bilmek zorundalar. Çok korkuyorum. Neyden? Kendimi bırakmaktan. Arkanızda bir adam duruyor bayan Thorton. Ne yapmasını istiyorsunuz? Zevk ya da acı? Zevk. Kimsin sen? Gerçekten fark eder mi? Hayır. Çok güzelsiniz bayan Thorton. Beni Antonio ile aşk yaparken görmek seni kıskandırdı mı? Çok fazla. Bunun biraz garip hatta hastaca gelebileceğini biliyorum ama seninle onu o şekilde görmek seni ne kadar sevdiğimi hatırlattı. Sanki o kadar orgazmdan sonra sonunda başka bir insan haline geldim. Öyleydimde. Doyumsuz bir delisi orgazm saplantılı bir kişi. Bu beni değiştirmiş olabilir. Ama onu da değiştirdi. Öyle bir noktaya geldi ki Hava Durumu artık benimle sevişmek istemedi. Bu da beni delirtti. Onu mutlu edecek şeyler hakkında düşünmeyi takıntı haline getirmiştim. onu etkilemek için. Ne kadar çok denesemde hiçbirşey onu etkilemedi. Aşağılanmıştım. Ama umursamadım. Sadece onu geri istiyordum. İstiyorum ve onu geri almayı. İstediği herşeyi yaptığımda beni daha da uzağa itti. Kırmızıların içinde iyi görünüyorsun Victoria. Sana hiç ilk boşalmamın nasıl olduğunu anlatmış mıydım? Soru şuki beni neden artık istemiyorsun. Beni kullandın mı? Tamamen? Taşınmamı ister misin? Eğer istersen yaparım. Sadece ne istediğini söyle. Yaparım. Etrafta oynaşıyor musun? Bu kadar mı? Güzel ve masum birisi ile? Bir zamanlar benim olduğum gibi? Beni bu kadar çaresiz görmek seni incitiyor mu? Hava Durumu ? Çünkü ben kesinlikle acı içindeyim. Victoria. Eve. Merhaba Victoria. Senin hakkında harika şeyler duydum. Eve, Oklohama’dan. Buraya Los Angeles’dan porno yıldızı olma umudu ile geldi. Vivid dergisi ile bir görüşme yapmayı umuyorum. Çok heyecanlıyım. Benim için dua et. İsabel, onun resimlerini çekmeyi nazik bir şekilde kabul etti. Bir deneme gibi. Ben direktör olacağım ve sende yıldız. Eve, senin içinde uygunsa Victoria da dahil onu dinlemeni istiyorum düşünebildiğin en kışkırtıcı şeyleri yapmanı istiyorum. Senin için uygun mu Victoria? Ne kadardır siz birliktesiniz? Sanırım bir aydır. Bu seni kızdırdı mı? Hayır. Belki daha önce olsaydı evet ama şimdi hayır. Hemde hiç değil. Yani sorun değil? Hava Durumu ne isterse onu alır. Ben varım. Neden sende olmayasın? Beni sevdiğine inandığını biliyorum kendi karmaşık şekli ile. Hayal kırıklığına uğradım. Her ne için olursa olsun acı ve kayıp hala hissedebildiği tek hisi gibi. Bu onu hayatta hissettirdi. Size getirebileceğim başka bir şey var mı Bay Hayır, Teşekkürler. İstersen eve gidebilirsin. Onu neden eve gönderdin, Hava Durumu ? Gerçekten beni seviyor musun? Evet hala seviyorum. Bu gerçekten basit. Eğer gitmeni istemezsem hemen, yakında kendine gelir ve beni terk edersin. Yakında bunların hepsi senin için fazla gelecek. Bunu başkasından istemelisin. Benden değil. Saf olma Victoria. Sen bunun için çok zekisin. Kendine bir bak, bu gerçekten sen değilsin. Tüm bu şeyleri, senin için geçici. Sadece bir dönemlik. Heyecan bitince o da bitecek. Ama bu benim hayatım. Ben çok ileri gittim. Ama sen değil. Henüz değil. Bunu aslında senin iyiliğin için yapıyorum. Burada kendini harcama hayatına devam et. Bensiz. Daha iyisine layıksın. Ama seni istiyorum. Herşey bitti, Victoria. Seni kırmadan önce buradan git. Saçmalık. Bu tamamen laflar. Kes şunu. Lanet olsun, Hava Durumu . Neden yapıyorsun bunu? Evimize gidiyorduk sadece Hava Durumu ve ben. Ve en iyi arkadaşımız, Eve. Ben çok, yapmaya başladığımdan beri günde en az kere yapıyorum. Yoksa çok huysuz oluyorum. Sende yapmayı düşünmelisin, Victoria. Tüm gün boyunca yapmak birde üstüne para almak. istiyorum. Daha sert sik beni Daha sertseni adi piç Eve, öldü. Ben bacaklarımı incittim. ve Hava Durumu Zavallı Hava Durumu Acil servisteydi. Herşeyi denediler Ama yapabilecekleri birşey yoktu. Ve sonunda Onu kaybettik. Ben onu kaybettim. Bu çok fazla. Ben sadece sadece yapamıyorum. Herşey yolunda. Herşey yolunda. Eminim bir noktada gerçek hayat sensiz devam ediyor mükemmel aşığı bulma hayali. Harika . Sürekli . Heyecan verici, harika . Ya da herşeyi vermek ta ki, bir şey kalmayana kadar. Başka bir şey gibi karşılığında sana sahip olabiliriz seni unutmayı. Tamamen. İntihar aşkı. Tehlikeli aşk. Sınır ötesi. Tekrar ve tekrar ölmye hazır olan aşk. Sana şunu söyleyebilirim ki belki sadece hayatımı tekrar rayına sokabilirim. Bu bana umut veriyor. Vermeli de. Şimdilik bu kadar. Bir dahaki sefere. Eğer bir daha ki sefer varsa. Herşeyden önce cesur olun.

Hayat Belgeseli Bölüm 10 Primatlar

hayat

Hayat Belgeseli Bölüm 10 Primatlar, Hayat Belgeseli Bölüm 10 Primatlar Belgeseli, Hayat Belgeseli Bölüm 10 Primatlar izle

Hayat Belgeseli Bölüm 10 Primatlar Uçabiliyor musun? XRay isini gorusun var mi? Nasil olsun, normal bile goremiyor ki. Nereye bakacagini bile bilmiyor. Tamam tamam bence dogru soru su ki, Ne yapabiliyorsun? Tamam Dr. Nichol cok gelismis teknoloji aletler ile Cerrahi operasyona basliyor. Kalem kapagi iki adet. Güvenli. Ben anlamadim bu ekipman nasil sofistike oluyor? Yani sadece kalem kapagi gibi duruyor da. Hallettim. Dikkat et ayaklari cok kirilgan. vay Yakala, Cekebildin mi bunu? Vay vay Bu çilginca! Uçamiyorsun ama, Süzülebiliyorsun. Bu çilginlik! Yakaladim. Siritiyordun gördüm. Bu gordugun havali degilmis gibi davranmayi kes! Cok güzeldi, Delice idi Bence cok manyakti. Yavas düsürme. tamam Beni görebiliyor musun? Bence seni sevdi. Bize nerede yasadigini gosterir misin? Tamamdir. Ben yaklasirsan daha cok bip ‘le. Dogru yer mi? Tam orasi mi ? Önce ben baslayayim. Merhaba ben Alex, ve sen ve sen Munch hayir. Sen su anda elimdesin. Telefon sesimi taklit ediyorsun. Bu hem sahane hem delilik. tamam. Merhaba. Ben Tuck. Naber? Ne diyecegimi bile bilmiyorum ama ben, New York’ tanim. Burasi Nevada (Texas) Donut, yemeyi severim, baska ne severim Donut mu ? Ciddi misin? Tamam baskasi yapsin o zaman. Tamam ben yaparim. Adim Reginald ama, arkadaslarim bana Munch der. Umarim seninle de arkadas olabiliriz. Senin bi ismin var mi? Ona Bip diyebiliriz. Bip diye isim mi olur? Ona oyle bir isim vermeliyiz ki, güclü mesela, Patlama Ustasi iyi de birseyleri patlatmiyor ki.. Peter nasil? Peter koyabiliriz adini. Havali bir isim verelim o zaman, Uzay Ninja’si nasil sizce? Uzayda Ninja mi olurmus? Ninja orada nefes alamaz. Tamam anladik Belki alir nereden biliyorsun? Sen hic uzaya ciktin da biliyorsun! Hangi isim hosuna gitti? Biip? Buldum. Bak simdi. Eko nasil. Ya bi izlesene. Bip Gördün mü? EKO Evet ona böyle demeliyiz. Eko. Ne dersek eko gibi yanki veriyor. Ben anlamadim. Eko, Eko, Eko. Eko Senin adin Eko Eko. Bence o silindirimsi seyin, içinden cikmamaliydi. Ölmüs gibi gorunuyor. Eko ? Ne kadar hasarli oldugunu, sonradan ögrendik. Düsüs ona bizim düsündügümüzden daha fazla hasar vermisti. Tamam küçük bey Seni nereye goturmemizi istiyorsun? Çocuklar ? Bunu hirsizliga giriyor biliyorsunuz degil mi? Her yeni parcayla birlikte, Daha da güçleniyor. Biz de onun güçlenmesini saglayacagiz. Hangi taraftan? Etrafindan Evin içinden mi? Ciddi mi? Belki sadece kapiyi calmaliyiz sonra. Bizi dinlemen lazim hayatim. hay. Beni cezalandiriyor musunuz? Tuck ne yapiyorsun? Munch git. Erkekler, dansa kiminle gideceklerini onlar secer. O aptalca bir gelenek. Gerçekten mi? Yeni birileriyle tanisirsin. Ayrica o cocuklarin cogu arkadaslarimizin cocuklari, Ve senin onlari yok sayman utanç verici. Bunlar sana ögrettiklerimiz, insan iliskileri Tuck geri kaç. Bu elbiseyi senin icin giymesi. Seni mükemmel balo gecesi kraliçesi’ne donusturmez Kimse senden gelecegin balo gecesi kraliçesi gibi davranmani istemiyor. En az yil var önünde. Simdi kos,kos,kos. Sana arkadaslik edecek kisinin, klise olmasini bir nedeni var. Tabii öyle görünüyor Çocuklar ne yapiyoruz? Burada kapana kisildik. Sessiz olun. Herkes! Dalga geciyor olmalisin. Bak soyle yapalim, ikiniz de beni takip edin. Uyar mi? Etrafi bosverin. Acele edin! Tuck bunu gordun mu? Hayir görmedim. Tuck burasi manken kiz (Emma)’ nin evi. Siz kizla opüstügünüz icin, birseyler çalmak icin izin isteyebiliriz. Ya simdi Kac gün gecti üzerinden, unutmustur bile! Evet kesin unutmustur. Boyle birseyi nasil unutabilir ki? Ben bile unutuyordum Hazir olun. Kapiyi kapat kapiyi. Çocuklar Kanka bizim tek yapmamiz gereken Çünkü çok gürültülü olacak. Battaniye ile yakalasak? Ne? vov Egil!! Sabitle sunu yakala! Tanrim! Mendili nasil mi acarsin? Kimin umurunda? Iyi! Foxtrot takimindan biriyle, hayatimin hicbir aninda disariya cikmam! Kapiyi kapat. Kaldirsana sunu. Ssst. Sessiz ol. Ne oluyor burada? Bir dakika seni taniyorum. Sorun yok. Sakin ol Biz Tuck’ in arkadaslariyiz. Tuck Simms Taniyorsun onu, Hani opüsmüstünüz ya unuttun mu? Ne yapmisiz!? Oglum ne sacmaliyorsunuz ya ? Neden odam mahvolmus durumda ? Ayrica neden bunlari kayit ediyorsun ? Ayrica o sey ne ? Ha o mu Araba ekzozu Degil. Onun ne oldugunu bilmek istiyorum. Aslinda o uzay araci. Munch! Pardon, neyse Biz bize verdigi haritayi takip ediyorduk ve bu oldu. Bizi buraya yönlendirdi, biz de ona Yardim etmeyi deniyorduk. Adi Eko ayrica uzaylidir. Tanrim Ona gemi bulmayi deniyorduk. Bak eskiden burada alti tane sembol vardi. Artik üc tane var. Demek oluyor ki Neredeyse bitiriyoruz. Çilginca degil mi? Munch sus artik!! Dünya’ ya bir uzayli geliyor, Size harita mi veriyor? Hayir Yok oyle birsey. Az once onu görmedin degil mi? Gördüm. Evet kesinlikle gördü. Bekle. Yavas yavas. Ben de gelmek istiyorum. Cidden mi? Güzel olur. Ne? Olmaz. Sen bizim gruptan degilsin. Neden gidip de su senin cok zengin arkadaslarinla oynamiyorsun ? Bu biraz agir oldu Bak balo elbisen de üzerinde git biryerlerde biftek falan ye. Ne oluyor ya? Kaç, kaç. Hay bin lanet, O odadaki halin neydi? Anlamadim? Seni hic o kadar sinirli gormemistim de. Kanka salterin atmis gibiydi orada. Tamam, bundan bir daha bahsetmeyelim. Hic birsey olmadi orada tamam mi? Bilirsin en büyük asklar, kavgayla baslar. Hic acma o konulari kardesim. Tuck burasi hedef. Bekle bizim bar’a girmemizi mi istiyor? Bence baska bir giris bulalim ya da duvardan atlayalim. Bence baska bir yolu vardir. Gitmeden önce Benim bu idrari atmam lazim! Umalim da bir dahaki gitmemizi istedigi yer banka olmasin. O kiza kopek cekmene hala inanamiyorum. Amma büyüttün. Sana ne demeli? Olmayan öpücügü yutturuyorsun degil mi? Öncelikle sadece bilin diye söylüyorum, Ona arzulu düsünmek denir. Düsünürken kendini bir anda olurken bulmussun. Nasil oluyormus o? izninizle. Bisikletleri kapin. Tanrim. Neden insaatci adam Sus Pardon Hay Merhaba. Sizleri taniyorum. Insaat yapilacak alanda oturuyorsunuz degil mi? Kamera da varmis. Ne icin Ooo bekleyin. Neden bu saatte evinizde degilsiniz? Bisikletlerinizle birlikte çölde saklanmiyordunuz degil mi? Hayir. tabi ki yapmadik. Evet. Hay! Bu pek de anlasilir gelmedi. Aaa Tanriya sükür sizi buradasiniz. Ne? Kimsiniz acaba? Degil mi kimim ben? Kimim ben? Haklisiniz! Artik kendim de bilmiyor gibiyim. Annnem babami bardan gelip almak zorunda kaldi. Yine!! Ne? Bara gitmeyi, o kadar cok sever ki, icmese bile gider. Çocuklarini evde yalniz birakip da En azindan annem böyle oldugunu düsünüyor. Oglum ne diyor bu kiz? Iste annem. Dürüm yiyor. Ne zaman stress yapsa yer birseyler. Kendime diyorum bir gun benim de olacagim bu. Sence de öyle olacak mi? Hatalar yapariz evleniriz. Sonra da barlarda takiliriz. Ayrica bunlar da benim dünyadaki tek arkadaslarim. Çünkü onlar beni, gercek beni gorüyorlar. Oradaki kadin senin annen mi? Evet tanistirmami ister misiniz? Gerek yok. Sadece eve gidin. Gelmek istiyorum diye soylemistim! Ne oluyor? Bu kiz bizi evinden ciktigimizdan beri takip ediyor Sapik gibi bizi izliyor, dinliyormus. Bütün planimizi da duymus. Bu kiz deli var ya. Çanta bana lazim! Sanirim hosuma gitti. Hazir olun. Tamam aralarina karismaya bakin. Kendinizi büyükmüs gibi gösterin. Sahte kimlikliler gelmis. Naber bebek yüzlü? Ne yapiyorsun bakalim burada? Eee sey Sen Randy’nin çocugu musun? Evet öyle. Evet öyleyim Randy benim babam ya da annemdir. Bilirsin iste, Anne baba. Tamam kanka hadi gidelim. Acele et! Emma! Emma! Ben su güzel hatunla takiliyordum. En az senin kada güzeldi.Sen güzel degilsin demek istemiyorum güzelsin. Gel bakalim buraya otur su sandalyeye. Ona bir Shirley Temple ver bakalim. Suradaki arkadasina da bir tane. Yok ben icmiyorum. iyiyim ben. Iç iç begeneceksin. Ah sey alerjim var benim. Yok cok seveceksin. Hayir istemiyorum. Bir tane aliyorsun. Eee simdi ne oluyor. Sen bana cantami geri verir misin? Hayir. Ver bana çantami ben çok ciddiyim. Neden bana böyle kaba davraniyorsun? Buyur ickini canim. Tesekkur ederim. Rica ederim. Amma cok biyikli ve sakalli adam var burada biliyor musun? Anlamiyorsun Emma ne zaman hedefe yaklassak. Cildiriyor. Tanrim. Aaaa Dalga mi geciyorsun benimle Ne yani siz etrafta gezip birseyleri mi kiriyorsunuz? Sen kosmaya devam et! Hadi. O neydi? Bence gemi kalkisa hazirlaniyor. Vay. Cekiyor musun bunu? Bu sey ucan bir araç Ve senin sirt çantanin icinde mi?

Hayat Belgeseli Bölüm 9 Bitkiler

hayat

Hayat Belgeseli Bölüm 9 Bitkiler, Hayat Belgeseli Bölüm 9 Bitkiler Belgeseli, Hayat Belgeseli Bölüm 9 Bitkiler izle

Hayat Belgeseli Bölüm 9 Bitkiler Tekrar böyle arakdasliklar kurmakda iyi sanslar Munch nereye giderse gitsin Bakin beni dinleyin Tamam mi? Reginald gercekten cok iyi bir cocuk Önyargi ile yaklasmayin Reginal garip bir cocuk deyip gecmeyin. Ve Alex, Adamim Alex evlatlik Alex bircok kez tasindi. Demek istedigim su ki neden otobani mahalleden gecirmek zorundasiniz? Bilirsiniz, Etrafindan dolassaniz falan olmuyor mu? (gelecekteki otoyol su sekilde olacak) Hayatina devam ediyorsun (tasinmaya zorlanmak) Su sekilde hissederek kendi insanlarin Arkadaslarin ve sonra boyle birsey cikageliyor durdurmak icin hicbir gucun yok Cunku sen sadece bir cocuksun. Sadece bir cocuk. TuckMunch Alex Hey adamim Olur olur bana uyar uyar Dududurbe oglum yavas konus. Sorun ne ? Evevet benim telefonumda sorun yok. Niye sordun? Ne oldu ? dur. Ne ? Bu noktadan sonra hersey degismeye basladi. Yani,Ben Filme almaya basladim Benim adim Tuck Görmek üzere oldugunuz seyler benim ve en iyi arkadaslarimin basina bir yil önce geldi. Anlatacagim hikaye bizim gecen hafta basimizdan gecenler. Telefonlarin hepsi bizim mahalledeki, kafayi yedi Bu telefonla yapabilecegimiz herseyi yaptik. Duvara firlattik. Tamirciye götürdük. Aldigimiz magazaya goturduk ve bize bu telefonda sorun var dediler. Anlayacaginiz üzere durum ciddi. Görünüse bakilirsa ve basitce soylersek telefon kendi ekranina kusmus gibi. Ne oldu ? Bilmiyorum. Aksamyemegi yiyorduk sonra birden bire evdeki bütün telefonlara ayni sey oldu. Hem de ayni anda Dostum. Ne var ? Acayip Alüüü :) alo Alex. aa Munch disarida misin? Aynen, gelin hadi. sokagin asagisina dogru gel Sor bakalim onun telefonu da kusmus mu. Senin telefon hala kusmadi mi? Bizim telefonlar hala calisiyor. Güzel. Tamam sen bize dogru gel, arka bahcede bulusuruz. tamam ben hizlihizli geliyorum. simdi o gunu hatirlayinca, Fark ediyorum ki, ipuclari gozumuze batiyormus. Fark etmemisiz. kanka hepsi calisiyor Bak kanka, eger bu sey ise yararsa bu telefonlar da ayni olur. yav olsun Sorun yok tane daha yedek telefon var Eminim vardir. Hadi Tamamdir hadi etrafa dagilalim. tamam Alex sen kapiya dogru git. Munch, sen bahcenin kiyisina git. Tamam anladim ben de burada durup kameraylayim. Dikkatli olun Yahu tamam Basliyorum, su anda birsey yok hala yok. hala yok. Vay dur tamam bozuldu. Resmen kustu Tamam millet, eger Alex’ lerin evine giderseniz telefonunuzun ekranini kusmuk parcaciklariyla dolar. Annem dedi ki Murphy ve Churley ‘in telefonlri da degismis. Eee sizce nedir bu? Bunun ne oldugunu bilen var mi? forum forum gezdim bi halt bilen yok sen su fotoya bak ne buldum. vaaay! Bunu nereden buldun Yetenekliyimdir. Heeeh, Karayollari Merhaba. kamera Kayitta mi? Bilmiyorum belki öyledir. anladim Sizin sitede elektrik kisa devre yapti bu da telefonunuzu bozabilir. Biz de merak ettik size de oldu mu? Bu evde yasayan herhangi birinin ? yoo benim telefonumda sorun yok. eger varsa telefonunuzda telefonunuzu almak sarti ile yokyok hediye ceki veriyoruz cihaza karsilik bu bolgeye ozel. bakin buradan gorebilirsiniz. Garip bu garip Hatali mesajlar ya da resimler gosteriyor mu? Bilmiyorum iyi gunler Gitme Dinle sim.. yani siz simdi bu olanlari az da olsa garip bulmuyor musunuz? Adamlar buraya otoyol yapmaya diye geliyorlar. Simdi de kalkmis telefonlarimizi istiyorlar bence bu ise yarayacak Hayir garip bulmuyorum git odani temizle. Allahim ya Eger birsey yapmazsak temizleyecek odam bile olmayacak bence haklisin ya valla anne ciddiyim. bu adamlar bizim evlerimizi istiyorlar. eger onlari aciga cikartirsak illegal is yapiyorlar diye belki ozaman len İslerin gidisatindan memnun degilsin degil mi? Bu konuda ne yapacaksin bakalim? Ha! Kanka, bu harita colde bir yeri gösteriyor Eeee, nedir yani ? ne yapcagiz bu haritayla? Sanirim, cogu harita, biryerlere ulasmak icin yapilmistir. Aynen! belki seye cikiyordur. sacma sapan bi genel merkez binasina cikar sonra bir bakmissin bu soytarilar, aslinda ajanmis ve biz onlarin kimligini dunyaya aciklariz. km uzak hayir gitmiyoruz. gitmiyoruz hayir. abi ki gitmiyoruz. bak herneyse bu bu cumartesi bizimkilere caktirmadan evden kacip ogrenecegiz. Cumartesi, gunu biz tasiniyoruz. tamam tamam ozaman cuma aksami cuma birlikte son gecemiz mi ? iste ben ne anlatiyorum olmak zorunda degil. ben zaten tasinmak istemiyorum. ayrica bu soytarilar da bizi zorluyorlar. Belki onlari durdurabiliriz. Simdiiii, Var misin sen bu ise ? tamam varim. tamamdir ben varim munch satis koymayacaksin degil mi? kanka bana mi soruyorsun pff ben kessin geliyorum. Iste buuuuu, ben de bunu diyorum ogluum :) aynen kanka aynen cak bakalim Çöl’ e gitmeye gun kala ah pardon Munch Eee, niye sen ketçaplarini organize ediyorsun? canim istiyor. kim yapar ki bunu? Düzenli oldugu için daha rahat ulasabiliyorum. ayrica böyle daha iyi Ayrica sen benim arkadasimsin. Kanka büyük yalanimizin üzerinde calisma zamanimiz geldi Merhaba anne, Ben bu gece Alerlerin evinde olacagim. boylece yepyeni oyun var onu oynayabiliriz. Ben Tuck’larin evinde yatiya kalacagim. böylece yeni cikan oyunu oynayabilecegiz. Ben senin annenin yataginda uyurum. oyun oynamayacagim. Allahim ya. tamam kanka. Ayrica ana muhabbetini de kes. sagol Simdiii, kamera acik olacak, hic durmadan saat hem de. kanka dokunmadan durur musun dk Bisikletime baglayacagim, ayrica kayit yapmak icin güzel yontem. Ajan gözlükleri Bunlari seviyorum, coook seviyorum. ve son olarak da el kamerasi ve kesinlikle naber Kameraman :=) güzel görünüyorsun bu günlerde Tuck Bu gözlükler gördüğüm en çirkin gözlük. kanka, ne dedigini bilmiyorsun. ne diyorsun sen? onlar, Coook güzel. Ayrica üzerinde gizli kamerasi da var. Vaaay Ayrica hatunlar onlara bayiliyor. kanitla kanitlayayim mi ? Adama bak ya ver bana gözlüklerimi kanka. onlar gizlilik icin. Simdi size bu gözlükler nasil kiz ayarlamaniza, yardim edecek kanitlayacagim. Allahim ya kizlarin yanina gidiyor. kiminle konustugunu göremiyorum bi sus munch eee,aaaa,iii selam, immm Emma degil mi? Emma? ben seyyy heh, bi sayfa koparabilir miyim lutfen. birsey aldi oradan. kimden aldigini göremiyorum. gormek üzereyiz. bak, bak, bak ,bak, Elinde kagit var. kizin numarasini almadin. Tabi aldim ogluuum, bak tam surada. sen bana inanmadin ama gözlüklerim kendini kanitladi. sen de ihanet ettin. sen Emma ‘nin numarasini almadin. Aldim. Manken kiz mi O nasil bir lakap ? ne var ben ona oyle diyorum. bence mankenleri cok seksi (atesli) buluyorum. Ben evden : de cikiyorum dakika sonra Alex i aliyorum : da Munch seni aliyoruz. tamamdir. Tamam mi? bu aksam. artik cocuk olmayacagiz. Adamlar olacagiz. dostum. ne yapiy. Seni gormemisim. Tuck sen iyi misin ? Bütün hayatimiz. boyunca ezik idik. görünmezdik. Iyi cocuklardik. buraya kadarmis. Tamamdir anne Ben gidiyorum bu gece Alexlerde kalacagiz yeni cikan oyunu oynayacagiz Nasil istersen hayatim. ASlinda ne oldu biliyor musunuz yalan soyledim Bisikletlerimiz ile çöl e gidecegiz hem de gece sadece ücümüz Yanimizda Yetiskin kimse olmadan Anladim. o zaman eyalete tasiniriz. tamam ozaman gorusuruz tatlim. aslinda yapabiliriz. Ayrica banka soyacagiz. o kadar yola kat edip eyalete ne ? Meksika ya da gidcegiz. belki yeni bir hayat da kurariz. evet, biliyorum Güres sanki neden bahsettigimi bilmiyormus gibi davraniyorsun. Naber bodur?